Bu zulmü durdurun!

09 Ocak 2019 Çarşamba

Sınırlarımız Edirne’den başlayıp Iğdır’da; Sinop’tan başlayıp Hatay’da bitiyor olabilir. Ama mesuliyet sahamız Bosna’dan Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Arakan’a uzanan geniş bir coğrafyayı kapsıyor.

Sadece Türkiye Cumhuriyeti sakinlerini ve bu sakinlerin haklarını değil; dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanları korumak ve kollamak mecburiyetindeyiz.

Nurettin Topçu, “Mesuliyet, imana dayanan bir duygudur” diyor. Biz de şunu: Mesuliyet kalpten ve vicdandan doğar, beslenir. Mesuliyeti olan, vicdanı olandır.

Sözlerimiz, mesuliyet sahiplerine. En ufak bir mesuliyet hissi duymayanlar, yazımızın, kapsama alanına dâhil değiller. Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya, yaşamaya devam edebilirler. 

Biz, yazımıza, mesuliyet duyanlarla, devam edelim.

İslam tarihinin, en kanlı ve karanlık dönemlerinden birinde yaşıyoruz. Müslümanlar hiç bu kadar dağınık ve hiç bu kadar zor durumda olmamıştı.

Hıristiyanlar, Yahudiler ve Budistler, artık kendi aralarında savaşmıyor; birleşip İslam dünyasına saldırıyorlar. Bir yandan İslam beldelerini işgal ediyor, bir yandan kendi içlerindeki Müslümanlardan kurtulmaya çalışıyorlar. 

Dahası var: Topraklarını, canlarını, haysiyet ve namuslarını korumak isteyen Müslümanlara “terörist” etiketi yapıştırıyorlar. Böylece haksızlık kapısı ardına kadar açılıyor.

İşin acı tarafı: Batılılar, işledikleri suçlar için hiçbir bedel ödemiyorlar. Yaptıkları yanlarına kâr kalıyor. Çünkü mazlumların hakkını, hukukunu ve canını koruyacak yapılar henüz vücut bulmadı. 

Ömrümüz Filistin, Afganistan, Bosna, Irak ve Suriye’deki işgallere ve zulümlere şahitlik etmekle geçti, geçiyor. Her biri kanayan yanımız, yaramız. 

Acımızın ve acizliğimizin yüzölçümü her geçen gün biraz daha artıyor. Bu kadar yıkım ve kıyım yetmezmiş gibi, Arakan ve Doğu Türkistan’da da benzer sahneler yaşatılıyor.

Budist çeteler, Arakanlı Müslümanlara ve onların yaşadıkları köylere saldırıyor. Barış ödüllü katiller, canları yakıyor, evleri yıkıyor, namusları kirletiyor ve hayatları söndürüyorlar. 

Savaş olur, insanlar ölür. Bu, öyle değil. Arakan’da yaşanan başka bir şey: Soykırım. 

Vahşetin görüntülerine bakmak mümkün değil. Bunlar, dili, dini ve rengi ne olursa olsun, insanın insana yapamayacağı şeyler.

Bir kez daha Nurettin Topçu’ya kulak verelim: “Merhametin olmadığı yerde, insan da yoktur.” 

Sahi, var mı?..

Şurası kesin: İnsafı olmayanların, yaptıklarının izahı da olamaz. Arakan’dan gelen haberler ve görüntüler, sadece son dönemi değil, o topraklarda yıllardır yaşananları özetliyor: Kötü niyet, kem hareket. 

Dert bir değil, iki değil. 

Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri, yıllardır, bizim dinlemeye tahammül edemediğimiz zorbalıkları ve bakmaya cesaret edemediğimiz zulümleri yaşıyorlar. 

Nereden başlamalı, nasıl anlatmalı? Belki, şuradan…

1993’ten beri, eğitim dili Çince. Oruç tutmak, “sağlığı bozduğundan”, yasak. 

2008 yılından bu yana, mescid ve camilere gitmek yasak. “Selamünaleyküm” demek, dini nikâh yapmak ve çocuğuna Türk ve Müslüman ismi vermek de…

Evlenmek istediğiniz kişiye bile, komünist rejim karar veriyor. Müslüman kızlar, Çinli erkeler ile evlendiriliyor. Müslüman Uygur Türkleri, Çinliler ile aynı evde yaşamaya mecbur ediliyor.

Tanıdık bir yasak daha: Başörtüsü. Tek bir farkla: Sadece kamusal alanlarda ya da sokakta değil, evde de yasak. 

Ay yıldızlı bayrak ya da bu figürlere sahip herhangi bir kumaş parçası taşımak, hapis cezasını göze almak anlamına geliyor.

Müslüman Uygur Türklerine yönelik insanlık dışı politikalar, bu kadarı ile sınır değil. Her geçen gün, yeni bir yasak ve zulüm ekleniyor.

Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz, 2017 yılından itibaren, toplama kamplarına götürülüyor. Çin yönetimi, süresi belirsiz, bu zulme “vatanseverlik eğitimi” diyor.

Bu “eğitimi” öyle önemsiyorlar ki, telefon ve e-posta gibi iletişim araçlarını yasakladılar. 

Komünist rejim, “sanat eğitimine” çok büyük önem veriyor. Meydanlarda, toplu halde karma dans ettirip, Çin Komünist Partisi’ni öven marşlar söylettiriliyor. 

Çin’in asıl talebi şu: Müslüman Uygur Türkeri’nin, İslam’dan vazgeçmesi ve Allah’ı inkâr etmeleri.

Uzun sözün kısası: Doğu Türkistan’da söz biteli çok oldu. Eylem de yok. Çin zulmüne karşı, ağıt yakmak ve dua etmekten başka bir şey yapamıyoruz. 

“Bu zulmü durdurun!” haykırışları, Çin seddine çarpıp, geri dönüyor. 

Tek tesellimiz: Duanın önünde hiçbir şey duramaz. Allah, bütün dertlerden daha büyüktür.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Hasan FehmiHasan Fehmi4 ay önce
    Sesimizi duyup yaptığınız çağrı için Allah razı olsun. Türkiye Doğu Türkistan'a sahip çıksın lütfen.
  • Oku mayınOku mayın4 ay önce
    Hangi zulumden bahsediyorsunuz . Daha ülkemizdeki Sokak dostlarınız insan parçalıyor o bile Ahmet Kural şarkıcı Sıla olayı kadar rağbet görmedi. Köpeklerin insan parçalanmasını şöylemi haber yapmak lazım , Artist köpek şarkıcı vatandaşı parçaladı. Yahu kendi vatandaşına ilgi göstermeyen korumak için bile köpeklere müdahale edemeyen bir millet. Ülke dışındaki köpeklere nasıl müdahale eder.
  • LeventLevent4 ay önce
    Sayin Ayhan bey, bu yaziyi mail olarak Devlet Bahceliye yollayin, sözde milliyetciye.Baskana yollamaniza gerek yok, o zaten gelen Uygurlari Kizilcahamamda durdurtup geri yolladi.
  • HarunHarun4 ay önce
    Pişmiş aşa su katma! Çin’le aramız iyiyken bunları ortaya koyarsan AKP çok kızar. Bak MHP’nin bile sesi çıkmıyor.
  • nostaljinostalji4 ay önce
    Çinde zulum olduğu fikri bir ABD propagandasıdır. Yok öyle bir şey. diğer yandan sınırlarımız edirne de başlayıp Kars ta sona erer. Çİn e savaş açmak isteyenler gidip savaşabilirler.bu onların sorunu. Mesuliyet falan da bir hikayeden ibarettir.
  • engineerengineer4 ay önce
    çinlilerle bor-karbür tesisi ortak yatırımının temeli atılıyor, teknoloji transferi şartı var, yüksek katmadeğerli işlenmiş bor üretilecek, geçen sene bor madeni ihracından 4 milyar dolar gelmiş.
  • engineerengineer4 ay önce
    Ömür Genç, baban canına rahmet, Allah senden razı olsun, sayılarınızı artırsın, ab uyum yasalarıyla ülkemizi ve milletimizi tarumar edenler ,Allah cc nün adaletinden kaçamazlar.
  • burakburak4 ay önce
    Yalnız dikkat edin bu aralar Uygur Türklerini savununca CİA cı ve Amerikancı oluyorsunuz Perikçek ve ekibi tarafından
  • Saim KarabeySaim Karabey4 ay önce
    hele önce türkiyedeki zulme ses çıkarmayanlar dışarıya nasıl çıkaracak ?
  • Kunta Kürde Kunta Kürde 4 ay önce
    Ey Türk milleti : bu müslüman katli! Bak Suriye ne oldu ? Mendakka dukkkaaa eyyyy Esed!!! Dedi ve kapılarımız suriyelilere açık dedi adamın ülkesini tarumar etti ! ..
  • emiremir4 ay önce
    ... SEN ONCE SURIYE SINIRINI KORUMAYI TAVSIYE ET ...
  • Rasim DUMANRasim DUMAN4 ay önce
    Evet, dua ediyoruz. Cenâb-ı ALLAH (C.C.) dünyanın neresinde zulme, katiâma, tecâvüze, ahlâksızlığa, alçaklığa, tâhkîr ve istiskale uğrayan müslüman var ise, hepsinin yardımcısı olsun ve onları şu içine düştükleri acılardan, sıkıntılardan kurtarsın inşallah. Bunlar hep, ortada "ilder İslâm Ülkesi" bulunmamasından kaynaklanıyor. İnşallah TÜRKİYE bunu başaracak.
  • Ömer GençÖmer Genç4 ay önce
    Bu ülkede Ayet inkarcisi ilahiyat prof larına dur demeyen.Peygamber Efendimize SAV hakaret edene birşey yapmayanlar oralara ne yapabilir ki...
  • dahilekdahilek4 ay önce
    maalesef 2009 a kadar bizde de aynı şeyler vardı. sadece şapka giymedin diye asılanların sayısı milyonlarla ifade dliyor, camiler ahır yapılmış medrese cami tekke ve ve zaviyeler türbeler kapatılmış kuranı unutturma için harf ve dil değiştirilmişti. kuran öğrenmek ve öğretmek yasaktı sonuç iple sonuçlanıyordu. asıla asılahoca ve bilgin kalmamıştı. ama biz çözümü yanlış adreste arıyoruz. bütün bunların başımıza gelme sebebi rabbimize verdiğimiz söü tutmamamız. yani kelimei şehadetle islama girme yemini yapıp emirlerine uyma ahdi veriyoruz. ama maalesef ne kadar emir varsa çiğneyip ne kadar yasak varsa işliyoruz. allahda dualarımız kabul etmeyip başımıza zalimleri musallat ediyor. bunun için top yekün düzelmede şart değil küçükte olsa düzelmiş bir gurup olması gerekiyor. ama ne hazin ki içizde görev yapan yüzbinlerce lawranc ler hayin naumlar, gürzonlar var bunlar el kaideişid hizbullah gibi çalışıyor. susurluk raporuna 58 kişinin ismi yazılıydı bunlardan sadece birisi fetoysu diğerleri açıklanmadı şıh mıh önder hoca kılığında zehirlerini kusamyadevam ediyorlar. insanlar putlaştırılıp ruhbanlık ihdas edildi. allah ve rasulu şöyle diyor yok, falan söyle diyor var. allah için değill şıh mıh hoca için deniliyor. diyanet zaten yıllarca dini asimile etmek yozlaştırmak için vardı. sonuç bu. biz ne zamna bunların oyunlarını bozup, kendimize gelip, insanları putlaştırmaktan vaz geçip allah ve resulüna bağlanıp islamı yaşarsak o gün allhın izniyle bunlar biter.
  • İsmail Kahramanİsmail Kahraman4 ay önce
    Dünya kan gölüne dönmüş. Akan kan hep Müslümanların. Müslümanlar bile Allahı Ekber diyer diyerek Müslümanları kesiyor. Ahir zaman dedikleri bu galiba.
  • Sahsi degil, genele ithaftir.Sahsi degil, genele ithaftir.4 ay önce
    Uygur'da 40-50 yas ve altinda dogustan kolsuz bacaksiz burunsuz kulaksiz bir suru insan var biliyormusun? Hayir. Sebebini bilyormusun? Hayir. Sebep; Cin'in nukleerle, kimyasalla Uygur topragini suyunu zehirlemesi sonucu. Yani Uygurdaki zulum, soykirim dun, bugun baslamis degil. Bati'dan her dayatilana gonullu vokallik yapmayin. siparis uzerine haber, yazi yazmayin. Kalkin gidin yerinde gorun, arastirin oyle yazin. Birilerinin sahte algi operasyonuna gonullu amele olmayin. Milletin kafasini bulandirmayin! Uygurdaki zulum tabiki dile getirilmeli ama birilerinin dayatmasi ile degil, bizat gidip yerinde goreceksiniz, kendiniz olacaksiniz, kendi bildiginizi yazacaksaniz. Sayin yazar bu dediklerimi sahsi algilama lutfen, bir sen degil butun Turk medyasi ayni seyi yapiyor ve ondan sonrada, "biz neden boyleyiz" diye sizlaniyoruz.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer4 ay önce
    Son..cümleniz..umudumuzu..taze..tutuyor..Allah(cc)..tüm..müslümanların..yardımcısı..olsun..

Günün Özeti