• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Gitti Kitaroviç, geldi Milanoviç

08 Ocak 2020


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Avrupa Birliği’nin en genç üyesi olan Hırvatistan, yedinci cumhurbaşkanını belirlemek için sandık başına gitti. 

Yeni Hırvatistan cumhurbaşkanını belirleyecek olan seçiminin ilk turu 22 Aralık 2019’da gerçekleştirildi. İlk turda, dördü bağımsız, 11 aday yer adı. Ancak hiçbiri, seçilmek için gerekli oy oranına ulaşamadı. 

Eski Başbakan ve Sosyal Demokrat Parti-SDP Adayı Zoran Milanoviç, yüzde 29,55 oy oranıyla yarışı önde tamamladı. Mevcut Cumhurbaşkanı ve Hırvat Demokratlar Birliği-HDZ Adayı Kolinda Grabar Kitaroviç, yüzde 26,65 oranında oy aldı. Bağımsız adaylardan şarkıcı Miroslav Şkoro ise yüzde 24,45’lik oy oranıyla üçüncü oldu. Böylelikle Zoran Milanoviç ve Kolinda Grabar Kitaroviç, ikinci tura kaldılar.

İkinci tur, 05 Ocak 2020’de gerçekleştirildi. Kitaroviç, Bosna Hersek başta olmak üzere diasporadan ve ülkenin sahil kesimindeki yerleşim yerlerinden büyük destek aldı. Milanoviç ise nüfusun yoğun olduğu başkent Zagreb ve çevresindeki yerleşim yerlerinde öndeydi. 

Bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu, oldukça heyecanlı ve başa baş geçmişti. Kitaroviç, geriden gelip, rakibi İvo Yosipoviç’in 1,5 puan önünde yarışı tamamlamıştı. Bu sefer böyle olmadı. Kitaroviç yine geride başladı. Ancak Milanoviç, ilk tura kıyasla, rakibiyle arasındaki mesafeyi daha da açtı. 

İkinci turda: Milanoviç, yüzde 52,7 ve Kitaroviç, yüzde 47,3 oranında oy aldılar. Bu sonuç doğrultusunda, yeni Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanoviç oldu.

Buraya kadar söylediklerimizi ajanslarda bulabilirsiniz. Gelelim bulamayacaklarınıza…

Her şeyden önce: Seçimler Hırvatistan’da yapıldı. Ancak ne hikmetse, Bosna Hersek ve Türkiye, Kitaroviç ve Milanoviç’in gündemlerinden eksik olmadı.

HDZ Adayı Kolinda Grabar Kitaroviç, Hırvatistan Cumhurbaşkanı sıfatıyla İsrail’de bulunduğu esnada, Bosna Hersek’in “istikrarsız olduğu” ve “militancı İslam tarafından kontrol edildiği” ifadelerini kullanmıştı.

Aslında bu, Kitaroviç’in ilk gafı değil. Ülkesinin Macaristan ile yaptığı futbol maçının ardından, Bosna Hersek’in batısında bulunan Kupres şehrini Hırvatistan’a katıp, “Vis’ten Kupres’e kadar tüm Hırvatistan burada” demişti. 

Zoran Milanoviç de ondan pek aşağı kalmıyor. 2016 yılında Hırvat gazetesi Jutarnji List, o dönemde SDP lideri olan Milanoviç’in; Hırvat Muhafız Tugayı Gazileri Derneği ve Özel Polis Derneği yetkilileri ile yaptığı görüşmede, Bosna Hersek’i kast ederek, “Bu bir devlet değil, büyük bir b.k” dediğini yazmıştı.

Milanoviç, ikinci turundan birkaç gün önce, RTL televizyonu canlı yayınında Kitaroviç ile tartışırken, rakibini Türkiye’ye yakın olmakla eleştirmişti. Bu esnada, haddini fazlasıyla aşıp, “Erdoğan demokratik bir lider değil. O bir muhatap, fakat demokratik bir lider değil” ifadelerini kullanmıştı. 

Buradan şuraya geçelim: HDZ, Kolinda Grabar Kitaroviç ve Başbakan Andrey Plenkoviç seçimin kaybedenleridir. Ancak SDP ve Zoran Milanoviç de bu seçimin kazanları değildir. Milanoviç’in seçilmesi, onun kendi politikasından ziyade, koşulların kombinasyonun bir neticesidir.

HDZ, parti içi çekişmeler ve merkezden uzaklaşmaları sebebiyle, kendi kendine yenildi. Aşırı sağcı aday Miroslav Şkoro’nun ilk turda 45 bin oy almasına ve ülkedeki sağ seçmenin oyunun yüzde 50’nin üzerinde olmasına aldandı. Ne var ki, “güçlü sağ” teorisi tutmadı. 

Bir Boşnak atasözü: “Zorluk olmadan kazanç da olmaz” diyor. Kitaroviç, Makyavelist politikaların her zaman iyi neticeler doğurmadığını bu seçimde iliklerine kadar hissetti.

HDZ Adayı Kitaroviç, bir önceki seçimde merkezci bir politika izlemişti. Bu sefer aşırı sağcı bir çizgi izledi. Ancak seçmen merkezden sağa kaymadı. Kendisini merkezde konumlandıran seçmen, aşırı sağa göz kırpan, kendisini ve partisini cezalandırdı.

Eski Başbakan Zoran Milanoviç, iktidarı kaybettiği, son genel seçimde aynı hatayı yapmıştı. O zamana kadar dedesini partizan olarak anlatıyordu. Bu seçim döneminde ninesinin ikinci eşinin aşırı Hırvat milliyetçisi bir Ustaşa olduğunu anlatmaya başladı. Ancak bu hikâyenin sonu kendisi için kötü bitti. İktidarı HDZ’ye, başbakanlığı Andrey Plenkoviç’e kaptırdı. 

Aslını isterseniz, bu seçim döneminde, Milanoviç de o kadar masum değildi. O da kısmen sağ oyların cazibesine kapıldı. İlk turu üçüncü sırada tamamlayan Miroslav Şkoro’ya yakın durdu. Ancak bu durumu Kitaroviç kadar abartmadı.

Hırvatistan siyasetinde, bundan sonra, neler olabileceğine gelince…

HDZ’li Başbakan Andrey Plenkoviç ile SDP’li Cumhurbaşkanı Zoran Milanoviç arasında siyasi sürtüşmelerin yaşanması muhtemeldir. Ancak bu yıl Hırvatistan, yeni parlamento üyelerini belirlemek üzere bir kez daha sandığa gidecek. Her ne kadar ağırlıklı seçmen sağ görüşlü olsa da seçmenin “gerilimi azaltma” ve “normalleşme” mesajını doğru alan taraf, genel seçimi de kazananı olacaktır. 

Artık toparlayalım.

HDZ, şapkasını önüne koyup, aldığı mağlubiyeti iyi analiz ederek; bir karar vermeli. Yeniden merkeze mi, her şeye rağmen eski alışkanlığı olan aşırı sağa mı döneceğine karar vermeli. 

SDP ise seçim zaferinin sarhoşluğundan bir an önce kurtulup, yaklaşan genel seçimler için yeni kararlar almalı. Genel seçime, cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi, küçük sosyalist-ve liberal partilerle mi gidecek? Yoksa, risk alıp, yarışa tek başına mı girecek? 

Tüm bunları ilerleyen günlerde, hep birlikte göreceğiz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Reis’e helal olsun

Vay be Reis’e bir kere daha hayranlığım arttı. Hırvatlar bilem onu ve Türkiye konuşuyor. Helal olsun.
  • Yanıtla

Anti-Emperyalist

Kanını akıttığın halkların gözyaşlarında boğul Amerika.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23