--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Doğumunda Efendimizi anarken

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
10

 

Sadece o olsaydı ve o olarak kalsaydı; hiç ümmeti olmasaydı, kendi varlığından başka mucizesi bulunmasaydı yine bize Rabbimizi tanıtan en canlı burhan olur; insanlar asırlar sonrasında bile O’nun izinden iz sürerek Allah’ı bulurlardı. O öylesine mücessem bir nurdu ki, O’nu görmemek ve bu görmemeyi ebedi sürdürmek mümkün değildi.

O öylesine mücessem bir iman idi ki, O’nun imanı öylesine kuşatıcıydı ki, O’nun olduğu yerde şirkin, küfrün, nifakın barınması mümkün değildi. Nitekim barınamadılar. “Hak geldi batıl yıkılıp gitti. Batıl yıkılıp gitmeye mahkûmdur.” (İsra, 81)

Öylesine inanmıştı ki Rabbine, bu inanmışlık bütün ümmetine taksim edilseydi hepsine yeter ve O’nun imanından zerrece bir şey eksilmezdi. Bütün ümmetin imanı terazinin bir kefesine konulsa, diğer kefeye de O’nun imanı konulsaydı; O’nun imanı ağır basar ümmetin imanı Süreyya yıldızına yükselirdi.

Zaten, O’ndaki imandı ki, merkezden muhite intişar etmiş; bu imanla önce sahabe, sonra milyonlarca evliya, asfiya ve milyarlarca mümin şekillenmiş; O’nun imanının feyziyle, bereketiyle kıyamete kadar sürecek ümmet şeceresi yerin derinliklerine kök salmış, dalları budakları cihanı kuşatmıştı. “Bu din, üzerine güneşin doğup battığı her yere ulaşacaktır” buyurmuş öyle de olmuştu. Bir taraftan da ümmetine hedef göstermiş, bu dini cihanın dört bir yanına taşıyın, demişti.

O doğduğunda sadece o doğmadı, O’nunla birlikte zulmün, zulmetin, karanlığın, cehaletin ana rahminde hapsolmuş insanlık da doğdu. İnsanlık, gerçek insanlığı en tarif edilemez mükemmellikte O’nda gördü, O’nda yaşadı, O’nda buldu. “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurmuştu, buyurduğu gibi de oldu. Güzel ahlakın bütün çeşitleri O’nda çiçek açtı, hem hale büründü hem de beyana döküldü.

Dünya güzeliydi; fakat iffetliydi, harama kaşını kaldırıp bakmaz, bakılmasını da yasaklardı. Cömertti, kendisinden istenilen ne olursa olsun verirdi; verebilecek durumda olmadığında da borçlanır yine isteyeni geri çevirmezdi. Öylesine cömertti ki, kalplerini İslam’a ısındırmak için (müellefe-i kulüp) verdikleri, bu cömertlik karşısında şaşkına dönmüş, böylesine cömert ancak peygamber olur, demişlerdi. Hayâ abidesiydi; istemediği, hoşlanmadığı bir durum hemen O’nun yüzüne akseder, yüzündeki ifade muhatabını uyarırdı. Cesurdu, harp meydanında daima ön safta vuruşurdu; Hz. Ali gibi şecaat abidesi zatlar bile, biz korktuğumuzda hemen O’nun yakınında dururduk, O’na yakın olmak dahi içimizdeki korkuyu giderirdi, derlerdi. Medine’de bir gürültü işitilmiş, acaba düşman mı hücum etti diye endişe duyulmuştu. Araştırmak için yola çıkanlar O’nun dönüşüyle karşılaştılar. Tek başına gitmiş, teftiş etmiş, korkulacak bir şey olmadığını görmüş ve geri dönmüştü. Ömrünün hiçbir anında, hiçbir meselede, tek kelime dahi yalan söylememiş, Emin sıfatıyla yâd edilmişti. Düşmanları bir taraftan O’nun emin olduğunu söyleyip diğer taraftan peygamberliğini yalanlarken bu tenakuzla aslında O’nu değil kendilerini yalanlamışlardı. Mütevazı idi. Evine gelen misafirlerine bizzat kendisi hizmet ederdi. Bir gün O’nu şahsen tanımayan bir konuk geldi. O misafirlerine hizmet ediyordu. Seyyidiniz kim, diye sordu. “Kavmin seyyidi onlara hizmet edendir” buyurdu. Adildi. Adaletten ne pahasına olursa olsun ödün vermezdi, vermedi. Soylu bir kadının hırsızlık yapması sebebiyle cezanın tatbik edilmemesi için tavassut edenlere, celallenmiş, “Allah’a yemin ederim, kızım Fatıma dahi hırsızlık yapmış olsaydı, hiç düşünmeden O’nun elini dahi keserdim” buyurmuştu. Daha nice güzel ahlakının yanında o en mükemmel bir aile reisi, en mükemmel bir baba, en mükemmel bir dede, en mükemmel bir devlet reisi, en mükemmel bir komutan, en mükemmel bir hatip, beşeri müşkülleri anında çözüme kavuşturan en mükemmel bir dâhiydi.

Takva, züht ve verada O’nun gibisi yoktu. Allah’ı en iyi tanıyan, O’nu en çok seven, O’nun tarafında en çok sevilen, O’na en çok saygılı olan, O’ndan en çok korkan oydu. Bütün nebiler O’nu kendilerine nebi bildi; bütün veliler O’nun gölgesinde yetişti, asfiya dersini O’ndan aldı, yüzlerce filozof O’nu anlamaya çalıştı, böylece bilgeliğe ulaştı. Ve O’nun son üç beş senesinde kurduğu devlet asırlardır isim değiştire değiştire varlığını korudu, bazı dönemler bütün dünyaya hakim oldu.

O, şecaat ve hilim gibi nice zıt sıfatları kendi bünyesinde topladı. Rabbi O’na, “Emir olunduğun gibi istikamet üzere ol” (Hud, 112) buyurdu. Emirler O’na nübüvvet sonrası verildi; hâlbuki istikamet ezelde verilmişti.

Onun içindir ki, hayat arkadaşı Hz. Hatice, nübüvvetinin ilk gününde hemen O’na iman etti, otuz yıllık arkadaşı Hz. Ebu Bekir duyar duymaz tasdik etti. Azatlısı Zeyd, O’nu kabulde hiç tereddüt geçirmedi. Çünkü o Allah’ın Resulüydü. Allah O’nu öyle yaratmış ve resul olarak göndermişti. O’nu Kendine Kendini de O’na burhan eyledi…

Not: Kadı İyaz’ın Şifa-i Şerifini; Bediüzzaman Hazretlerinin On dokuzuncu Söz ve On dokuzuncu Mektubunu okumanızı hararetle tavsiye ile mevlit kandilinizi tebrik ederim. 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fethiyeli Yörükoğlu

18 Eylül 2024 10:04

Latif abi devam Allah razıolsun,Nurlarla mayalanınca çok Latif ne nezih oluyor.

Son derece faydalı bir yazı olmuş yüreğinize sağlık

14 Eylül 2024 20:59

Ya Rabbi, bu mübarek günler yüzusuyu hürmetine günahlarımızı affet, kusurlarımızı bağışla, dualarımızı sevdiklerinin hürmetine kabul eyle! Ya Rabbi, ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle.. Ana babamıza ve evlatlarımıza ve akraba ve ahbabımıza ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler ve güzel huy, akl-ı selim ve sıhhat ve afiyet rüşdü hidayet ve istikamet ihsan eyle ya Rabbi! Âmin.. Mevlid kandilimiz hayr'lara vesile olsun dileriz...????????????

Kanber

14 Eylül 2024 13:37

Yaratıcımız, yaşatıcımız, yöneticimiz, sevilmeye ve övülmeye en layık olan ilahımız Allah'a hamdı seneler olsun. Önderimiz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e salat ve selamlar. Bütün Müslümanların kandillerin mübarek olsun.

ersan

14 Eylül 2024 12:40

eskiden Nisan da 

Pilot

14 Eylül 2024 10:41

Yüce Allahın 'sen olmasaydın alemleri yaratmazdım' buyurduğu kainatın ve bu dünyanın biricik tek üstün varlığı olan,sevgili peygamberim hz.muhammed(sav) doğum günü anısına kendisine hoşgeldin diyor,başta gazetem Akit ve çalışanları olmak üzere tüm İslam aleminin mevlid-i şerifini tebrik ederim!

Kutlu doğum

14 Eylül 2024 08:03

Mevlid Kandili ya da kutlu doğum: İslam peygamberi hz. Muhammed'in doğum gecesidir. Kutlu Doğum Haftası: İlk yıl 12 Ekim-17 Ekim 1989’da kutlanan hafta, sonraki yıllarda sırasıyla 1 Ekim-7 Ekim 1990,  20 Eylül-26 Eylül 1991, 9 Eylül-15 Eylül 1992 ve 30 Ağustos-5 Eylül 1993 tarihleri arasına denk geldi. Kutlu doğum haftası daha sonra 14-20 nisan tarihleri arasında kutlanmaya başlandı. En sonun da Kutlu Doğum Haftası tarihi 23 Nisan haftasına denk getirilerek 20-26 Nisan arasına sabitlendi. Ne derece doğru bilinmez ama, kutlu doğum haftası, fethullah gülen'in doğum tarihine yakın olduğu için (27 nisan) bu kadar heyecanlı, hareketli ve abartılı kutlanıyordu bir zamanlar. Din dışı uyduruk bir kutlama olduğu için kaldırıldı.

YILMAZ

14 Eylül 2024 07:27

elhamdulillah ne kadar şükretsek az. onun s.a.v ümmeti olmak ne büyük bahtiyarlık. ALLAH razı olsun latif hocam

Ertan tor

14 Eylül 2024 07:23

Latif bey,daha 3/5 sene evvel 23 Nisan da kutlu doğum haftası kullanıyordu,hangi tarihe inanalim

unutmaz

14 Eylül 2024 07:22

yeni nesilde bu kadar çok deist ataist bilmem ne ist çıkmasının bir numaralı sebebi sizin gibi insanlar. yeni nesil araştırıyor ve ALLAHIN insana verdiği en büyük farkı yani aklını kullanıyor.KURAN dışı hiçbir şeye inanmıyor,mevlüt kandiline sen gerçekten inanıyormusun??????????

Şehadet Ederiz

14 Eylül 2024 06:52

Latif Erdoğan, Hz. Muhammed’e (SAV) ümmetinden sırat-ı müstakim üzere bir abd, Kur’an’ın halis tilmizi ve Risale-i Nur’’un muallim has talebesidir. Elhamdülillah.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle