Kölenin bile savunma hakkı vardır ama, başörtülünün yoktur!
Avukatlar Günü imiş.. Atlamışım..
Barolar Birliği, gazete reklamı ile hatırlattı..
“Avukatlar onurun umudu, umudun onuru oldular hep..” diye girmişler söze..
“Zulmün önünde eğilmediler. Tutuklanıp yargılandılar ama, vazgeçmediler mücadeleden” diye devam etmişler..
“Tutuklanmak”tan kasıtları nedir, bilmiyorum.
Büyük ihtimalle, FETÖ avukatlığını alenen yapamadıkları için..
Böyle üstü kapalı, muğlak cümlelerle yapmaya çalışıyorlar..
Pensilvanya’ya mesaj yolluyorlar: “Biz buradayız. Sizin arkanızdayız.”
Yoksa..
Hukuku meslek edinmiş insanların..
Tutuklanmış da olsalar..
Bunu ârizi bir durum olarak kabul edip, üstünü örtmeleri gerekmez mi?
•
“Hukuksuzluğun olduğu her yerde bir direniş ve direnişin bir yerinde de avukat oldu hep..” diye devam etmişler..
Ama bu cümleyi nasıl kurmuşlar, hangi yüzle bunu ifade etmişler, şaşırdım kaldım..
Bu Barolar Birliği ki..
Düne kadar, kadın avukatların başını örtmesine izin vermiyordu..
Başörtülü fotoğraf veren avukat adaylarına, ruhsat düzenlemiyordu..
“Danıştay kararı ile bu hak tanındıktan sonra, belki dirençleri kırılır” diye düşünmüştüm..
Hayır..
Dirençleri yine kırılmadı..
Para verip bastırdıkları reklamda, “Hukuksuzluğun olduğu her yerde direnişin sembolü” olarak kendilerini tanıtıyorlar ama..
Kendileri için utanç vesikası olan “Başörtü yasağının devam etmesi gerekir” dilekçelerinde, hukuksuzluğun değil, hukukun ortadan kaldırılması için direniş yaptıklarını haykırıyorlardı..
Çok değil, bir senelik olaydan bahsediyorum..
Kendileri ile aynı fakültelerden mezun olmuş.
Belki birçoğu, onların aldıkları not ortalamasından çok daha yüksek not ile üniversiteden mezun olmuş.
Ama bu despotların yasakçı kafası yüzünden..
Yıllardır avukatlık yapamayan başörtülü kadınlar..
AK Parti iktidarı sayesinde, daha yeni yeni, mesleklerini yapma imkanına kavuşmuşlarsa da..
“Avukatlar Günü” kutlamaya kalkan Barolar Birliği yönetimi, “Olmaz.. Kabul edemeyiz. Başörtülü avukat olamaz” diye, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na başvurmuştu..
Oradan da cevabını aldı, oturdu yerine..
Ama sicillerine, “yasakçı, despot, ayrımcı, zalim” sıfatları işlenmiş oldu..
Şimdi hiç utanmadan, “Romalılar, kölelerinden bile esirgemediler savunma hakkını” diye, para bastırıp, gazetelerde reklam yapıyorlar..
Romalıların kölelerine ne yaptıklarını anlatmaya kalkarsak..
Kaçacak, sığınacak delik ararsınız..
“Birisi bizi köle olarak görürse, ne halt yeriz” diye..
Ama bunların adetidir..
Ne kadar gavur varsa..
Hepsine aşıktırlar..
Bakınız, Romalılara aşık olmaları gibi..
Ne kadar Müslüman varsa..
Onlara da karşıdırlar..
Bakınız, baüşörtülülere avukatlık yaptırmamaları gibi..
Daha vahimini söyleyeyim..
Bu barolar birliği, başörtülülere ne yapıyordu biliyor musunuz?
Savunmalarını almaya gerek kalmaması için..
Ruhsat bile vermiyorlardı..
•
Barolar Birliği, Avukatlar Günü vesilesi ile, bir de broşür hazırlamış..
“Hizmetlerimiz” başlığı ile takdim etmişler..
“Bir bakayım, ‘Başörtü yasağının sürmesi için, Danıştay’a müracaat ettik. Ama başarılı olamadık’ türünden bir hizmet bilgilendirmesi var mı?” diye..
O kadar da utanmaz değillermiş..
Başörtü yasağı ile ilgili tek kelime yok, bültenlerinde..
Ama yine..
Gerçekten “hukukçu” olanların utanacakları bazı fiilleri sıralamaktan da geri durmamışlar..
Ne gibi?
“Atatürk’ün manevi hatırasına hakarette bulunan gazete hakkında suç duyurusunda bulunduk” diyorlar..
Vah ki ne vah..
Bunlar hukukçu olacak.
Bunlar avukat olacak..
Düşünce özgürlüğünün kısıtlanması için yaptıkları suç duyurusunu matah bir iş gibi takdim etmeleri bir yana..
“Hapse atın şu gazeteciyi” diye utanmadan yazdıkları dilekçeyi afişe etmeleri bir yana..
Bir de vahim hukuk skandalına imza atıyorlar..
Daha iddia aşamasındaki bir fiil için, “Hakarette bulunan” ifadesi kullanılıp kullanılmayacağını bilmiyor olmalılar ki..
Sonuçlanmamış davadaki eylemi, “Hakarette bulunan” olarak sunuyorlar..
Kendileri suç duyurusu yapmışlar.
Kendileri yargılamışlar.
Kendileri mahkum etmişler.
Ki, “Hakarette bulunan” diyorlar..
Başörtülü avukata engelleme..
Atatürk’ü eleştiren biri olursa, ona dava açılması için savcılığa başvurma..
Ne kafada oldukları, buradan belli..
•
Aynı “Hizmetlerimiz” bülteninde, bir de “Anayasa değişikliği teklifini 100 bin avukatın görüşüne sunduk” başlığı var.
100 bin avukatın görüşüne sunmuşlar ama..
Ne cevap almışlar belli değil..
Madem bir masraf yaptınız.
Bu harcamaları kamuya ödettirdiniz..
Bari sonuçlarını da açıklasanıza..
Kaç avukat sizin gibi “Hayır” diyor..
Kaç avukat, “Evet” diyor.
Gizlemeyin, açıklayın da, biz de bilelim..







