Af örgütünün başkanı mı, FETÖ’cünün kayınbiraderi mi?
“Uluslararası Af Örgütü Türkiye Başkanı tutuklandı” derseniz başka bir takdim yapmış olursunuz..
Aynı şahsı kastettiğiniz halde, “FETÖ’nün yayın organı Zaman gazetesinin genel yayın yönetmen yardımcısı Mehmet Kamış’ın kayınbiraderi avukat, ByLock kullanıcısı olduğu için tutuklandı” derseniz, bambaşka bir takdim yapmış olursunuz..
Oysa tutuklanan kişi aynı.
Taner Kılıç.
Doğru haber hangisi?
Hem Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Temsilcisi olduğunu belirtilmesi..
Hem FETÖ’nün medya ayağındaki, halen kaçak olan çok önemli bir kişinin kayınbiraderi olduğunun belirtilmesi..
Hem de ByLock kullanıcısı olduğunun belirtilmesi..
Ve aslında bence burda haber olan..
Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye temsilcisinin tutuklanması değil..
Çok daha önemli olan..
Bu avukatın, Mehmet Kamış’ın kayınbiraderi olması..
Dolayısı ile.. FETÖ’nün çok derin bir yapı olduğuna delil olacak bir ilişkinin deşifre olması..
FETÖ, öyle derin bir yapı ki, Uluslararası Af Örgütü gibi, dışardan baktığınızda FETÖ ile uzaktan yakından ilgisi yokmuş gibi gözüken bir yapıya bile sızdığı gerçeği.
Evet, haber olan bu..
Bunun üzerine, sayfalar dolusu ayrıntılar yazılmalı..
Bununla ilgili olarak, FETÖ’cünün kayınbiraderi, o sözde uluslararası derneğe nasıl sızdı diye araştırmalar yayınlanmalı..
Bu kayınbiraderin FETÖ haberleşmesinde kullanılan ByLock’u hangi ilişkiler ağında edindiği anlatılmalı..
•
Uluslararası Af Örgütü’nün Gezi olaylarındaki açıklamaları..
Sürekli dikkatimi çekiyordu..
Hükümeti suçlayan..
Gezicileri ise, pirüpak gösteren açıklamalar..
Oysa her şey gözümüzün önünde cereyan ediyordu.
Yakılan polis araçları.
Ters çevrilen polis minibüsleri..
Kullanılmaz hale getirilen polis otobüsleri..
Üzerlerine illegal sloganlar yazılan kamu araçları..
Tüm bu gerçeklere rağmen, Uluslararası Af Örgütü, iki açıklamasının ikisinde de, hükümeti suçluyordu..
Şimdi anlaşıldı, kimin ne olduğu!
FETÖ’nün el atmadığı hiçbir alan kalmadığı..
Sadece bürokrasideki etkin makamlar değil..
Siyasi partilerden tutun,
Sivil toplum kuruluşlarına kadar..
Her yerde kadrolaştıkları, ayan beyan ortaya çıktı.
Hani Pensilvanya’daki zat, yıllar önce diyordu ya:
“Dikkat çekmeden.. Devletin kılcal damarlarına kadar sızın” diyordu ya..
Aynen öyle yapmışlar..
Aynı kişi diyordu ya:
“Tüm anayasal mertebelerdeki gücü kendi tarafınıza çekeceğiniz zamana kadar atacağınız her adım erken sayılır!”
Sadece anayasal mertebelerle yetinmemişler..
Sivil toplum kuruluşlarına, merkezi dışardaki derneklere kadar her yeri kendi taraflarına çekmişler..
Ama gelin görün ki..
En çok dikkat ettikleri noktada..
“Erken sayılır” diye tedirginlik yaşadıkları, “acele etmeme” konusundaki bir hata ile..
Tarih sahnesinden silinip gidiyorlar..
•
Yapılan kara propagandaya bir başka örnek..
“Doğum yapan kadın gözaltına alındı” derseniz başka bir takdimde bulunmuş olursunuz…
“8 aydır aranan, hiçbir adresinde bulunamayan, doğum yapmak üzere geldiği hastanede kimlik numarası sisteme girilince yeri belirlenen kadın gözaltına alındı” derseniz başka bir takdimde bulunmuş olursunuz..
Doğrusu ne?
Hem gözaltına alınan kadının, 8 aydır kaçak olduğunun belirtilmesi..
Kendi evinde, annesinin evinde, kayınpederinin evinde bulunamadığı..
Ancak, doğum yapmak üzere hastaneye geldiğinde yerinin belirlendiği ve doğum yaptıktan sonra gözaltına alındığının belirtilmesi..
Birini verip, diğerini atlarsanız..
Gerçeği gizlemiş olursunuz..
Kamuoyunu yanlış yönlendirmiş olursunuz..
Sahtekarlık yapmış olursunuz.
Topal haber yapmış olursunuz..
Sorgulayan kafalar, “Bu haberde bir eksiklik var” der..
•
Kara propagandaya bir örnek daha..
FETÖ’nün bir internet sitesinde yer alıyor..
Ekrem Dumanlı, yurtdışına niye kaçtığını anlatıyormuş..
Haber şöyle takdim ediliyor:
“Tarihten ve Peygamber Efendimiz zamanından da örnekler veren Ekrem Dumanlı insanların canlarından çok sevdiği vatanlarından mecburen ayrıldıklarını söyledi.”
Haber böyle verirseniz, olayı başka türlü takdim etmiş olursunuz..
Yurtdışına kaçan bu FETÖ’cünün, 15 Temmuz öncesinde Başbakan Tayyip Erdoğan’a yönelik olarak “Ya adam gibi gider. Ya da gitmek zorunda kalır. Vicdanlar kaldırmayınca ne olacak? ‘Ben sizin üstünüze bindim daha da inmem.’ diyor. Böyle olur mu? Gider abicim gider.” dediğini, daha başka onlarca tehdit savurduğunu, ama sonunda kendisinin yurtdışına kaçtığını yazarsanız, bambaşka şekilde takdim etmiş olursunuz.
Hz Peygamber istismarına soyunmadan önce..
Hz. Peygamber’in kimseyi arkasından hançerlemediğini, hayatında hiçbir zaman ihanette bulunmadığını söylemeleri gerekirken, bunu atlayıp, “Peygamber Efendimiz’den, vatandan ayrılmaya örnek verdi” derseniz, tam anlamıyla sahtekarlık yapmış olursunuz..
•
Yurtdışına kaçan Ekrem Dumanlı, birlikte namaz kıldığı insanlara da seslenmiş...
Haberi şöyle vermişler:
“Yurtdışına çıkmak zorunda kalan Ekrem Dumanlı, ‘Birlikte namaz kıldığımız insanlar bu haksızlıklara ne diyor’ sorusunu yöneltti!”
Oysa haberi şöyle sunmaları gerekmez miydi:
“FETÖ, 17-25 Aralık’taki operasyonlarla, yıllardır birlikte namaz kıldıkları insanları arkadan hançerleyince, hükümet de FETÖ mensuplarına operasyonlar düzenledi. FETÖ mensupları, çareyi yurtdışına kaçmakta buldu.”
Olayın öncesini ve sonrasını birlikte verirseniz, haber topallıktan kurtulur..
Aksi takdirde, tek taraflı, yanıltıcı haber yapmış olursunuz..
Hele hele; devletin kılcal damarlarında kimseye farkettirmeden dolaşmayı kendisine hedef seçen bir yapı, “sütten çıkmış ak kaşık” pozlarına girerse..
Kimse kusura bakmasın..
Sadece kendisini aldatır!







