Üç yıl sonra

17 Temmuz 2019 Çarşamba

Darbe teşebbüsünün üçüncü yılı geride kaldı. Üç yıl önce, 15 Temmuz 2016 gecesi: Ne yaşadık, neye karşı direndik? Nerelerden döndük, neyi başardık? Kimleri yendik, hangi adreslerin elini boşa çıkardık? 

Bana kalırsa, bu sorular, önemli oranda cevap buldu. Kahramanlar ve korkaklar ayan oldu. Bize esaret biçenler, aziz milletimizin cesareti ile karşılık buldular.

Bugün, o gece olanları daha net bir şekilde görebiliyor, elde edilen zaferin anlamını daha iyi idrak edebiliyoruz. 

O geceye dair görüntüler, belgeler ve şahitlikler elimize geldikçe, gönlümüzden bir şeyler gidiyor. Üzüntümüz ve sevincimiz birlikte çoğalıyor. 

Yaşadıklarımızı, en güzel, “ölümden dönmek” ifadesiyle anlatabiliyoruz. Hem milletimiz, hem de memleketimiz için.

Her şeyi gördük ama hâlâ içimiz rahat değil. Tedirginiz, tetikteyiz. Olmalıyız.

Yüzyıl önce: İşgal güçlerini bayraklarla, çiçeklerle, alkışlarla karşılayanlar vardı. Onların bir kısmı, işgalcilerle birlikte, bu toprakları terk ettiler. Kalanlarla mücadeleye devam ediyoruz.

Üniformalı teröristlere alkış tutanlarla, hainler şerefine kadeh kaldıranlarla, selâ okuyan müezzinlere saldıranlarla, şehitlere değil de darp edilen hainlere üzülenlerle, darbe girişimini sulandırmaya çalışanlarla beraber yaşıyoruz. Ne ağır bir imtihan.

Elbette, zihnimizde, cevabı daha berrak olması gereken başka konular ve sorular da var. Bunlardan bir tanesi: Darbe girişimi başarıyla sonuçlansaydı eğer, ülkemizi ve milletimizi nasıl bir akıbet bekliyor olacaktı? 

Bir başkası: Ordudan futbol takımlarına, yargıdan derneklere varıncaya kadar her yere sızmış olan bir ihanet şebekesi, siyasi partilere sızmamış görünüyor. Bu mümkün müdür? Buna inanalım mı?

Seneler geçtikçe, bu meseleler, daha iyi anlaşılacak. Karanlıkta kalan tüm noktalar tam manasıyla gün yüzüne çıkacaktır.

Yaşadığım, gördüğüm, anladığım şu: O sıcak ve karanlık gece, vatanımızın ve milletimizin milatlarından, dönüm noktalarından bir tanesi olmuştur. 

Tıpkı…

Anadolu’nun kapılarını Türklere ve İslam’a açan, Malazgirt gibi.

Yahya Kemal’in ifadesiyle; Türklerin “ben Acem olmam” dediği, Çaldıran gibi.

Hıristiyan dünyasının en seçkin ve en donanımlı askerlerini mağlup ettiğimiz, Kosova, Varna, Niğbolu ve Mohaç gibi.

İstanbul’un fethi, Çanakkale ve Kut’ül Amarezaferleri gibi.

Görüntü çok net: O uzun ve ağır gecede, yalnızca bir kişinin cinnet seviyesine ulaşmış hırs ve ihtiraslarına şahitlik etmedik. Sadece belli bir imkâna kavuşmuş ve cesarete ulaşmış, bir grup vatan haini ile karşı karşıya gelmedik.

Batı dünyasının 15 Temmuz’daki darbe için ciddi bir hazırlık yaptığı, artık sır değil. Darbe girişimi sonrası verilen tepkiler, Batılılar ile üniformalı hainler arasında, nasıl bir organizasyon ve ilişki ağı olduğunu orta yere serdi. 

“Dost ve müttefik” demek zorunda kaldığımız Batılı ülkelerin, darbecilere nasıl destek verdiklerini gördük, görüyoruz. Uluslararası medya, kiralık katillerden görüş alma yarışına girerken; Amerikalı generaller, satılık tetikçileri aklama telaşına düştüler.

FETÖ elebaşı ve örgütün üst düzey birçok ismi, Amerika Birleşik Devletleri himayesinde bulunuyor.

Almanya da ondan aşağı kalmıyor. Millet hayatımıza kast eden hainleri besliyor, koruyor, kolluyor. Başlarına bir şey gelmesin diye cam fanuslarda tutuyor. 

Yunanistan’ın şerrinden emin olmak için alınan helikopterlerle, silahlarla Cumhurbaşkanımıza ve milletimize saldıranlar, Yunan topraklarında gününü gün ediyor.

İçerdeki hainler, milletimiz tarafından etkisiz hale getirildi. Dışarda olanları bulup getirmek ise devletimizin milletimize olan borcudur.

Yeniden o geceye dönelim.

Bu topraklarda, acıma duygusu olmayana, merhametsiz olana “gâvur” denir. Bunlar gâvurdan daha gâvur çıktılar. İslam olmak bir tarafa, insan olmanın en temel şartlarını bile yitirmişler.

Hem vatanımıza, hem de milletimize öldürmek kastıyla ateş ettiler. Uçaklara ve zırhlı araçlara karşı kullanılan mühimmatlarla, insanları katlettiler. 

Şehit edilen ya da gazi olan insanların birçoğu başından, kimi boynundan, kimi de göğsünden vurulmuş. Bakınız: Engin Tilbaç, Halil Kantarcı, Mustafa Cambaz, Erol Olçok, Abdullah Tayyip Olçok ve daha niceleri.

Şimdi soru şu: Zerre vicdanı olan bunu yapar mı? İçinde zerre ahlak olan, haysiyet barınan, bu yapılanlardan utanmaz mı? 

Darbeci asker ve sivillerin yargılandığı davaları takip ediyoruz. Durum hayli enteresan: Millete ve memlekete ihanet etmiş, suçüstü yakalanmışlar, fakat alaysı bir ifadeyle gülüyorlar. Yüzlerinde hiçbir, pişmanlık ve mahcubiyet belirtisi yok. Utanma duygularını, ar damarlarını aldırmışlar sanki. 

İstisnasız tamamı: Başarılı olamamanın öfkesi içindeler. Hâlâ kibirli, hâlâ küstah ve daima haklılar. Hatalı bir işe giriştiklerine inanmıyorlar. Kötü yola düştüklerini, şerre hizmet ettiklerini kabul etmiyorlar. En küçük bir umut anında, tekrar ortaya çıkmaya, yaptıklarını tekrar etmeye hazırlar. 

Hal böyleyken: Tehlike geçti, ihanet şebekesinin kolu kanadı tamamen kırıldı diyebilir miyiz? 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Kurumlar satıldı alacakları ile yani borcluları ile. Taşları bağladı devlet köpekleri salı verdi 18 yıl sonra TEK İN ALAMADIĞINI şimdi TEK İ SATIN ALAN KURUM 18 YIL İHPARNAME GÖNDERMEDEN. TELEFONLA ARAYIP ÖNCE TACİZ EDİP SONRA HACİZ EDECEKLERİNİ SÖYLÜYORLAR. BUNUN NERESİ HUKUK DEVLETİ. TAŞLAR bağlandı köpekler salıverildi. Bir gün ödeme günü geçince kesmeevrağıyla kapıya dayananlar 18 Yıl önce aylarca alamadıkları alacaklarını şimdi almak için saldırıyorlar hani zaman aşımı on dı.
  • Ali rızaAli rıza1 ay önce
    Çok doğru bir yorum lakin yanlışta ısrar devam ederse devlet kadrolarına yine cemaat tarikat mezhep bazında personel alınırsa yani liyakat bilği esas alınmazsahakedenin hakkı din adına ideoloji adına parti adına gasp edilirseşeyhlere dervişlere biat eden, kendisi gibi insanı kutsal sayan ondan medet uman,hür özgür bir nesil yetiştirilmezse daha dogrusu aklını kullanan bir gençlik yetiştirmezsek,daha büyük bir fetö iblisiyle karşılaşırız ,allah korusun ,daima uyanık olmamız lazım,
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    (Hak) haklının yanındadır.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    18 yıl sonra. Kiracının borcunu malsahibine tahsiletmek isteyen elektrik kurumu var. Hani 10 yılda tebliğat yapılmayan borclar düşerdi .18 yıl sonra borcunu ödemeyenİN elektrik ğini kesmemiş TEK TÜRKİYE ELEKTRİK KURUMU YANİ TEK İ SATIN ALAN KURUM TEKİN alamadıklarını 18 YIL SONRA HACİZ İŞLEMİ BAŞLATMIŞ 18 YILDIR TEBLİĞAT TA YAPILMAMIŞ BİR ALACAĞA. KANUNSUZLARIN ADALET YOKSUNLARININ ALLAH BELASINI VERSİN.
  • AYHANAYHAN1 ay önce
    1-Fetonun siyasi ayağı niye ortaya çıkarılmıyor?2- Feto borsasının varlığı niye inkar ediliyor? Bu işin içinde olanlar da en az fetocular kadar haindir.
  • Adnan Adnan 1 ay önce
    Çok sağlam yazı. Devletin yetkilileri bu yazıyı çevirip çevirip okusunlar. Belki birşeyler anlarlar.
  • cumhuriyet takozlarıcumhuriyet takozları1 ay önce
    adam padişaha darbe yaparak yola düzüldü, peşinden gelen ne kadar ipsiz varsa 100 yıl boyunca hep darbecilik oynadı! Boşa dememişler ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de onu takib eder diye..
  • Feto ile mücadele nasıl yapılıyor Feto ile mücadele nasıl yapılıyor 1 ay önce
    Sn yazar siz gazetedesiniz evinizin kapısı çalıyor komşularınizdan bir bayan esinizden kurban kesmek için bıçak istiyor yengede bıçağı veriyor bıçağı alan komsunuzun damadi o bıçakla cinayet işliyor devlet sizi hapse atiyor. ?.. şimdi anladınız mi nasıl mücadele yapıldığını. ....3 yıldır adalet bekliyoruz wi fi den bylock a giren bir feto pici yüzünden. ...
  • Kul İbrahimKul İbrahim1 ay önce
    Bu Enes İbrahim tam bukalemun gibidir. Dün kırmızı bugün yeşil yarın siyah olur.. Para ve güç neredeyse o ordadır. İşi bittiyse herkesi ve her şeyi satar. Adnan Kahil satan herkesi satar.
  • ne mutlu turkum diyenene mutlu turkum diyene1 ay önce
    adnan kail'in kirli camasirlarini iyi arastiriniz ayhan demir. yika yika bitmez onun pis camasirlari
  • Rumeli evladıRumeli evladı1 ay önce
    Enes İbrahim bile üç sene gecmis akıl geldi kafaya 15 Temmuz mesaj yollar. Artık olur herkes şimdi feto düşman. Sen yazdın bu adam ne soyler Tayip için hem onun parti icın.. İnandın o soyler kalpten böyle? At izi esek izilen karışmış. Lazım cok dikat olalım.. Acmak lazım gözleri daha buyuk.
  • Halis BaştürkHalis Baştürk1 ay önce
    Haklısınız hiçbirşey bitmiş değil hala tehlike devam ediyor. Çok dikkatli olmalıyız. Üç sene geçti ama bunların kökü kazınamadı. Allah Reise ömür versin dirayet versin. Yoksa fetö metö kimsenin umrunda değil.

Günün Özeti