--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

YSK’daki 4 YARSAV üyesini biliyor muydunuz?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandumda 1 milyon 380 bin farkın faturasını, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine kesti..

“Hırsız” dedi..

“Çete” dedi.

“Ahlak yoksunu” dedi..

Dedi ha dedi..

YSK toplandı..

Kemal Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu..

Özellikle de şu ifadeleri belirterek, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin eleştiri sınırlarını aştığını belirtti.

“Oylar sandıkta değil, YSK’da çalınmış.”

“Hırsızlığın adresi başka bir yer olmuş.”

“Hakimlerin siyasal görüşleri olabilir ama vicdanı, ahlakı olmayan bir hakim olmaz diye düşündük.”

“Bu kadar saygısız bir grubun, YSK’da kümelendiğini hiç düşünemedik.”

“Ağır konuştuğumu biliyorum, bu ağır konuşmayı onların hak ettiğini de çok iyi biliyorum.”

“Siyasi otoritenin önünde eğilen ve talimatla hareket eden kişiye hakim denmez, onlar olsa olsa toplumun en zavallı kişileridir.”

Şimdi bu noktada durup, bir nefeslenelim..

Bu ölçüsüz hakaretler karşısında YSK üyelerini yakından tanımayan vatandaş ne düşünür?

Kamuoyunda algı nasıl oluşur?

Muhalif medyanın sürekli pompaladığı, “Tek adam diktatörlüğü”, “AK Parti yargıda dahi kadrolaştı”, “AK Parti, yargıya binlerce hakim savcıyı kendi partililerinden aldı” propagandaları dikkate alındığında, sıradan vatandaş üzerinde hangi kanaat hakim olur?

“Vay canına ya.. YSK’ya AK Parti çizgisinden üyeler doldurulmuş.. CHP Genel Başkanı, bu kadar ağır konuştuğuna göre, bu kadar açıktan hakaret ettiğine göre, muhatapları da AK Partili olmalı.”

AK Partililer bile, oluşturulan algı sonucunda, böyle düşünmeye başlamışlardır..

Peki gerçek böyle mi?

Sıralayacağım isimler dışındaki üyelerin AK Parti çizgisinde oldukları anlamına gelmemek üzere..

Üyelerden dört tanesinin durumunu somut olarak size aktarayım..

CHP’nin YSK üyelerine öynelik suçlamalarının içinin ne kadar boş olduğunu, siz de görün..

Ergenekon sürecinde..

AK Parti’nin kapatılması davası açılması öncesi ve sonrasında..

Başörtü yasağının kaldırılması tartışmalarında..

AK Parti çizgisinden bir ismin cumhurbaşkanı seçilmesi sürecini engelleme operasyonlarında..

CHP çizgisindeki tavrını net olarak ortaya koyan bir dernek var.

Hakim ve savcıların kurduğu ve üye oldukları bir dernek..

Başkanlığını, ilk yıllarında Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun yaptığı.

Sonraki başkanı Emine Ülker Tarhan’ın, zaten CHP’den milletvekili seçildiği..

CHP çizgisinde bir yapı olduğunu herkesin kabul ettiği bir hakim-savcı derneği..

“Yüksek Seçim Kurulu’nun üyeleri arasında, bu dernekle irtibatı olan var mı” diye merak ettim..

Bir de baktım ki..

Ohoooo!

Hem de kaç tane..

Buyrun sıralayalım..

Yüksek Seçim Kurulu’nun 11 üyesinden birisi olan Yunus Aykın, CHP çizgisindeki YARSAV’da, 203 numaralı üye imiş..

11 hakim ve savcı içinden, o tarihlerde 1800 kadar üyesi bulunan YARSAV’ın ilk üyelerinden birisi Yunus Bey imiş, anlaşılan..

Devam ediyoruz, araştırmaya..

YSK’nın üyelerinden Erhan Çiftçi de, YARSAV’ın 209 numaralı üyesi..

Oh ne âlâ..

Devam ediyoruz, sorgulamaya..

YSK’nın Yargıtay’dan gelen üyelerinden Zeynep Nilgün Hacımahmutoğlu da, YARSAV’ın 648 numaralı üyesi..

Kaç oldu?

11 üyede, 3 tanesi CHP çizgisindeki YARSAV’ın üyesi..

Ama sayı bununla da bitmiyor..

Gazetemiz sorumlu müdürünü, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi iken, sorgusuz sualsiz mahkum eden bir de Kürşat Hamurcu var.

Hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nun şikayeti üzerine..

Düşünebiliyor musunuz..

Bir basın mensubunu..

Bir siyasi partinin genel başkanı şikayet ediyor..

Bir hakim de, daha ifadesini bile doğru dürüst almadan..

Basın mensubunu mahkum ediyor..

O kadar, Akit çizgisine muhalif.

O kadar, CHP çizgisine sempati ile yaklaşan bir hakim..

Kürşat Bey hakkındaki bilgiler bununla da sınırlı değil..

Eşi Şahizer Hamurcu da hakim.. Ve o da, YARSAV’ın üyesi..

Hem de ilk 100 isim arasında..

73 numaralı YARSAV üyesi..

Kürşat Bey benim baktığım YARSAV üyeleri arasında görünmüyor ama..

Bu, o tarihlerde Adalet Bakanlığı merkez teşkilatında çalıştığı için, “Ayıp olur” endişesinden kaynaklanmış olabilir..

Öyle ya..

Hem AK Partili bir adalet bakanının görev yaptığı binada, merkez teşkilatta görev yapacaksın. Hem de AK Parti’ye bayrak açmış bir YARSAV’a üye olacaksın..

Bunu ağır bulmuş olabilir Kürşat Bey.

Onun için de, eşine ilk 100 isim arasında yer alacak şekilde üyeliği yaptırmış, ama kendisi kenarda kalmış olabilir..

Şimdi gelelim sadede..

11 kişilik Yüksek Seçim Kurulu üyelerinden 4’ü (birisi eşten dolayı) YARSAV üyesi çıkıyor..

“Mühürsüz oylar geçerliydi-değildi” kararında muhalif kalan Cengiz Topaktaş’ı da çıkartırsanız.. 10 üye “Mühürsüz oy, hile iddiası yok ise, geçerlidir” demişler..

Sonuç?

10 üyeden 4’ü, kesin CHP çizgisindeki YARSAV üyeleri oldukları halde, CHP’nin talebini saçma bulmuş, reddetmişler..

Diğer üyelerin, AK Parti çizgisinde olduklarını söylemiyorum..

Olduklarını veya olmadıklarını da bilmiyorum..

Ama düşünün..

11 kişiden 1’i zaten kullandığı oy ile, AK Parti’ye muhalif olduğunu açıkça deklare etmiş..

4 üye ise, “Hukuk böyle emrediyor” diyerek, AK Partiye sempati ile bakmadıkları kesin olarak bilindiği halde, CHP’nin talebine ret oyu kullanmışlar..

Ve CHP, bu dört üyenin de dahil olduğu 10 üyeyi şimdi savcılığa şikayet ediyor..

Yanarım yanarım da..

15 yıllık iktidarında, YSK’da bile, 4 tane muhalif çizgiden üyeyi bulunduracak kadar (diğer 6 üyenin çizgisini de tam olarak bilemiyoruz) demokrat olan AK Parti’nin adının “Diktatör”e çıkmasına yanarım..

Yanarım yanarım..

4 YARSAV üyesinin, Kemal Kılıçdaroğlu’na kendilerini tanıtıp, “Sen kime o hakaretleri ediyorsun” diyememelerine yanarım...

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle