İçlerinde bir tane hukukçu yok ama, umarım kararları hukuki olur!
RTÜK nihayet bugün toplanıyor..
Cumartesi günü kanun hükmünde kararname Resmi Gazete’de yayınlanarak, yürürlüğe girmişti..
Evlilik programlarının içeriğine bakılmadan, format itibari ile kesinlikle yasaklandığı ilan edilmişti..
Rant büyük olduğu için..
İmhası hedeflenen kavram, toplumun temeli olduğu için..
Dört koldan algı operasyonu başlatıldı..
“Hangi anlama geldiği” konusundaki kasti çarpıtma tartışmaları yapıldı.
Bazı üyeler, gazetecilere açıklama yapıp, şahsi fikirlerini açıkladılar..
Şimdi RTÜK, “evlilik programları” diye isimlendirilen, anayasada “toplumun temeli” olarak gösterilen “aile”yi yıkma amaçlı bu programlar hakkında bugün toplanıp, bir karar verecek..
Kanuna uygun hareket edecekler ise..
Verilecek karar belli..
O programları yayınlayan televizyon kanallarının sahibi olan şirketlere..
Program içinde “kim ne demiş”, “kim ne sululuk yapmış”, “kim argo ifade kullanmış”, “kim insanlık onuru ile çelişkili sözler sarfetmiş”, “kim kadınları incitmiş” tartışmalarının ayrıntılarına hiç girmeden..
Eğer bu konularda da “yayın ilkeleri”ne aykırılıklar varsa..
Onları ayrıca cezalandırma yetkisini saklı tutarak..
Sadece ve sadece, ben “Evlilik programı” diyeyim..
Konuyu çarpıtmak isteyenler, kıllık olması için “İzdivaç programı” desinler..
Kanun hükmünde kararnamede adı “arkadaş bulma” olsun..
Hepsi aynı kapıya çıkan bu program formatının...
Sırf yayına girmesini gerekçe göstererek..
Yani, ilgili televizyon kanalının yayın akışını gösteren tanıtım bültenine konulduğu için..
O saatte televizyonunu bir saniyeliğine de olsa açan kişi, o malum programı ekranda gördüğü için..
Başka hiçbir konuyu araştırmadan, o kanalın önceki ay reklam gelirlerinin yüzde 2’isinden yüzde 5’ine kadar olmak üzere cezayı basacaklar.
Hem kamuya bir para gelsin.
Hem de, yasağa aykırı davrananın yaptığı yanına kar kalmasın..
Pazartesi yayınlandığı için her birine ayrı ayrı bir ceza.
Salı günü yayınlandığı için her birine ayrı ayrı ikinci ceza..
Dünkü yayınlananlar için, yine ayrı ayrı ceza..
Verilmesi gerekir..
Dahasını söyleyeyim..
Kanun hükmünde kararnamede, bu programların yasaklandığı açıkça beyan edildiğinden.
Bu kanallarda, o programlarla ilgili tanıtım amaçlı gösterimleri için de, ayrı ayrı ceza verilmeli..
Kanun hükmünde kararname, “Böyle bir program yayınlanamaz” diyor.
Sen “böyle bir program yayınlayacağı”nı ilan ediyorsun..
Madem ilan ediyorsun, al sana ceza..
Yayınlama ayrı ceza..
Tanıtımı ayrı ceza..
Sonrasında bakalım, kanunda yazılanın aksine, bir daha böyle rezilliklere imza atabiliyorlar mı?
Medya gücüne güvenip, Bakanlar Kurulu’na posta koyacak türden başkaldırılara imza atabiliyorlar mı?
•
“Bugün toplanacak olan Üst Kurul’da kimler var?” diye merak ettim..
Konu büyük oranda hukuki..
“Acaba içlerinde kaç tane hukukçu var” diye bakayım dedim..
Kurul’un Başkanı İlhan Yerlikaya, tarihçi ve iletişimci bir bilim adamı.. AK Parti kontenjanından seçilmiş..
MHP kontenjanından seçilen Başkanvekili Esat Çıplak da iletişimci..
CHP kontenjanından seçilen İsmet Demirdöğen de iletişimci..
CHP kontenjanından seçilen diğer üye Süleyman Demirkan, Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan..
AK Parti kontenjanından seçilen Hamit Ersoy, uluslararası ilişkiler konusunda akademik ünvanı da bulunan bir isim..
MHP kontenjanından seçilen Arif Fırtına, turizm işletmeciliği bölümünden mezun..
HDP kontenjanından seçilen Ersin Öngel, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun..
AK Parti kontenjanından seçilen Nurullah Öztürk, kamu yönetimi mezunu..
AK Parti kontenjanından seçilen son üye Taha Yücel, elektrik-elektronik mühendisliği mezunu..
Tamam, eyvallah.. İtiraz etmiyorum..
Bu bölümlerden de üst kurulda isimler olmalı..
Ama içlerinde bir tane dahi hukukçunun olmaması..
Bana garip geldi..
Şimdi hukuk müşavirliğinden gelen rapora bağlı kalacak olurlarsa..
Oradaki hukukçular da..
Diplomalarına güvenip..
“Nasıl olsa kurulda hukukçu yok.. Yuttururuz” diyerek..
Hukuka aykırı bir rapor sunmuş olurlarsa..
“Üst Kurul”un işi, hayli zorlaşacak..
Olur ya..
Üst Kurul üyeleri..
“Ne bilelim biz.. Hukuk müşavirliği rapor hazırlamıştı.. ‘KHK, şu anlama gelir’ diye bir rapor sunmuşlardı.. Biz de eskisi gibi.. Programların içeriklerine bakarak ceza vermeye devam edileceğini sandık” yanlışına düşebilirler..
Biz buradan hatırlatmış olalım..
Eskisi gibi, “içeriklerine bakarak ceza kesme” prosedürü, bu programlar için artık kalktı..
Özel madde geldi..
Artık o programların içeriğine bakmadan..
Üst Kurul’un cezayı bastırması gerekir..
Belki o programlar için gazetelerde reklam yapılmış ise..
Onları da ilgili kurumlara ihbar ederek..
“Yasak olan programın duyurusunu yaparak, kanunlara aykırı davranmışlardır. Yasak reklam yayınlanmıştır. Gerekli soruşturmanın yapılıp, cezanın verilmesi, takdirlerinize sunulur” diyerek, uyarmaları gerekir..
Bu yapıldığında..
Milletin gözünün içine baka baka..
Kanun bir programı yasakladığı halde..
Çarpıtma yorumlarla, aynı programların yayınına devam edilmesinin önüne geçildiğinde..
Emin olun, ülkedeki “hukuk bilinci”nin değeri de artar..
“Kimse, medya gücüne, iktidar gücüne, bürokrasideki gücüne güvenemez.. Hukuk ne diyorsa o uygulanmalı” bilinci, en alt seviyedeki insandan, en tepedeki yöneticilere kadar, herkesin içselleştirdiği bir ilke olur..







