--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Akit’te müşteki, Sözcü’de avukatlık yapan Baro!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Önceki gün Koç’a hatırlattım..

Bugün de İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’na hatırlatayım..

Bak Mehmet Bey..

İstanbul Barosu seçimlerinde, FETÖ’nün kimleri destekleyerek başkan seçtirdiğine ilişkin iddiaların masaya yatırılması, şimdilik “uçuk iddialar” olarak yorumlanabilir.

Barolar Birliği merkezindeki ByLock’çu çalışanların gözaltına alınması sonrasında, il il barolardaki çalışanlara ve yönetim kadrolarına da operasyonların yolda olduğu iddiası size inandırıcılıktan biraz uzak bir iddia olarak gelebilir..

Ama Sözcü gazetesi, hem de FETÖ ile ilgili bir suçlamaya muhatap olunca..

Gözaltına alınan Sözcü çalışanlarının savcılığa sevkedildiği gün, hemen adliyeye koşup, Sözcü’nün paralı avukatları ile yan yana fotoğraf verirseniz..

Bunun karşısında ise..

Akit gazetesi çalışanları için savcılık soruşturması açıldığında... “Benzer bir suçlama” bile demiyorum.. 

Tamamen basın suçu niteliğinde bir suçlama ile muhatap olduğunda..

Akit gazetesinin çalışanlarının değil, ihbarcıların, müştekilerin yanında yer alırsanız..

Ben şimdiden size hatırlatayım..

Bunun izahını savcıya da hakime de yapamazsınız..

Ne diyeceksiniz hakime?

“Biz Akit gazetesini sevmezdik. Onun için onlara destek vermedik” mi diyeceksiniz?..

Hani iş, sadece “destek vermemek”le kalsa..

Belki mazur görülebilirsiniz..

Ama resmi kayıtlara girdi..

Destek vermediniz, basın özgürlüğünden yana tavır almadınız, bari köstek olmasaydınız..

Bir de gidip, suç duyurusunda bulunmasaydınız.. Duruşmaya katılıp “ceza isteriz” diyerek baro adına açıklama yapmasaydınız!

Yaptıysanız, izahta biraz zorlanırsınız.. 

İzahta bu noktada bile zorlanırken..

Bir de suçüstü olacak şekilde..

Basın suçu bile değil, terör örgütüne şu veya bu şekilde yardımcı olmak suçlamasına muhatap olan Sözcü gazetesi için..

Haydi diyelim, “Biz soruşturmaya şikayetçi statüsünde katılmak istiyoruz. Suç duyurusunda bulunuyoruz. Sözcü çalışanları cezalandırılmalı..” tavrı almayı doğru bulmadınız..

İyi de..

Bari FETÖ suçlamasına muhatap olan Sözcü’nün parasız avukatlığını yapmaya soyunmayın..

Tarafsız olun..

Savcıları etkilemeye kalkışmayın..

Bırakın Sözcü’nün paralı avukatları, savunmalarını yapsınlar..

Bir de siz, kamunun parası ile, Sözcü’nün parasız avukatlığına soyunmayın!

•

Çelişkileri, çifte standartları görüyorsunuz değil mi?

Kendilerini objektif hukuk adamı diye tanıtırlar..

Ama dindar bir gazete söz konusu olduğunda..

Ona karşı bir saldırı olduğunda, gazeteye destek vermek bir yana.

Saldıranlarla birlik olurlar..

Sözcü gibi, yeri geldiğinde FETÖ’ye, yeri geldiğinde PKK’ya destek çıkan bir gazete söz konusu olduğunda..

Savcı ile birlikte hareket etmelerini istemek belki abartılı olur ama..

En azından uzaktan seyretseler, o da “tarafsızlıkları”nın bir delili olur ama.

Nerede?

Hemen koşa koşa gidip, FETÖ suçlamasına avukatlık yapıyorlar.

•

Dahası da var..

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, adliye önünde Sözcü’nün paralı avukatlarının yanında, şöyle bir açıklama da yapmış: 

“(Sözcü) Yıllardır İstanbul Barosu olarak herkesin cemaatle bir biçimiyle işbirliği yaptığı dönemlerde bizim yanımızda hissettiğimiz nadir basın organlarından bir tanesiydi.”

Onlarca FETÖ’cü avukat, avukatlık mesleğinin çok ötesinde, sosyal medya hesabından tutun, adliye önlerinde yaptıkları basın toplantılarına kadar.. Meşru hükümete, Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na, tehditler savururken.. O avukatlar için tek bir disiplin soruşturması açmayan.. Ama “Bir avukat, mahkeme kalemine başörtülü olarak girdi” ihbarı geldiğinde, anında soruşturma açan İstanbul Barosu, şimdi FETÖ ile mücadelede yanlarında Sözcü’nün olduğunu iddia ediyor..

Ne mücadelesi?

Siz mi FETÖ ile mücadele ettiniz?

Güldürmeyin beni.

Kendiniz de itiraf ediyorsunuz zaten..

“FETÖ” diyememişsiniz..

“Cemaat” demişsiniz..

Siz FETÖ ile hiç mücadele etmediniz ki..

Sizin mücadeleniz, hep “cemaatlerle” olmuştur..

Onun için, “FETÖ” diyemiyorsunuz.. “Cemaat” diyorsunuz!.

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle