Vay M. Kemal düşmanları vay! 19 Mayıs ile ilgili tek haber koymamışlar!
Vay Atatürk düşmanları vay..
19 Mayıs törenleri ile ilgili tek haber yapmamak için..
Tek fotoğraf yayınlamamak için..
Dün gazeteyi bomboş çıkartmışlar..
Sözcü gazetesinden bahsediyorum.
Dün elime aldım.
19 Mayıs’ta, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasının yıldönümü törenleri ile ilgili haberleri okumak için..
Birinci sayfaya bakıyorum, tek haber yok..
İkinci sayfa.. Üçüncü sayfa.. Derken son sayfaya geliyorum..
Tek bir haber yok..
Tek bir fotoğraf yok..
Bunların yazarları Emin Çölaşan, iki gün önce şöyle yazıyordu: “Bu iktidarın ulusal bayramlarımıza karşı inanılmaz bir alerjisi var. Ne zaman bir ulusal bayram geliyor olsa önce katılımlara yasak getiriyorlar.”
İktidarı suçladılar ama..
Kendileri törenlerden tek bir haber, tek bir fotoğraf kullanmadılar..
Sizi gidi Atatürk düşmanları, sizi..
19 Mayıs törenlerinden tek haber vermezsiniz ha!
Suçüstü oldunuz işte..
•
Aslına bakarsanız..
Mustafa Kemal’ın Samsun’a çıkışı ile ilgili olarak da..
19 Mayıs törenleri ile ilgili olarak da..
Başka konularda da..
Sözcü gazetesinde tek bir haber yok..
Tüm sayfaları boş çıkmış..
Niye?
Sözcü gazetesinin patronuna önceki gün savcılık soruşturması sonucu olarak, polis operasyonu yapılmış...
Onu protesto ediyorlarmış!
Onların derdi savcılık soruşturmasını protesto da..
Biz ise “Oh be.. Bir günlüğüne de olsa, dindar insanlar rahat etti..” noktasındayız...
Sözcü’ye o operasyon olmasaydı.
Onlar da protesto amaçlı olarak tüm sayfalarını boş çıkarmasaydılar..
Sayfalarında ne haberleri okuyacaktık?
“Denizli’deki kreşte, küçük çocuklara Kuran öğretiliyor!..”
Veya..
“Diyarbakır’daki ev okulunda, küçük çocuklara namaz nasıl kılınır dersi veriliyor!”
Veya..
“Üniversitede namaz molası!”
Hiçbir şey bulamıyorlarsa..
“Beştepe’deki camide, öğle namazını imam yerine, müezzin kıldırdı!” türünden “kıl oldum abi” mealinde bir haber..
Bir günlüğüne de olsa..
Bu tür kafa bozucu haberlerden uzak olduk..
“Elhamdülillah” diyelim..
•
Sözcü’nün internet sitesinde, aslında “doğru haber” olmamasını “boş” olarak yorumlayacak olursak, her zamanki gibi “boş olan gazete”nin, bu sefer niye mürekkep harcamayarak boş çıktığının haberi şöyle yapılmış:
“Sözcü, bugün 19 Mayıs Basın Özgürlüğü özel sayısıyla okurlarının karşısına çıktı. Ve ‘Sözcü’süz Türk basının ne anlama geldiğini ortaya koydu... İşte; Emin Çölaşansız, Yılmaz Özdilsiz, Uğur Dündarsız, Bekir Coşkunsuz, Saygı Öztürksüz, kısacası ‘boş’ bir gazete ve yazarsız Türk basınının ibretlik örneği...”
Dersiniz ki, “Sözcü’nün yalanları olmasa..
Türkiye’de hayat duracak..
Emin Çölaşan’ın palavraları olmasa..
İnsanlar yemeden içmeden kesilecek..”
Sözcü’nün bir günlüğüne de olsa, yalan ve iftiralarına ara vermesi..
İnsanları bayram ettirdi, farkında değiller..
Bugün zaten, o yazarların hepsi “Fitne fesatta nerede kalmıştık” diyerek, bir şeyler yazacak..
Ama benim nazarımda..
Dünkü nüsha daha değerli olacak..
Çünkü içinde hakaret olmayan..
Yalan olmayan..
İftira olmayan..
FETÖ propagandası olmayan..
PKK reklamı yapılmayan nüsha olarak, dünkü Sözcü gazetesi nüshası, arşivimde saklı kalacak.
Bugün ise..
İsmi geçen yazarların köşelerinden..
Ya dindar bir insana yapılan hakareti..
Ya FETÖ’cü birisinin “yaşadığı mağduriyet” adı altında yapılan örgüt propagandasını..
Ya da..
Sırf AK Parti hükümetine vurmak için..
PKK lehine yapılan güzellemeleri okuyacağız..
•
20 sayfalık bomboş bir gazetedeki kağıt israfı bir kenara..
Konunun bir de Basın İlan Kurumu’nu ilgilendiren yanı var..
Bir tarihte, Sözcü gazetesinin birinci sayfasından yazdığı yalana cevap verirken, arşiv sayfamızda “Çüüşşş” demiştik diye..
Sözcü gazetesinin patronunun şikayeti üzerine..
Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu, gazetemizden, “10 gün içinde verilmek üzere, yazılı savunma” istemişti..
Savunmamızı vermiştik.
“Yalan yazdılar.. Yalanın ağırlığına dikkat çekmek için o kelimeyi kullandık” dedik.
Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu, “Neye dikkat çekmek istediğiniz bizi ilgilendirmez.. Resmi ilanınızın kesilmesine” dedi..
Kesti..
Şimdi acaba aynı Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu..
Veya genel müdürlük yetkilileri..
Re’sen harekete geçip..
“Resmi ilan alan gazeteler, her nüshalarında asgari şu kadar haber yayınlamak zorundadırlar. Sözcü gazetesi ise, boş olarak çıkmıştır. Protesto, mrotesto bizi ilgilendirmez. Biz işimize bakarız. Sözcü gazetesinin resmi ilanlarının kesilmesine” şeklinde bir karar alır mı?
Devamında..
“Resmi ilanların gününde yayınlanması gerekir.. Sizin savcılıkla laf yarışınız, resmi ilanların yayınlanmamasına gerekçe olamaz.. Yayınlanmayan resmi ilanlar sebebi ile, bundan sonraki günlerde yayınlanacak resmi ilanların da kesilmesine” der mi?
Bekleyip göreceğiz..
•
Aslında Basın İlan Kurumu geçtiğimiz yıl bir yönetmelik değişikliğine gitmişti..
Terörle iltisaklı gazetelerde, bazı şartlar altında resmi ilanların kesilmesi öngörülüyordu..
Düşünsenize..
FETÖ, Türkiye’de darbeye teşebbüs edecek..
249 insanımız şehit olacak..
Böyle bir örgütün yapabileceği hainlikler, devlet yetkilileri tarafından ısrarla dile getirilecek..
Ama Sözcü gazetesi..
FETÖ’nün en önemli isimlerinden biri olan savcı Zekeriya Öz’ün sözlerini, tam sayfa olarak, manşetten yayınlayacak..
Bu arada devletten de resmi ilanları alıp, “Ohhh. Daha gelsin, daha gelsin” diyecek..
“Devlet parası ile hükümeti devirmek için yayın yapmak çok güzel” diyecek..
Var mı böyle bir dünya?
Olmamalı ama..
Danıştay 10. Dairesi, “Böyle bir dünya olmalı” dedi.
Ve yönetmeliğin yürütmesini durdurdu..
10 aydır, dosya hakkında kararını ise vermedi..
Şimdi aynı Danıştay dairesi, acaba davanın esası hakkında ne karar verecek?
Yakında göreceğiz..
Eğer yönetmelik değişikliği iptal edilmezse..
Sözcü’nün resmi ilanları, zaten kesilmiş olacak..
En azından bundan sonrası için..
“Devlet parası ile, hükümete küfretme”nin yolları kapanmış olacak.







