102 yıllık hasret bitti! Târih yine yeniden İnebolu’da yazılacak! İnşallah (2)
102 yıllık hasret bitti! Târih yine yeniden İnebolu’da yazılacak! İnşallah (2)
AHMET MARANKİ
Kurtuluş Savaşımızın kahramanlık sembolü, istiklal ve istikbalin sarsılmaz kalesi İstiklal Savaşımızda Türkiye’nin umudu yiğit insanların Oğuz atalarımızın harman olduğu kahramanlıklar şehri yiğit İnebolu!
Tam 102 yıl sonra tarihin karanlıklarından gün yüzüne çıkan, alınterimiz ve şehitlerimizin kanıyla helal ve hak edilmiş şanlı 2. İstiklal Madalyamıza kavuşmanın gururunu ve onurunu yaşadık! Bu tarihi adaletin tecellisi ve unutulmaz hatıranın anayurduna dönmesi için gece gündüz demeden büyük bir gayret gösteren, emekleriyle bu gurur tablosunu yaşatanları tebrik ediyoruz!!!
21. asrın ilk çeyreği!
Türklüğün son kalesi olan Anadolu topraklarına ve Türk İslam beldelerine topyekün bir saldırı başlatılmıştı!
DÜNYA TÜRKLÜĞÜ VE İSLAM KARDEŞLERİ; İSLAM’IN KALESİ ANADOLU TÜRKLERİ’NE YARDIMA KOŞUYORDU!
Yurtiçi ve yurt dışından Metehan’dan günümüze 2500 yıllık büyük Türk ruhuna, Allah’ın ayeti ile peygamberinin muştusuyla övdüğü necip Türk milletinin İslamiyet’in bekçisi olan Osmanlı torunlarına Anadolu Türkleri’ne dünya yardıma koşuyordu!
Ehl-i Salip (Haçlılar):
Orta Çağ’da Papalığın teşvikiyle Kudüs’ü ve kutsal toprakları ele geçirmek, Türkleri Anadolu’dan atmak amacıyla birleşen Batılı Hristiyan birlikleri bütün gücüyle Anadolu’ya saldırırken; hak ehli de kardeşlerine para ve silah yardımı ve cephane yardımı yapıyordu!
İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN BOŞ DURMUYORDU!!!
İnebolu’da cepheye cephane sevk edildiğini maalesef İnebolu’da yaşayan Rumların vasıtasıyla öğrenen Yunan donanması 9 Haziran 1921 tarihinde panter ve kalkış isimli iki gemiyle İnebolu‘ya saldırdı! Hatta içimizde evladı sadıka diye yıllardır besleyip yaşattığımız Rumların Türk evlerini ateş ve duman yakarak işaretleyip sanki “buraları bombalayın” der gibi ihanetlerini göstermelerine de şahit olundu!!!
İNEBOLU MÜFTÜSÜ AHMET HAMDİ EFENDİ’NİN CİHAT ÇAĞRISI!
İnebolu’da görev yapan Müftü Ahmet Hamdi Efendi, hareketin ve Kuvâ-yi Milliye ruhunun bölgede yayılmasında, halkın örgütlenmesinde çok önemli bir manevi rol oynamıştır.
Dönemin tanıklarının; örneğin Nurettin Peker’in hatıratından aktardığına göre;
“Müftü Ahmet Hamdi Efendi, 1 Haziran 1921 tarihindeki Hamidiye Camii’nde verdiği vaazında halkı derhal sahile, iskeleye koşmaya, bu cephaneleri taşımaya ve vatan savunmasına omuz vermeye çağırmıştır. Bu manevi çağrılar, İnebolu halkının kadınlı erkekli büyük bir fedakarlıkla İstiklal Yolu’nda seferber olmasını sağlamıştır.”
Yunan düşman gemilerini gören ilçe halkı yaşlısı kadını ve çocuğuyla sahile koşarak kayıklarla cephaneleri kıyıya çıkarmış ve emniyetli bölgelere taşımıştır!
YUNAN KOMUTAN:SİLAHLARI TESLİM EDİN!
Yunan donanması İnebolulardan savaş malzemelerini ve kendilerine teslim edilmesini aksi halde şehrin ateşe tutulacağını ve bombalanacağını bildirir! Denildiği gibi bombalama başlar fakat İnebolu’nun yiğit insanları ve piyadeleri bir kahramanlık destanı daha yazar!
İNEBOLU! KEL SEYMEN TEPESİ!
Benim doğduğum ve yaşadığım Çamlıca mahallesi sınırlarında yer alan ve belediye başkanımız Engin Uzuner tarafından gelecek nesillere kazandırılan Kel Sevmen tepesi gibi İnebolu’ya hakim bir tepede İnebolu‘nun askeri milis piyadeleri ellerinde olan bir topla düşmana karşı büyük bir strateji ile mücadele verir!!
Elde olan bir top tepe üzerinde açılan yolda at arabalar ile doğu, kuzey ve batı yönlerine hızla çekilerek ayrı ayrı atışlar yapılır!!!
İçimizdeki hainler tarafından Yunan komutanlığına gönderilen haberde, “bunların elinde ağır silah yok! Sadece bir topları var!
Gelin cepheye gönderilecek silahları engelleyin” haberi ile İnebolu’ya gelen Yunan Zırhlıları karşılaştıkları sürprizle geri çekilmek zorunda kalırlar!!!
İSTİKLAL VE İSTİKBALİN YOLU İNEBOLU!
İşte yukarıda saydığımız kahramanlıklarla Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline bir kurtuluş reçetesi sunan İnebolu’nun yiğit insanlarına
Türkiye Büyük Millet Meclisi bu fedakarlıkları ödüllendirmek amacıyla 11 Şubat 1924 tarihinde mavnacılar loncasına verilen istiklal madalyasından sonra;
17 Kasım 1924 tarihinde ise İnebolu piyade loncasına madalya verilmesine karar vermiştir!!! Kayıkçı piyade loncasına verilmesine karar verilen madalya 102 yıl aradan sonra başta Kastamonu milletvekillerimiz Serap Ekmekçi ve Halil Uluay’ın gayretleri yanında İnebolu Belediye Başkanımız Engin Uzuner’in büyük gayretleri, İnebolu basınının değerli temsilcileri, bizim de dahil olduğumuz yerel ve ulusal medya kalemşörlerinin de gayretleri ile neticelendirilmiştir!
102 YIL GECİKEN HAK!!
Mecliste verilen karar ile tescillenmiş olan madalyamız 30 Temmuz 2026 Perşembe günü düzenlenen törenle madalyamız ve beyaz şeritli Berat’ımız Kastamonu Valimiz Meftun DALLI‘ya ve İnebolu Kaymakamımız Nejdet Uçar’a teslim edilmiştir!!!
102 YIL GECİKEN BEKLENTİMİZ!!!
Türkiye’nin kurtuluşuna imza atan İnebolu’nun yiğit insanları ilk madalyanın verilişinden geçen yüzyıl içinde maalesef Cumhuriyet hükümetinden gerekli altyapı ve desteği alamamıştır! İnşallah 102 yıl sonra hak edilen bu madalyamız da Oğuz diyarı olan ve Türkiye’nin kurtuluş reçetesini Istiklalin ve istikbalin yolu İnebolu, Kastamonu ve batı Karadeniz’in yeniden yeşermesini sağlayacaktır!
Batı Karadeniz duble sahil ve otoban yolumuzu, tren ve hızlı trenimizi ve devlet yatırımları, yollarımızın yapılmasını, göçün önlenmesini “102 yıl daha beklemeden bugüne kadar alamadığımız haklarımızı” Cumhur İttifakı Hükümeti’nden verilmesini ve iade itibar yapılmasını talep ediyoruz!!! Vesselam!