--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yanlış yerden yanlış sorulara bayılıyoruz

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
85

 

Son yıllarda bir ses yükseliyor. Deniyor ki: “Neden zenginlerin çocukları savaşta ölmüyor da, sürekli garip gurabanın çocukları ölüyor?” Neden orta sınıf ya da üst sınıftan değil yoksul ailelerden gençler sözleşmeli er olarak orduya katılıyor? 

Soruya yanlış yerden yaklaşırsanız alacağınız cevap da sağlıklı olmaz. Orta veya üst sınıf neden çocuğunu sözleşmeli olarak orduya versin ki? O kesimlerin maddi olarak tuzu kuru. Ya çocuklarını iyi eğitim veren özel okullarda okutuyorlar ya da paranın gücüyle iş sahibi yapıyorlar. Garip gurabanın okumayan, okuyamayan çocukları ise sözleşmeli olarak orduya dahil oluyor. Ülkenin durumu malum. Üniversite mezunu gençlerin dahi birçoğu iş bulamazken, okumamış, diplomasız garibanın çocuğu ne yapacak? Sınır hattında zenginin çocuğu yok ki ölsün. 

Vatanı savunmak, terör örgütleriyle mücadele etmek de garibanın çocuğuna düşüyor. Din, vatan ve millet sevdalısı subay ve astsubaylarımızın da hakkını vermek lazım. Sınır ötesi harekâtlar, sadece sözleşmeli erlerle yapılmıyor. Bölgede rütbeli askerler de var. Bu kez acı haberin adresi deprem bölgesi Kahramanmaraş’ta bir çadır oldu.

Nedir çadır meselesi? Bir Maraşlı olarak hikâyenin gerçek boyutunu benden dinleyin. 

Yurt kelimesini irdelerseniz, “çadır” anlamına da geldiğini göreceksiniz. Depremzede yurt edinmiş çadırı ve konteyneri; yaşayıp gidiyor, size ne?

Pençe-Kilit Harekatı kapsamında Irak’ın kuzeyinde devam eden operasyonda, bir üs noktasına sızmaya çalışan teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Müslüm Özdemir’in ailesini, bir gazeteci olarak ziyaret ettim. 

Aile, Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Şerefoğlu Mahallesi’nde ikamet ediyor. Kahramanmaraş depremleri Şerefoğlu mahallesini de vurmuş. AFAD, her depremzedeyi olduğu gibi şehidin ailesini de ilk etapta çadıra yerleştirmiş, sonrasında da konteyner vererek hak sahibi yapmış.

 Şehit Müslüm Özdemir’in ailesi, devletin yapmış olduğu kalıcı konutlardan alabilecek. Yani hak sahipliği de oluşturulmuş. Gelelim işin ajitasyon kısmına. Maraş’ta kış biraz sert geçer. Şehidin ailesi konteyneri ısıtamadıkları için çadıra soba kurmuşlar, konteynerle beraber kullanıyorlar. Kaldı ki burası deprem bölgesi ve çadırda kalmak da ayıp değil. Dönüşümlü olarak kullanmada ne sakınca var? 

Lakin yapılan haberlerle, şehit ailesine konteyner verilmediği ve de hak sahibi olmadığı gibi bir algı oluşturulmaya çalışıldı. 30 yıldır haftalık yazı kaleme alıyorum. 10 yıldır da TRT’nin Kahramanmaraş muhabirliğini yapmaktayım. Benim de bir depremzede olduğumu daha önceki yazılarımda ifade ettim. Hem çadırım var, hem de ofis ve barınma yeri olarak kullandığım konteynerim var. Benim konteyner akmıyor ve de ısınıyor. Bu yüzden fazla eşyalarımı çadıra bıraktım. Bunlar hayatın, hele hele deprem bölgesinin normal şeyleridir. Kahramanmaraş’ta kalıcı konutlar hızla yükseliyor. 

Kolay değil, sadece depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta 120 bin afetzede var. Devlet bunların hepsinin konutlarını yaparak teslim edecek.

Soruyu yanlış yerden sormaya bayılıyoruz dedim ya. Türkiye jeopolitik olarak devletlerarası çatışma potansiyelinin çok yüksek olduğu bir bölgeyle çevrilidir. 

Bir tarafta Kuzey Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanan koridorda kurulmak istenen Kürt tabanlı, Amerika terör devleti meselesi, diğer tarafta ise yine Amerika destekli İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar uzanan toprakları kapsayan büyük İsrail devleti. Yani Türkiye’nin sınırları terör tehdidiyle kuşatılmış durumda. 

Dolayısıyla Türkiye sürekli olarak sınır ötesi harekâtlar yapıyor. Bu tehditlerin tümü Türkiye’yi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Rusya-Ukrayna, Azerbaycan-Ermenistan Savaşı’ndan tutun da Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynakları ve Suriye iç savaşına varıncaya kadar pek çok gerilim Türkiye’nin çevresinde cereyan ediyor. 

Bunlara bir de terör örgütlerinin saldırılarını eklediğinizde meselenin ne kadar önemli olduğu aşikârdır. Bu sebeplerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), ulusal güvenlik tehditleriyle mücadele edebilmek için sınır ötesi harekâtlar planlıyor. Kuzey Irak’taki Pençe- Kilit Harekâtı da bunlardan birisidir. 

Sınır ötesi harekâtlarda muhalefetin uyguladığı politika doğru değildir. Suriye’de ve Kuzey Irak’ta ne işimiz var? diyen bir muhalefet, Türkiye’nin ne tür bir tehditle karşı karşıya olduğunu kavrayamamışsa, ona neyi, nasıl ifade edeceksiniz? Harekâta büsbütün karşı çıkacağınıza içeriğini ve dinamiklerini tartışın. Mesela deyin ki, tecrübesiz sözleşmeli erin sınır ötesi harekâtta ne işi var? Sınır ötesi harekâtları diğer askerî harekâtlara benzemez. Bu harekâtların kapsamı ve uluslararası boyutu vardır. 

Bizdeki muhalefet evlere şenlik. İçerik ve zafiyetleri sorgulaması gerekirken, harekâta hepten karşı çıkıyor. 

Bu kafaya hizmet ettikleri için de bir türlü iktidar olamıyorlar. Önümüzde yerel seçimler var. 

Metropol kentler de başta olmak üzere, muhalefetin elinden ne kadar belediye varsa hepsini kaybedecektir. 

Muhalefet, çadır ve kasaba politikasından vazgeçmediği sürece kaybetmeye mahkûmdur.

 

Yorumlar

(85)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erdoğan Eryılmaz

29 Ocak 2024 09:35

Rasyonel güzel bir analiz. Tebrikler ve taktirler

Şevki

22 Ocak 2024 19:05

Elinize sağlık sayın yazar

Ali Zerkeş

22 Ocak 2024 17:37

Sayın yazarım da dediği gibi zenginin çocuğunun Güneydoğu'da ne işi var askerlikte ya paralı yapar askerliğini ya da en güzel yerlerde yapar. Hangi milletvekilinin bakanın çocuğu Kuzey Irak'ta görevli?

Fuzuli

22 Ocak 2024 17:36

Anadolu insanın garip gurabanın derdi evladının şehit olması değildir bilakis ondan gurur duyar cennette onunla kendisine şefaat edeceği için gururlanır lakin mesele bu değil o bu tecrübesiz çocukları sınır hattına sürülmesi tıpkı Enver Paşa'nın sarıkamış'a o kadar askere sürüp de soğukta dondurması gibi bir şey. Elbette sınır ötesinde Kuzey Irak'ta Suriye'de asker bulunduracağız ama tecrübeler olsun

kARACA

22 Ocak 2024 17:20

Ben de şunu bilir onu söylerim, tecrübesiz hiçbir kişi hiçbir işte çalıştırılmadığı gibi, sınır ötesinde de tecrübesiz asker olmaz

Serdar Köle

22 Ocak 2024 17:19

DEPREM BÖLGESİ FULL YİNE AKP DER MUHALEFET AVUCUNU YALAR

Ahmet Karaoğlan

22 Ocak 2024 17:18

CHP ve diğer muhalefet partilerinin hepsini topla bir akp etmiyor

Ömer Polatoğlu Kars

22 Ocak 2024 17:18

Askerler üzerine okuduğum en güzel yazı diyebilirim, teşekkürler

Ender Koç

22 Ocak 2024 17:17

Valla harika bir yazı, sağolun güzel insan

Vahide Çoksöyler

22 Ocak 2024 15:31

Okuduk,anladık, kalıbımızı basarak imza atıyoruz bu yazıya...

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle