--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Denge

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
24

Denge

Latif Erdoğan

Sözün başında ifade edelim, bu yazıda olumlu anlam yüklenen kin, nefret, düşmanlık gibi olumsuz kelimeler sosyolojik bağlamda değil psikolojik anlamda kullanılmıştır. Kelimelerin hiçbir özel ya da tüzel kişiye atfı söz konusu değildir.

Zıtların birbiriyle sarmaş dolaş olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İyi- kötü, güzel- çirkin, doğru- yanlış, iman- küfür, sevgi- nefret, dostluk- düşmanlık, nur ve zulmet bu dünyada birbirini dengeleyen önemli zıt unsurlar.


 

Dengenin hayır tarafına karşı içimizde duyduğumuz sevgi ve muhabbet ne kadar hayati öneme sahipse; buna ilaveten dengenin şer tarafında yer alan unsurlara nefret hisleriyle dopdolu olmamız da aynı ölçüde hayati öneme sahiptir. Tek taraflı kalmak yanlıştır, yanıltıcıdır, istikameti bozucudur.

Her şeye sevgi göstermek, hiçbir şeyi sevmemek gibi bir ifrat veya tefrit olarak görülmelidir. Aksi de doğrudur. Hiçbir şeye düşman olmamak her şeye düşman olmak gibi yanlış bir davranıştır. Bunun orta ve istikametli yolu, sevilmesi gerekenleri sevmek, nefret edilmesi gerekenden de nefret etmektir.


 

 Mesela, adaleti severiz. Bu doğru ve güzel olandır. Fakat eksiktir. Adaleti sevmenin yanında zulümden de nefret etmemiz gerekir. İmanı, salih ameli severiz. Bu da doğrudur, isabetlidir. Fakat yeterli değildir. İmanı ve salih ameli sevdiğimiz ölçüde, küfürden ve kötü işlerden de nefret etmemiz gerekmektedir.

 Kur’an bize bu dengeyi öğretir: “Bilin ki, Allah’ın elçisi aranızda bulunmaktadır. Şayet o, birçok işte size uysaydı elbette sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve onu sizin kalplerinizde süsledi, size inkarı, yoldan çıkmayı ve isyanı da çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır. Bu Allah tarafından bir lütuf ve nimettir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”(Hucurat,7-8)


 

Eğer bu denge kurulamazsa hem iç hem de dış dünyamızda zıtlarla iç içe yaşar ve bir müddet sonra ülfet ve ünsiyetimiz sebebiyle kötülüklere, çirkinliklere meyletme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız.

Çalışmak yerine tembelleşiriz, ilim sahibi olmak yerine cahilleşiriz, salih amel yerine kötü işler yapan insanlardan biri oluruz. Ahlaki dengelerimizin tümü de bu arada altüst olur. Cömertliğin yerini cimrilik, cesaretin yerini korkaklık, doğru sözün yerini yalancılık, dürüstlüğün yerini fırdöndülük istila eder.


 

Bu meyanda, iyilikle kötülüğün, güzellikle çirkinliğin, doğrulukla yalancılığın, iman ile küfrün, salih amelle kötü eylemlerin arasını ne oranda açabilir, onları birbirinden ne ölçüde uzak tutabilirsek o kadar başarılı sayılırız.

Kur’an bize yine bu dengeyi öğretir: “Zinaya yaklaşmayın, çünkü o açık bir kötülüktür, çok kötü bir yoldur.” (İsra, 32) Ayette yasaklanan sadece zina değil, ona yakın kılan davranışların tümüdür.


 

Efendimiz ‘Kişi zina ettiği zaman mümin olarak zina etmez. Hırsızlık yaptığı zaman mümin olarak hırsızlık yapmaz. Soygun yaptığı zaman mümin olarak soygun yapmaz. İçki içtiği zaman mümin olarak içki içmez. Hainlik yaptığı zaman mümin olarak hainlik yapmaz’ buyurdu. “Ya Rasülullah, vallahi biz kişinin bunları mümin olarak yaptığını düşünüyorduk’ denilince Hz. Peygamber: ‘Kişi bunlardan birini yaptığında iman kalbinden çıkarılır. Eğer tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder’ buyurdu.


 

Söz konusu hadis-i şerif, bütün kötülüklerle aramıza mesafe konulmasının önemini işaretlemesi bakımından da çok öğreticidir. Her günahtan küfre giden bir yol vardır, sözünü de yine bu çerçevede değerlendirmemiz gerekir.

Bu bağlamda, dengenin olumsuz yanına nefret duymakla beraber, olumlu yanına istenen ölçüde muhabbet duymama da ayrı bir denge bozulmasıdır. Belki de şeytanın sağdan gelip insanı oyalaması böylesi bir sonuç içindir.

Yorumlar

(24)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Alpwasil

24 Ağustos 2025 03:04

Selamun aleyküm kıymetli yazar Her günahtan küfre giden bir yol vardır..Özetin özeti bu kelime .Anlayana yeterli olacaktır .

Berk Okay

23 Ağustos 2025 23:59

Boş işlerle uğraşıyorsunuz, inancınızı yaşamanız ayrı, yaşatmak için dayatmanız farklı. Ben türevi farketmeksizin herhangi bir dini yapı altında yaşamak istemiyorum. Bu hakkımı da bana anayasa sağlıyor.

Yusuf Gürcügil

23 Ağustos 2025 22:05

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele... yani kefenin olumlu tarafında olmak olumsuz yanında ise olmamak. Sanırım söylenmek istenen bu.

Vahdeddin Hacıbey

23 Ağustos 2025 22:02

Onlar kafirlere karşı şiddetli, kendi aralarında alabildiğine şefkatidirler, mealindeki ayete uygun düşebilmek için bu yazıdaki bakış açısına sahip olmak gerekir. Gerisi bence detay.

Emre Emir

23 Ağustos 2025 17:49

Bir dostumun tavsiyesiyle yazınızı okudum. Epeydir aramızda konuştuğumuz konuya güzel bir cevap niteliğinde yazılmış. Teşekkürler, Latif bey.

Atıf Emmioğlu

23 Ağustos 2025 17:46

Cenab-ı Hak işaret ettiğiniz doğrultuda dengeli imana sahip olmayı cümlemize nasip etsin duasıyla..

Sempatizan

23 Ağustos 2025 17:44

F.G. nin bazı kitaplarını da siz kaleme almışsınız. Yazık etmişsiniz. 

Dersimiz Denge

23 Ağustos 2025 17:41

Herşeyi sevmek hiç bir şeyi sevmemek gibidir. Ne güzel tesbit. İşte denge.

Ahmet Serdar

23 Ağustos 2025 17:38

Bu düşünceleri pratiğe dökebilsek sanırım ahiret azığımızı doldurmuş oluruz. İnşallah yaparız. Allah muvaffak kılsın, Aziz dostum.

Duygulu Dost

23 Ağustos 2025 17:36

Bazen bir yazı bir kitap kadar faydalı olabiliyor. Rabbim ilminizi ve sözlerinizi bereketlendirsin. Özlü bir yazı.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle