--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu yalanları yazanlar, gazeteci olabilir mi?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

 

Siz bunlara gazete mi diyorsunuz?.

Siz bunlara, gazeteci mi diyorsunuz?

Siz buna “Basın hürdür, haberi istediği şekilde yazabilir” kapsamında bir özgürlük olarak mı bakıyorsunuz?

Sözüm, Sözcü’ye.. Cumhuriyet’e.. odatv’ye.. diken.com.tr’ye..

Ve daha nice, tepemizde “basın özgürlüğü” bozası pişirenlere..

Gazetecilik yapıyoruz diyorlar ya..

Somut bir haber üzerinde..

Yaptıklarının gazetecilik değil, sahtekarlık olduğunu ispatlayayım..

Afganistan liderlerinden Hikmetyar’ı tanırsınız.

2013’te Hikmetyar hakkında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yaptırım kararı almış.

AK Parti’nin iktidarda olduğu Türkiye de, imzaladığı uluslararası sözleşmeler gereği, bu kararın gereğini yerine getirip, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun mucibince, Hikmetyar hakkında yaptırım kararını Türkiye açısından da kabul etmiş.

Gel zaman, git zaman..

Gelişmeler sonrasında..

BM Güvenlik Konseyi, Şubat 2017’de, Hikmetyar hakkındaki kararını kaldırmış.

Yaptırımı sonlandırmış..

BM kararı ile Hikmetyar hakkında yaptırım kararı alan Türkiye’nin..

BM kararının kaldırılması sonrasında ne yapması gerekir?

Önceki kararını kaldırması gerekir.

Türkiye de, bunu yapmış..

Şubat ayında BM kararından sonra Bakanlar Kurulu kararı ile, BM Güvenlik Konseyi kararı gereği, Hikmetyar hakkındaki önceki yaptırım kararını kaldırmış. Önceki günkü Resmi Gazete’de de bu karar yayınlanmış.

Ahlaklı gazetecilerin, haberi bu şekilde vermesi gerekirken..

Bakın nasıl haber vermişler:

Cumhuriyet’ten veriyorum: “AKP, (..) Hikmetyar’ı ‘terör listesi’nden çıkardı”

Bu haberin olduğu gazetedeki Ali Sirmen’den başlayın.. Emre Kongar’ından devam edin.. Hikmet Çetinkaya’sından.. Aslı Aydıntaşbaş’ına .. Orhan Erinç’ine.. dürüst pozlarındaki Erdem Gül’üne kadar.

Hepsine saydırsak, haksız mı oluruz?

Bre ahlaksızlar..

BM karar vermiş. Türkiye uymuş.

BM kararını geri almış.

Türkiye bu karara da uymuş..

BM kararını Türkiye açısından yürürlüğe koyan ve kaldıran bu uygulamayı nasıl, “AKP terör listesinden çıkardı” diye takdim edebilirsiniz?

Ederseniz, bunun adı ahlaksızlık olmaz mı?

Bunun adı sahtekarlık olmaz mı?

Bunun adı hokkabazlık olmaz mı?

Bunlar pişkindirler..

“Ali bey.. Bak sen de kabul ediyorsun.. Bunun adı ahlaksızlık olabilir. Bunun adı hokkabazlık olabilir. Hatta belki sahtekarlık da olabilir. Ama bunun adı teröristlik olmaz. Bizim yöneticilerimiz ise terörizmden tutuklu” diyecekler.

O zaman bu pişkinlere hatırlatayım..

Siz  ayda bir tane, yılda üç-beş tane yapılacak bu tür ahlaksız haberi..

Hemen her gün, mutlaka birkaç haberde birden tekrarlayacak kadar işi planlı yapıyorsanız..

Bunun adı artık, teröristliktir..

Terörist geliyor, kurşunu sıkıp, kişiyi öldürüyor.. Oluşturduğu kaos ile, meşru hükümeti devirmeye çalışıyor.

Meşru hükümeti, sandıkla değil..

Sandık dışında, yan yollardaki ayak oyunları ile devirmek istiyor.

Cumhuriyet gazetesi de..

Sandıkta her seferinde başarılı çıkan AK Parti iktidarını devirmek için..

Sabah-akşam yalan ve iftiralar uydurarak hedefe ulaşmak istiyor..

Eline silah alan teröristten, bence hiçbir farkları yok..

Bu kadar açıktan çarpıtma yapan.

Gazeteciliği, süfli emellerine alet eden..

“Biz gazeteciyiz. Haber vermeyecek miyiz” deyip, ardından bile bile yalan yazanların.. Halkı aptal yerine koyup, istedikleri yönde algı oluşturanların..

Teröristlerden bir farkı yoktur..

(Bu arada Cumhuriyet okurlarına da teessüfümü ileteyim. Kendilerini okumuş, eğitimli insanlar olarak takdim ederler.. İnsan, verilen haberi sorgular.. BM’nin terörist ilan ettiği bir kişiyi, Türkiye de terörist ilan etmiş. İktidarda AK Parti varken. Sonra durup dururken, yine AK Parti iktidarında, o kişi terörist olmaktan çıkarılıyor ise.. Burada çok büyük bir olay var demektir.. Ya Türkiye BM’ye rest çekiyordur. Ya da, verilen haberde bir yalan vardır.. Bunu düşünemiyorsanız, kusura bakmayın ama.. Sizlerin okumanız, eğitiminiz de boşa demektir.)

¥

Aynı eleştirilerimi, Sözcü gazetesi için de yapıyorum..

Yazarları Yılmaz Özdil, halka “bidon kafa” diyordu ya..

Sözcü okurlarını öyle görüyor olmalı ki, aynı haberi, bakın nasıl yutturmaya kalkmış:

“Taliban lideri, BM’nin ‘IŞİD ve ELKAİDE bağlantılı kişiler’ listesindeydi” üst başlığı sonrasında.. 

Manşetleri de bire bir şöyle:

“Hikmetyar, Bakanlar Kurulu kararıyla artık terörist değil”

Gerçek böyle mi?

Hayır..

Gerçek ne?

“Hikmetyar, BM Güvenlik Konseyi kararı ile artık terörist değil.”

Arasındaki farkı da, halka “bidon kafa” diye hakaret edenlere anlatmayalım, değil mi? 

Dürüst bir gazeteci, böyle bir çarpıtmayı yapar mı?

Siyasi konularda ne kadar farklı düşünceye sahip olursa olsun..

Muhalifine, böyle alçakça bir isnatta bulunabilir mi?

Dürüst ise, bulunamaz..

Ama bunlarda dürüstlük ne arar?

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle