THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Kıbrıs Bakü

Türkler ve Arnavutlar

08 Ağustos 2018 Çarşamba

Bir alçağın olduğu yerde, mutlaka, bir alçak daha vardır. Çünkü alçaklık, tek başına olabilecek bir şey değildir. Ve şöyle bir tehlike, her zaman vardır: Biz alçak gönüllü oldukça, karşımızdaki daha da alçaklaşabilir.

Uzatmayalım. Nereye varmaya çalıştığımızı, hemen söyleyelim: Kosova’ya…

Kosova’da, büyükelçiliğimize ve bayrağımıza yönelik saldırıların ardından, sonunda bu da oldu. Türkiye’ye ve Başkan Erdoğan’a yönelik, sosyal medya üzerinden, çirkin ve asılsız ifadeler içeren paylaşımlar gerçekleştirildi. 

Sıradan biri tarafından gerçekleştirilseydi, bu paylaşımları, çok ciddiye almayabilirdik. Oysa durum hiç de öyle değil.

Tam olarak şöyle…

Kosova Dışişleri Bakan Yardımcısı Gjergj Dedaj, bu ülkedeki temsilcilerimizi, “işgalci kalıntısı” olmakla itham etti. Yetmedi, “bunları (Türkleri) Kosova’dan kazıyıp atmak gerek” dedi.

Dedaj, ertesi gün, daha da ileri gitti. Türk halkının iradesiyle seçilen, Başkan Erdoğan’a “diktatör” diyebilme hadsizliğini gösterdi. 

Buraya kadar yazdıklarımızın özeti şu olabilir: Yüksek tarih şuurundan nasiplenmemiş, alçak bir adamın şuursuzlukları. Adam dediysem, elbette lafın gelişi.

Bir de “hay dilin kopsun” diyorum ama belli ki, o zaten dilinden ve kültüründen kopmuş.

Bu işin, tarih ve dil ile ne alakası var? Çok alakası var. 

Her şeyden önce: Tarihsizlik en büyük talihsizliktir.

Biraz tarih bilgisi olanlar, asırlardır, Arnavutların ve Türklerin birlikte yürüdüğünü iyi bilirler. 

Osmanlı devletinin kaderinde en çok etkileyen, sayıları kırka yakın olan, Arnavut asıllı sadrazamlardır. Bunun dışında amiral, şeyhülislam, vezir, bey, paşa, sancak beyi, vali, mütesellim ve miri miran olarak vazifelendirilen Arnavutların sayısı çok fazladır. Ayrıca yüzlerce Arnavut şair ve müellif, müderris, müftü, kadı ve naip de Osmanlı devleti bünyesinde görev almıştır. 

Çok uzağa gitmeyelim: Milli şairimiz Mehmet Akif ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın temeli olan Teşkilat-ı Mahsusa’nın başına getirilen Süleyman Askeri Bey, bir çırpıda ismini sayabileceğimiz Kosovalılardır. İlk Türkçe roman (Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat), ilk Türkçe ansiklopedi (Kamus-ül Alam), ilk modern ve geniş kapsamlı Türkçe sözlük (Kamus-ı Türkî) yazarı ŞemseddinSami Fraşeri’yi de unutmayalım.

Türkler ve Arnavutlar, sadece varlığı değil, yokluğu ve acıyı da paylaşmıştır.

Birinci Balkan Savaşı’nı sonlandıran mütareke, 3 Aralık 1912’de imzalanmıştır. Ama Esat Paşa komutasındaki Yanya Kolordusu, şehri Yunanlılara karşı savunmaya devam etmiştir. Hem de 5 Mart 1913’e kadar…

Benzer bir durum İşkodra için de söz konusudur. Hasan Rıza Paşa komutasındaki İşkodra Kolordusu, savaşın başlangıcından 10 Nisan 1913’e kadar bu şehri savunmuştur. 

Arnavutlar ve Türkler, Yanya ve İşkodra’da omuz omuza direnmişlerdi. Sonrasında Çanakkale’de de birlikteydik. Öyle ki, biraz değişikliğe uğramış şekilde, Çanakkale türküsü Arnavutça olarak da söylenir. İşte bu türküden iki dörtlük: “Çanakkale içinde (Çanakalaja çati) / Bir derin pınar (Mi isht ni bunar i fell) / İçmeyin be evlatlar (Mos pijni uje bre evlatlar) / Zehirli sular (Se e kane ba me zeher) / Hay gençliğe vay aman (Haj per t’rijte aman)

Çanakkale içinde (Çanakalaja çati) / Bir yeşil çadır (Mi isht ni çader jeshil) / Türk zabitleri (Zabitllart e Turkit) / Bir araya toplanır (Çati na jane mbledh) / Hay gençliğe vay aman (Haj per t’rijte aman)

Osmanlı’dan sonra dağıldık ama kopmadık. Bugün aramızda birtakım sınırlar olabilir, kâğıt üzerinde ayrı da görünebiliriz. Ancak Türkiye, her zaman Arnavutların kara gün dostudur. 

Hatırlayın: Yunanlılar, Çamerya Arnavutlarının üzerine yürüyünce, buradaki Arnavutlar, canlarını kurtarmak için çoluk çocuk Türkiye’ye sığınmıştı. 

1998-99 Kosova Savaşı esnasında da Türkiye, Arnavutlara kucak açmış, elinden gelen desteği vermişti. Bağımsızlık ilanını ilk tanıyan ülkelerden bir tanesi yine Türkiye olmuştur.

Gelelim dil bahsine…

Dil, derdimizi ifade ettiğimiz, bir imkândır. Aynı zamanda, Ralph Waldo Emerson’un ifadesiyle, “Dil, herkesin bir taş eklediği bir yapıdır.”

Çanakkale türküsünün sözlerini okurken, Arnavutça’ya geçen, birçok Türkçe kelime mutlaka dikkatini çekmiştir. Tahir N. Dizdari, bir ömür vererek hazırladığı, Arnavutça’daki Şark Kökenli Kelimeler Sözlüğü (Fjalor i orientalizmave në gjuhën shqipe) önsözünde şöyle söyler: “Birkaç kelime hariç 4 bin 406 alıntı Arnavutça’ya Türkçe vasıtasıyla alınmıştır.”

Bir başka ifadeyle: Her bir Arnavut… Baba (babai), ağabey (abe), dede (dede), teyze (teze) ve dayı (daje) kelimeleriyle akrabalarına seslenir. Çorba (çorbe), pekmez (pekmez), pastırma (pasterma), güveç (gjveç), börek (byrek), sucuk (suxhuk) ve baklava (bakllave) ile karnını doyurur. Cebindeki (xhep) para (parate) ile konağına (konak) aldığı koltukta (kolltuk) oturur. Geceleri, yorganın (jorgan) altına girip, yastığa (jastek) baş koyar. 

Sadece bu örneklerden yola çıkarak bile, rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Türk’ü Kosova’dan, Arnavut’u Türkiye’den kazıyıp atmaya, hiçbir kimsenin gücü yetmez. İki yol arkadaşı; Arnavutlar ve Türkler, buna yeltenenleri tarihin çöplüğüne gönderirler.

 

YORUM YAZ

  • Halim AykutHalim Aykut3 ay önce
    Ben kosova devamlı gidip geliyom kosova dan göç eden bir aileden im Türkiye okadar yatırım yapıyor ki ordaki Türkiye yi temsil eden konsolos büyük elçi yani Türk görevlileri kendine kapanmış halka inip anlatamıyor ben bu konuyu dışişleri başkanlığına iletmek istiyodum sizin vasıtanızla iletmiş olurum inşallah çünki yabancı güçler halktaki türkiye sevgisini politikacılarla yok etmek istiyo kosova daki Türk yetkililer böyle devam ederse yabancılar başaracak
  • Veli YalçınVeli Yalçın3 ay önce
    Bu sene Arnavutluk Tiran a gittim. Ege bölgesine benziyor. Bakımsız bir yer. Az gelişmiş. Tarihi çok acayip, mutlaka okuyun. Çoğu ataist
  • Mustafa HatipoğluMustafa Hatipoğlu3 ay önce
    Zannederim bu kişi Müslüman değil Hristiyan Arnavut.
  • bozdemir mustafabozdemir mustafa3 ay önce
    Güzel bir ümmet aşkı yazısı...Tebrik ederim.Allah cc.şuurlu müslümanların sayısını artırsın amin.
  • Vigan VrmicaVigan Vrmica3 ay önce
    Hay bin yasa abim benim. Tam oniki vurdun. Türk Arnavut hep kardes olacak.
  • Celil YAĞMUROĞLUCelil YAĞMUROĞLU3 ay önce
    Değerli Hocambu bilgiler ve hatırlatma için sizlere derinden teşekkür ederiz, Ama ayni zamanda acı veriyor gerçekten bu şanlı tarihimiz bizlere gurur, güven veriyor, Ama en fazlada scıda veriyor oda genellikle tarihimize sahip çıkamadık doğru dürüst yazamadık anlatamadık, Ben bir Iark- kerküklü olarak Çocukken Arnavu ağzımızdan düşmezdi ( bizde Arnavut demek boyu uzun olur yani zebelleh yahu öğle bir adamki sanki arnavuta benziyor) yani düşün Irak-kerkükte Arnavut anılırdı..Başka bir örnek daha Çanakkale kelimesi insanlarımızın dilinden hiç düşmazdi kerkükte birisi kendi işinde çok bahıs ederse ve çok abartırsa ona derler ( yeri yeri sanki Çanakkaleyi fetih etmiş) Şimdi Arnavutlılarla bu kadar iç içe yaşamışız neden hala uzak kalıyoruz….Sizler ve değerli tarihçilerimiz, Edebiyatçılarımız neden gidip bu bağı pekiştirmiyorlar YAHU arkadaşlar heşeyi DEVLETTEN beklemeyin DEVLETİ yalnız bırakmayın bu son dönemde Milletimizin devletimizin şahlanışına sahip çıkalım yurt dışına açılalım OSMAN,lının geçmişini onlatalım yeni nesiller bilmiyor …. Sayın hocam Allah sizlerden razı olsun Kaleminize bereket ALLAHA EMANET OLUN..