Türkiye’de birisi % 23 ile cumhurbaşkanı olsa!..
CHP kafası, Fransa’da politika yapıyor olsaydı.
Fransa’daki cumhurbaşkanı seçimlerine, CHP kafasından birileri de katılıyor olsaydı..
Veya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Fransa’daki cumhurbaşkanı seçimlerini yorumlasaydı..
Ne derdi?
Fransa’da iki turlu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, birinci tur sonuçları hakkında neler söylerdi?
Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde birinci tur tamamlanmış, hiçbir aday % 50 oranına ulaşamamış.
Adayların oy oranları hayli ilginç.
Birinci çıkan Macron % 23.72 almış. İkinci sıradaki Marine Le Pen ise % 21,90..
Biz “Hiçbir aday, % 50 oranına ulaşamamış” diyoruz ama..
Aslında “Ulaşamamış” ifadesi bile abartılı..
Bu sonuçlara “Ulaşamamış” değil, “Yaklaşamamış bile” demek gerekir..
Şimdi en fazla oy oranına ulaşan iki aday, ikinci turda yarışacak.
Ve ikisinden birisi, geçerli oyların yarıdan bir fazlasını alarak, cumhurbaşkanı olacak..
Eeee?
E’si şu: Fransa’da, 7 Mayıs’ta kim cumhurbaşkanı seçilmiş olacak?
Ya % 23’lük Macron..
Ya da % 21’lik Marine Le Pen..
Bu tablo karşısında, Kemal Abi’ye verelim mikrofonu..
O yorumlasın, bu tabloyu.. (Macron’un cumhurbaşkanı seçildiğini varsayalım. Marine Le Pen seçilirse, oranı da % 21’e indirmek gerekir..)
“% 23 ile cumhurbaşkanı olunmaz..”
Bu giriş cümlesi olur..
Sonra devam eder salvolara..
“Birinci turda sadece % 23.70 oy almıştı. Kendi oyları sadece bu kadar. İkinci turda aldığı oylar, zorunlu olarak kendisine verilmiştir. Dolayısı ile, aslında halkın % 77’sinin karşı olduğu bir kişi cumhurbaşkanı koltuğuna oturuyor.. Böyle bir tabloya sessiz kalmamız beklenemez.”
Ve sonrasında gittikçe artan.. Şiddeti yükselen daha nice söylemler..
Yanlış anlaşılmasın..
Demokrasinin avukatlığını yapacak değilim.
Her şeyi, oy oranı ile izah eden beşeri sistemin sözcülüğünü yapacak değilim..
Dolayısıyla, tabii ki o söylem, tümü ile yanlış, gerçeklerle hiç ilgisi yok denilemez.
Ama yapılacak bir şey yok..
Demokrasi dediğiniz şey, işte böyle bir şey..
Yapacağınız başka ne var ki?
Ya o seçilecek ya da diğeri..
Biri seçildiğinde, ona oy vermeyen herkesi tek çatı altında toplayıp, kısır tartışmalarla nereye varabilirsiniz ki?
Kaldı ki..
Bu veya şunun seçim kazanması, dünyanın sonu değil..
% 23 ile seçilen kişi, başarılı hizmetlerde bulunursa, yeniden seçilir.
Başarılı icraat yapamazsa, boyunun ölçüsünü almış olur..
Fransa’daki seçim sonuçlarını, Türkiye’ye uyarlarsak..
AK Parti’nin ilk yıllarında, % 34 ile tek başına hükümet kurulduğunda..
Bugün Kemal Abi’nin bulunduğu koltukta oturan Deniz Amca, ne diyordu?
“YÖK’e dokunamazsın. Başörtüyü serbest bırakamazsın. Katsayıyı kaldıramazsın.. Oyun ne ki senin? Senin karşında % 66 var!”
Sonraki seçimlerde, AK Parti’ye karşı olan blokun oy oranı % 51’e indi..
Ama “Yapamazsın.. Kaldıramazsın” söylemi değişmedi..
Bugünkü aktüel anayasa değişikliğine konuyu uyarlarsak..
Şimdi de Kemal Abi aynı kafada..
“Anayasa değişikliğine ‘evet’ oyları % 51.6 çıktı ama.. Bunun karşısında bir de % 48,4 oranında ‘hayır’ diyen kesim var.. Bu kitlenin görmezden gelinmesi mümkün değildir..”
Ne yapalım o zaman?
Yatıp uyuyalım mı?
Halkın % 90’ının aynı yönde oy kullanmadığı her şeyi kenara bırakıp..
Hiçbir şey yapmayalım mı?
Tartışmamızı, tekrar Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerine dönerek sürdürürsek..
Fransa ne yapsın şimdi?
En fazla oy alan, % 23.70 diye..
Onun karşısında, % 76.3’lük bir kesim var diye..
Cumhurbaşkanı seçiminden vaz mı geçsin..
“En iyisi, eski cumhurbaşkanının, görevine devam etmesi” mi desinler?
•
İşin doğrusu..
İkinci turda da olsa..
% 50’den bir oy fazla alan CHP olsa..
Böyle bir oranı muhtemel görseler..
Kemal Abi kimseyi dinlemez..
Cumhurbaşkanlığı koltuğuna da oturur..
Anayasayı da tepeden aşağıya, kendi dayatmacı kafasına göre değiştirir..
Hiçkimseyi de dinlemez..
Tek turlu veya iki turlu hiçbir seçimde..
Kemal Abi başta olmak üzere, tüm CHP’liler başarılı olamayacaklarını bildikleri için..
Her şeye “istemezük” yaklaşımı gösteren bir politika izleyerek, ayak diretiyorlar..
Söylemlerinin, gerçek hayatta hiçbir karşılığı yok..
Aklın savunacağı bir şey midir, “Hayır” oylarının, % 48.4 çıkmasını, CHP’nin bir başarı gibi göstermesi..
O yüzde 48.4’ün içinde, PKK’nın uzantısı durumundaki HDP’lilerin oyları var..
MHP içindeki muhaliflerin oyları var..
Belki, AK Parti içindeki, bazı kıymet bilmezlerin oyları var..
FETÖ’cülerin oyları var..
Bunların hepsini, sadece CHP’nin oy oranı gibi göstermenin, haklı bir izahı olabilir mi?
Ama % 51.6 oranına baktığımızda..
Hemen herkes kabul ediyor ki..
Bu; AK Parti’nin, alnının teri ile hakettiği bir oy oranı..
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, zaten o oran yakalanmış..
Bu durumda CHP’nin yapması gereken..
İcraatları izleyip.. Eleştirilerini yaparak, eksiklerin tamamlanmasına katkı sağlamak..
“Yapamazsın, edemezsin.. Değiştiremezsin” diyerek sürekli sopa göstermek değil..
Bırakın, % 50’den fazla oy alanlar..
Hem de Fransa’daki gibi, ikinci turda değil..
Birinci turda % 50’den fazla oy alanlar, icraatlarını yapsınlar..
Başaramazlarsa, siz seçilirsiniz..
Siz iktidara gelirsiniz..
Siz de inanmıyorsunuz, değil mi?
Siz de “Biz bu kafa ile iktidar olamayız” diyorsunuz değil mi?
“Aramızda kalsın, ben de aynı fikirdeyim..”
Gerçekten sittin sene geçse..
CHP kafası, bu ülkede iktidara gelemez..







