• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI
27 Mart 2019

Yerel seçimlere giderken

Önemli bir günün öncesinde, yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Beklenen gün, artık çok yakın. Ülkemiz, yeni bir seçime doğru gidiyor.

Bu topraklarda, her seçim hayati öneme sahiptir. Bundan sonra da sayısız seçim olacaktır. Bu seçim başka…

Özellikle bu seçim, öyle görünüyor ki, oy kullanmak, bir işlemden çok daha fazla olacak. Siyasetin ötesinde, millet katında ve memleket hizasında. 

Sadece yerel temsilcileri seçmeyeceğiz. Vereceğimiz karar, milletin istikbalini ve memleketin istiklalini yakından ilgilendiriyor.

Türkiye’nin bundan sonra ne yapacağını, hangi yönden ve yoldan gideceğine karar vereceğiz. Milletin, memleketin ve ümmetin kaderine tesir edeceğiz.

Türkiye, kırılgan bir fay hattı üzerine inşa edilmiş bir ülkedir. Bu coğrafyanın, hain kontenjanı her zaman yüksektir. Sadakat ve ihanet kapı komşusudur.

Henüz varılmamış bir menzilin akşamındayız. Hava, soğuk ve karanlık. Huzurlu değiliz, rahat edemiyoruz. Tedirgin ve tetikteyiz.

Herhangi bir partinin üyesi değilim. Aziz milletin, vatanını seven bir ferdiyim. Mümkün mertebe tarafsız olmaya çalışıyorum. Gelişmeleri parti kulisinden değil, millet penceresinden seyrediyorum.

Manzara bize neyi gösteriyor? Şunu…

Bir tarafta, içinden çıktığı toplumu hor gören, insanları azarlayarak bir şeyleri düzeltebileceğine inananlar var. Bölücü örgütü destekleyenler, Gezi kalkışmasını körükleyenler, FETÖ ihanet şebekesinin mensupları aynı siperdeler.

Sadece bunlarla sınırlı değil elbette. 

Geride kalmanın acısıyla, haset ve husumete dayalı siyaset yapanlar; sadece kusurları görüp, meziyet ve hizmeti yok sayanlar; tek derdi ve gündemi Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan olanlar. Onlar da birer yabancıya dönüştüler. 

Sözleri söz, niyetleri niyet değil. Milletin, memleketin ve ümmetin hayrına olan ne varsa, hepsine karşılar. Millete rağmen halkçılık, milliyetçilik, demokratlık yapıyorlar.

Gündemlerinde, “beka” diye bir konu yok. Milli meselelere ayıracak vakitleri yok. Türkiye’nin kuşatılması, terör koridoru ve böyle bir tehlikeye müdahale etmek gibi bir dertleri yok. Onların derdi belli: Güya, “Tek adam rejimi sona erdirmek.”

İki elin parmakları kadar seçim kaybetmesine rağmen, oturduğu koltuğa iki eliyle tutunan biri, bunu söylüyor. Ülkemizi yıllarca tek parti sistemi ve tek adam zihniyetiyle yönetenler, buna inanmamızı bekliyor. Elbette inandırıcı değiller.

Ne derler bilirsiniz: Elinden gelmeyenin, dilinden gelir. Bu kirli dili çok iyi biliyoruz. O güzelim bahar kelimesini bile kirlettiler.

Diğer tarafta: Anadolu insanının hissiyat ve hassasiyetlerini iyi bilen, milletimizin ana gövdesini yeniden bütünleştiren, zalimin karşısında, mazlumun yanında duranlar.

İktidar partisine ait belediyelerin birçok hizmeti oldu, oluyor. Aksini söylemek, büyük bir haksızlıktır. Belediyeler fakir fukaraya, garip gurebaya sahip çıkıyor. Aç ve açıkta insan bırakmıyor. Ücretsiz sağlık ve sosyal yardım hizmeti veriyor.

Memleketin imkânlarını kendi lehine kullanmak yerine, millete hizmet etmeyi tercih ediyorlar. İstanbul’un birçok bölgesine metro hatları, yollar, köprüler, tüneller yapıldı, yapılıyor. İstanbul havalimanı, Avrasya tüneli ve üçüncü köprü İstanbul’a büyük değer kattı.

İnsanın ömrü, eserleri ve hizmetleri kadardır. Yapılan bu hizmetleri, kim unutur? İnsanlar unutsa, milli hafıza unutmaz.

Her şeyin tozpembe olduğunu söylemiyorum. Ülkemizin ve şehirlerimizin birçok derdi, sorunu, sıkıntısı var.  Bizim de itiraz ettiğimiz, eksik bulduğumuz bazı konular var. Fakat şimdi şikâyet gününde değiliz. Fırsatları değil, vatanı korumak, ümmeti kollamak zorundayız.

Sadece şunu söyleyelim: İktidar olmak, yönetmek yorucudur. Yıpranma payı yüksektir. Uzun soluklu iktidarlarda, şu veya bu nedenden dolayı, küsenler meydana gelir.

Hata yapmak insana mahsustur. Her insan hata yapabilir. Önemli olan bunu görmek, sebepleri doğru teşhis etmek ve gereğini yerine getirmektir.

İktidar olmak, mesuliyeti de beraberinde getirir. Kaybedecek bir ferdimiz yok. Tek başına yatırım yetmez.

İktidarın en büyük başarısı, millet ile kurduğu sıcak temastır. Kırılanlara ve mağdurlara kulak vermek, gönüllere dokunmak gerekir.

Malzeme arayanlara fırsat vermemek için bu kadarıyla yetinelim.

Görüntüyü netleştirelim: Türkiye’ye yakın duranlar ile terör örgütlerine yol verenleri birbirinden iyi ayırt etmemiz gerekiyor. Bizi seven ile kullanan insanları, aynı kefeye koyamayız.

Milletimiz feraset ve basiret sahibidir. Yürüyüşünü yavaşlatacak veya durduracak olanları görür. Millet hayatını tehlikeye atanlara ve onlarla saf tutanlara yol vermez.

Milletimiz, şahsiyat yapanı değil, şahsiyeti olanı tercih eder. Haddimizi bildirmek isteyenlere, hadlerini bildirir. Kararını ona göre verir.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23