Akşener olmasaydı, İBB’ye PKK’lılar dolar mıydı?
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener konuşmuş:
“Partimizi kurmasaydık İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerimiz bugün kimler tarafından, nasıl yönetiliyor olacaktı?”
Direkt cevabını vereyim..
PKK’nın istemediği, AK Partili isimler tarafından yönetiliyor olacaktı..
Ama Meral Akşener MHP’den ayrılıp, milliyetçilik numaraları ile parti kurunca..
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ciddi bir oy alamayınca..
Bütün umudunu mahalli seçimlere bağlayıp..
“Varsa yoksa, AK Parti’ye kaybettirmek” politikasını hedefleyince..
Aynı politikayı sürdüren PKK ile yolları kesişti..
Murat Karayılan Kandil’den, “AK Parti’nin karşısında kim en güçlü aday ise, ona oy verin” çağrısı yaptı..
HDP talimatı aldı, büyükşehirlerin hemen tamamında aday bile çıkarmadı..
Aynı taktiği, İyi Parti de tekrarladı..
Onlar da büyükşehirlerde aday çıkarmadılar..
Ve sonuçta..
Kandil’den gelen talimat ile..
HDP aday çıkarmayıp CHP’li adayları destekledi..
Aynısını İyi Parti yaptı..
CHP’li adaylar, İP ve HDP desteği ile seçimi kazanınca, belediyedeki kadroları da bu partilerin adamlarına da peşkeş çektiler..
Onun içindir ki, PKK’lı teröristlerle, silahlı fotoğrafları çıkan Şafak Duran, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda işe alınmış.
Onun içindir ki, HDP’ye yakın DİAYDER üyeleri, İBB’de işe alınmış..
Onun içindir ki, HDP tavsiyesi ile, onlarca kişi, İBB’de işe alınmış..
Meral Akşener, suçunu bilip, susup oturacağına..
Çıkmış, diyor ki, “Partimizi kurmasaydık İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerimiz bugün kimler tarafından, nasıl yönetiliyor olacaktı?”
Önce sen şunun hesabını ver, Meral hanım:
“Bugün o belediyeler kimler tarafından nasıl yönetiliyor?”
Evet, İstanbul kim tarafından ve nasıl yönetiliyor, haberin var mı, Meral hanım.
Biliyorum, bizim sözlerimize itibar etmeyeceksin..
O zaman, İyi Parti milletvekili Ahmet Çelik’in Yeniçağ gazetesindeki bilgileri aktaralım, Meral hanıma:
“İmamoğlu’nun açılışa davet ettiği HDP’li Buldan’ın Bebek Katili’ni övdüğü sözleri yeniden gündeme geldi. Bu sözleri bilindiği halde Buldan’la fidan diktiler!”
Bunu yazan, İyi Parti milletvekilinin sahibi olduğu gazete..
Yani İyi Partililer diyorlar ki, “Bebek katilini öven Buldan ile Ekrem İmamoğlu birlikte fidan diktiler.”
Demek ki ne imiş?
Bizim tespitimize göre değil. İyi Partililerin tespitine göre..
İstanbul’u, “bebek katilini öven Buldan ile fidan diken Ekrem imamoğlu yönetiyor”muş!
Duydun mu Akşener..
Öğrendin mi, Meral hanım..
Tespit bir tane değil..
Meral Hanımın bizzat kendisi de, Ekrem İmamoğlu’nun birlikte fidan dikimi pozları verdiği HDP’li Pervin Buldan’dan şikayetçi..
Meral hanım diyor ki, “Buldan, beni kocasının cinayetinde azmettirici olarak gösterdi.”
Devam ediyor, “Ben 1994’de İçişleri Bakanı olmadığım halde, Pervin Buldan, benim bakan olduğum dönemde kocasının öldürüldüğünü iddia etti!”
Eee. Tam dört dörtlük bir örnek daha, işte..
İstanbul’u yöneten adam, Meral Akşener’i katillikle suçlayan kadınla, ortak organizasyonlar yapıyor..
Bundan rahatsız olması gereken Meral hanım, hatta bir yıl önce, rahatsızlığını da yüksek sesle dile getiren Meral hanım.
Sonraki bir sene içinde neler oldu ise..
Ne pazarlıklar yapıldı ise..
Şimdi o başkanla övünüyor..
“Biz Ekrem İmamoğlu’na destek vermeseydik, İstanbul’u kimler kimler yönetecekti” diye yediği haltı, gururla anlatıyor..
Net olarak söyleyelim..
İyi Parti olmasaydı, Ekrem İmamoğlu şu an İBB Başkanı değildi, bu çok doğru..
Ama bir doğru daha var..
HDP desteklemeseydi, İyi Parti’nin oy vermesine rağmen, Ekrem İmamoğlu yine de İBB Başkanı seçilemezdi..
Bu utanç, Meral Akşener’e yeter..
Kendisini katillikle suçlayanlarla aynı adayı desteklemiş olmaları, İyi Partililere rezillik olarak yeter..
Bir başka haber daha, yine aynı tarihlerde, Yeniçağ’da..
“İmamoğlu’nun Pervin Buldan sevgisi bitmiyor”
Devamında da, “Bu sefer de Nevruz Bayramı’nı kutladı” diyorlar..
Yeniçağ sıradan bir gazete değil. İyi Parti’nin yayın organı..
Ve bu başlıkla çıkıyor..
Şimdi Meral hanım ise, bu yayınlardaki, Ekrem İmamoğlu’nun, PKK destekçisi HDP ile ilişkisini daha bir yıl önce yazanlar kendileri değilmiş gibi..
Ahkam kesiyor:
“Biz olmasaydık, İstanbul’u kim yönetirdi?”
Kim yönetecek, PKK’nın ismini duyduğunda, kırmızı görmüş boğa gibi saldırdığı AK Partili isimler yönetecekti..
AK Partili isimler yönetmesin diye..
Kendinizin de rahatsız olduğunuzu ifade ettiğiniz HDP ile bağlantılı Ekrem İmamoğlu, şimdi İstanbul’u yönetiyor..
Daha doğrusu, yönetemiyor.
Sadece koltukta oturup, İngiliz elçisi ile balık yiyor, sözcüsü Cenevre’de kayak tatili yapıyor, şantaja uğrayan CHP milletvekilinin çalıştığı şirketten aldığı metrobüslerin şoförsüz seferlerini ve sonunda bir başka metrobüs ile çarpışmasını seyrediyor..
Bunlardan gurur duyuyorsanız..
“Bizim seçmen bir şeyden anlamaz.. İşimize gelince HDP düşmanlığı yaparız, işimize gelince sandık öncesinde HDP ile ittifak kurarız, ama seçmenimiz yine bizi destekler” diyorsanız..
Demeye devam edin..
Papaz, her zaman pilav yemez..
2019 mahalli seçimlerinde yediğiniz haltı, seçmen bir oldu bitti ile karşı karşıya kaldığı için, anlayamamış olabilir..
O günün konjonktüründe, olayın farkına, geç varmış olabilir..
Bir kızgınlıkla hareket ederek, gerçekleri görmek istememiş olabilir..
Ama mahalli seçimlerde desteklenen CHP’lilerin, HDP’lilere dağıttığı kadrolar..
Hatta direkt PKK’lıları yerleştirdiği kadrolar..
Seçmenin gözünü açtı.
Enflasyon çözülür.. 2002’de iktidara gelen AK Parti’nin çözdüğü gibi..
Ekonomi düzelir..
Tüm dünyanın sarsıldığı 2008’de, Türkiye’nin küçük arızalarla o badireleri atlattığı gibi..
Ama PKK ile işbirliğini, bu millet affetmez..
Şehidlerin ahını, kimse dindiremez..
İyi Parti, 2019 mahalli seçimlerindeki hatasını unutturacağına, üzerine basa basa HDP ile birlikte CHP’li adayları kazandırdıklarını hatırlatarak, kendi hanesine artı değil, eksi puan yazdırmıştır..







