16 Nisan’da evet çıktı ama, MKYK’da ‘tek adam’lıktan eser yok!
Dün Tayyip Erdoğan’ın yeniden AK Parti genel başkanlığına seçildiği olağanüstü kongre vardı..
Kongrede yaşananlara baktım..
“Keşke olsun” anlamında değil ama..
CHP kongrelerinde yaşananları hatırlayıp, “Acaba AK Parti kongresinde de benzer görüntüler olabilir mi?” diye sorgulama yaptım..
Deniz Baykal ile Mustafa Sarıgül’ün yarıştığı kongredeki kavgaların küçük bir izdüşümü?..
Allah nazardan korusun..
Tek bir olumsuz görüntü yok..
Parti birlik içinde..
Genel başkan Cumhurbaşkanı seçilince işaretini veriyor, gereği yapılıyor..
Gerekli yasal mevzuat düzeltilince, “kurucu genel başkan” dönmek istiyor..
Kimseden “Ben oturduğum koltuğu bırakmam” sitemi olmadan, bunun da gereği yapılıyor..
Bırakın CHP’yi falan..
% 1 oy bile alamayan partilerin küçücük koltukları için..
Küçücük adamların, altlarındaki koltuğun gitmemesi için..
“Vatan haini.. satılmış” diye başlayıp..
Muhaliflerini ağza alınmayacak hakaretlerle itham etmesini hatırlayalım..
Bir de bunun karşısında..
15 yıldır Türkiye’yi yöneten..
Hedefi büyütüp..
Dünyanın gidişatına da yön verme iddiasına soyunan AK Parti’deki koltuk değişiminin nezaketine bakalım..
Gördüklerinize inanasınız gelmiyor..
¥
Parti içinde kavga gürültü olmaması, olayın bir yönü..
Bir de farklı açıdan kongreye bakalım..
Hani 16 Nisan öncesinde, CHP Genel Başkanı ve barolar, mimar odaları, tabip odaları bas bas bağırıyorlardı ya..
“16 Nisan’da evet oyu çıkarsa.. Artık Tayyip Erdoğan’ı kimse tutamaz..” diye..
Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylemi ile..
“Evet oyu çıkarsa.. Cumhurbaşkanı, 1000 tane yardımcı, 1500 tane bakan atar.. Eşini yardımcı, kızlarını bakan atayabilir” diyordu ya..
O hızla söylemi geliştirip,
“Tüm çocuklarını, gelinlerini, damatlarını... bakanlık koltuğuna oturtacağı” iddia ediliyordu ya..
Hatta bazıları, küçük yaştaki “torun”ları bile koltuklara oturtuyorlardı ya..
16 Nisan sonrasındaki ilk “birlikte çalışılacak kadro belirleme” operasyonu olan MKYK listesine baktım..
Merak ettim..
Aileden kimler var diye?
Eskiden beri kadroda olan damat Berat dışında kimse yok..
Sümeyye de yok.. Bilal de yok..
Yeni damat Selçuk da yok..
Asil listede yok da..
“Yedeklerde falan da mı yok” diye bakıyorum..
Önce yedeklere, sonra usul usul sızma falan?
Yok.. Yedeklerde de yoklar..
Yan kurullarda falan?..
Orda da yoklar..
İddia edilen “eşi, oğlu, kızı, damadını şöyle yapacak, böyle yapacak” iftiralarının “i”sinin bile esamesi geçmiyor..
16 Nisan söylentilerinin kocaman bir “iftira” olduğu, tescilleniyor..
¥
Şunu da not edelim..
Uzun süredir bir iddia vardı..
“FETÖ’cüler her yere sızmış da.. AK Parti’ye mi sızmamış” diye..
Buna karşılık bizim de tespitimiz şuydu: “AK Parti, 2011 milletvekili seçimlerinde, kendilerinden istenen 70 aday isteğine karşı çıkıp, makul sayıya indirmiş ve bu baskıyı da not etmişti.. Hemen ardından da, gerekli temizliklere başlamıştı..”
Onun içindir ki, diğer partilere göre AK Parti’de Fetö’cü sayısının asgari oranda olduğunu söylüyorduk..
Nitekim dünkü kongrede..
Ciddi bir tasfiye olmaması..
Bu tezimizi haklı çıkardı..
“AK Parti kongresinde büyük tasfiye olacak” iddiaları, boş çıktı..
AK Parti’de Fetö’cü varsa, tabii ki tasfiye olsun..
Ama “Sen olabilirsin. Bu olabilir. Şu da kenarından bulaşmış olabilir” fitneleri ile..
Partinin birliğinin bozulmasına da fırsat verilmemeliydi..
Nitekim, bu oyuna düşülmedi..
Temizliğin çok önceden yapıldığı kesinleşti.
¥
Kongrede yeniden genel başkanlığa seçilen Tayyip Erdoğan’ın şu sözleri, bence çok önemliydi..
“Tek adam” suçlamaları göklere tırmanırken..
Her yerde “Diktatör” ithamlarında bulunulurken..
Erdoğan, % 51.5 oy ile anayasa değişikliğinin kabul edilmesinden etkilenerek de olsa..
Suçlamaları “Acaba haklılar mı” şeklinde haklı gösterecek bir ifade kullanmadı..
Tam aksine..
“Hiç kimse kendini ötekileştirilmiş hissetmesin, hiç kimse özgürlük alanını tehdit altında görmesin, hiç kimse geleceğinden umutsuz olmasın. Bu ülkedeki her birey birinci sınıf vatandaştır” dedi.
“Biz 80 milyonun efendisi değil, 80 milyonun hizmetkarıyız” diye konuştu.
En önemlisi, düşman kardeş partilerin konjonktürel olarak buluştuğu “hayır” oyunun toplamından şımarıp, ‘küçük dağları ben yarattım’ edasındaki muhaliflerinin aksine.. “Eğer bu kardeşiniz Tayyip Erdoğan’ın ülkesinin ve milletinin hayrına olmayan en küçük bir tavrını, davranışını, icraatını, sözünü duyarsanız, bugüne kadar yaptığı her şeyi bir kenara bırakın ve gereğini yapın. Böyle bir yanlışın içine düşen Tayyip Erdoğan’ın tüm hakları size helaldir” dedi..
Üstüne, daha ne diyelim ki?
Darısı, aynı sözleri söylemek üzere, rakip partilerdekilerin başına..







