--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir demet güzel öğüt

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
20

Bir demet güzel öğüt

LATİF ERDOĞAN 

Nahl Suresinin 125. Ayetinde Rabbimiz, kendisine davetin güzel öğütle olmasını emir buyurur. Güzel öğüt, muhatabın akıl, kalp, ruh, nefis ve diğer duygularının bütünü göz önünde bulundurularak yapılan öğüttür. Böylesi öğütlerde insan mahiyetinin her bir ferdi kendisine ait dersini alır; sözdeki gaye ve maksada uyumlu hale gelir.  

Güzel öğütte, peygamberlerden sonra  en zirve  isimlerden biri de hiç kuşkusuz, Ümmü Seleme validemizin elinde, evinde yetişmiş, tabiinin büyüklerinden, çok yönlü ilmin okyanusu; züht ve takvanın temsilcisi, müçtehidlerin, mücedditlerin öncüsü Hasan-ı Basri Hazretleridir. Biz de bugün sizi onun seçkin öğütlerinden bir demetle buluşturalım istedik:

 “Kalplerinizi Allah’ı anmakla parlatınız. Çünkü onların paslanması hızlıdır. Şu nefislerin gemlerini çekiniz. Çünkü onlar arzularına şiddetle meylederler. Nefis ancak kötü bir amaca istek duyar. Şüphesiz siz, götürdüğü her yere gitmekle ona itaat ederseniz, size bir şey kalmaz.”

“Müslüman karnını tıka basa doyurmaz, vasiyetini de yanından hiç ayırmaz. Ey Ademoğlu, şüphesiz yalnız olarak ölecek, yalnız olarak kabre girecek, yalnız olarak haşredilecek, yalnız olarak hesaba çekileceksin. Kul ölümü hatırlamayı artırırsa bunun faydasını amellerinde görür. Emeli uzun olan kul da mutlaka bu kötülüğü amellerinde görür.”

“Ölümün varılacak yer, kıyametin buluşma zamanı ve Cebbar olan Allah’ın huzurunda durmanın gerçekleşeceğini bilen bir kimseye dünyada uzun süre yaşamak hüzün verir; onun  rağbeti salih amel işlemektir.”

“Ey Allah’ın kulları! Şüphesiz Yüce Allah ölüm dışında amelleriniz için bir mühlet vermedi. O halde amel işlemeye devam edin. Çünkü Aziz ve Celil olan Allah “Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et” Hicr, 99) buyuruyor. Ey insanlar! Allah’a yemin olsun ki, az bir vaktiniz kaldı. Ölüm tepenizde, cehennem de önünüzde.”

“Ey Ademoğlu! Eğer bütün insanlar Allah’a itaat etse ve sen de isyanda bulunsan, onların itaati sana fayda vermez. Eğer bütün insanlar Allah’a isyanda bulunsalar sen de itaatte bulunsan onların günahları sana zarar vermez. Ey Ademoğlu, günahın senin günahındır. Günah senin etin ve kanındır. Eğer günahlarından kurtulursan etin ve kanın da kurtulur. Eğer kurtulmazsan o günah sönmeyen bir ateş, çürümeyen bir ceset ve ölmeyen bir nefis olur.” 

“Ademoğlu! Allah’ı görüyormuşçasına ona ibadet et; ve kendini ölüme hazırla. Mazlumun duasından da kaçın.”

“Mümin, Allah’ın buyruklarını olduğu gibi kabul edendir. Mümin, amelini en güzel biçimde yapar. Allah’tan en çok korkan odur. Dağlar kadar mal infak etse yine kendinden emin olmaz. Korkar ve kurtulamayacağını düşünerek Allah’a ümit ve endişe dolu yalvarışını artırır; ve “kurtulamayacağım” der. Münafık ise “İnsanların çoğu bunu yapıyor. Allah beni de affedecektir. Hem benim bir sorumluluğum yok” der ve amel işlemeyi unutur. Böylelikle Allah’a dair boş kuruntulara saplanır.”

“Ey Ademoğlu! Daha ne zamana kadar sabah- akşam eve gelip, ailene “yemek getirin” diyeceksin? Neredeyse Allah seni katına alacak. Hayatı hep yiyerek mi geçireceksin? Senden sonra malınla başka bir erkeğe gidecek ya da başka bir kadınla evlenecek birisi için mi mal biriktiriyorsun. Şunu bil ki ey Ademoğlu, “malım, malım” diyorsun. Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin, verip de önden gönderdiğinden başka malın mı var?”

“Allah’a yemin olsun ki, öyle topluluklara yetiştim ve içlerinden bir kısmıyla arkadaşlık yaptım ki, onlar karşılaştıkları dünyalık bir şeyden dolayı sevinmezler, kaçırdıkları bir şeyden dolayı üzülmezlerdi. Dünya onların gözünde şu topraktan daha değersizdi. Onlardan birisi elli sene yaşar, ne bir elbise diktirir, ne altına bir yatak alır ne de ailesine özel bir yemek yapılmasını emrederdi. Gece olunca namaza durur, boyunlarını büker ve gözyaşı dökerek kurtuluşları için Rablerine yalvarırlardı. Bir iyilik yaptıklarında şükreder ve kabul edilmesi için dua ederlerdi. Bir kötülük işlediklerinde de üzülür ve Allah’tan mağfiret dilerlerdi. Allah’a andolsun ki, onlar ancak mağfiret ile kurtulacaklarına inanırlardı. Size gelince ömrünüz kısa, ameliniz azdır. Ölüm daima ensenizde ve önünüzde azap vardır. Öyleyse gece gündüz Allah’tan mağfiret dileyin.”

“Kendisinden dolayı korkacağımız hiçbir günahımız olmasa bile, dünya sevgisi günah olarak bize yeter. Kendi nefislerimiz için bundan korkarız. Çünkü Aziz ve Yüce olan Allah: “Siz dünya metaını istiyorsunuz. Oysa Allah ahireti ister” (Enfal, 67) buyurur. O halde siz de Aziz Ve Yüce olan Allah’ın istediğini isteyin.” (Hasan-ı Basri, Züht/ Derleyen: İshak Doğan)

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hayrettin

28 Aralık 2024 21:51

Güzel ahlak bütün insanlığın ortak paydasıdır. Peygamberimiz bu ortak paydayı tamamlamak için gönderilmiştir. Güzel ahlaka ancak Kuran ve sünneti seniyye ile ulaşılır. İnsan böylece tam ve mükemmel hale gelir.

Asım Aydın

28 Aralık 2024 20:23

Kalem yazmak zorundadır. Dünyanın üç yüzü vardır. Esma’yı Hüsnanın tecellisidir. Ahiretin tarlasıdır. Fani ve geçici yüzüdür. İlk iki yüzü matlubumuzdur, mahbubumuzdur. Fani yüzü ise ehli dünyanın cenneti, ehli imanın ise hapishanesidir.

Ali

28 Aralık 2024 19:50

Tabii öğüt bedava. Fakat öğüt ile geçinilmiyor, ki zaten çok şükür bizim de aklımız var. Zamanında cemaat yıllarında biriktirdiğin parayı da öğüt gibi paylaşır mısın?

Aliye

28 Aralık 2024 21:55

Latif Erdoğanı tanımadığın nasıl da belli. Cemaat içinde akçeli işe hiç bulaşmamış o seviyede tek insan odur. Ya da bildiğin halde müfterilik ediyorsun. Zavallı mankurt!

İbrahim

28 Aralık 2024 17:59

Ah şu güzel öğütleri bizi yönetenlerde bir duysa işitse emeklilere acısa yeter rabbim belki insafa gelirler seyyanen zam yaparlar

Atabey

28 Aralık 2024 17:08

Daha dinamik konularda da yazmanız gerekir Latif bey. Sizin güncel konulardaki görüşleriniz de merak ediliyor. Yazı gününüzü artırsanız bence çok iyi olacak.

Seyyah

28 Aralık 2024 16:48

Aktardığınız öğütler için teşekkürler hocam. Allah razı olsun.

Raci

28 Aralık 2024 12:22

Allah’a imandan sonra Allah tasavvurumuzu da gözden geçirmeliyiz. Yani, bütün Esma’yı hüsnayı nazara alan bir Allah tasavvuruna sahip olmalıyız. O Rahman ve Rahim olduğu gibi Kahhar ve Muntekimdir. Havf ve reca ortasında bir hayat ancak böylesi bir marifetullah kazanımıyla mümkündür. Yahudilerin, biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz sözlü inancını fiilleriyle gösteren Fetöcüler işte burada yanıldılar, itikatlarında büyük yara aldılar. Aynı yanlışa düşmeyelim.

Abidin Kuloğlu

28 Aralık 2024 11:20

Hayatımızı bütünüyle İslama uyarlamamız için çevre faktörünü de göz önünde bulundurmamız gerekir. Yani çevremiz de islam olmalı ki İslamı dört başı mamur yaşayabilelim. İnsanların birbirinden etkilenmeleri gerçeğini göz ardı edemeyiz.

Seyyid Havari

28 Aralık 2024 11:15

Her gün hayatımızı, yaşadıklarımızı muhasebe etmek durumundayız. Efendimiz ne güzel buyurur:Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.

Kuvayı Milliyeci

28 Aralık 2024 10:45

Allah her şeyi yoktan yaratır. Varı yok eder, yoku da var eder. O herşeye kadirdir. Güzel ahlaktan soyutlanmış neslimizin yeniden ahlaklı kılınması da Onun kudretine kolaydır. Zaten bütün güvencemiz de odur.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle