Dünyaya umut ve kardeşlik mesajı! Hutbe-i Şamiye!!! (3)
Bediüzzaman Said-i Nursi’nin müellifi olduğu Risale-i Nur külliyatında; Hutbe-i Şamiye, Sünûhat, Münâzarat ve Tarihçe-i Hayat Ekseninde İttihad-ı İslam konusunda Kur’an ve sünnet kaynaklı gelecek vazifelilere ve nesillere yol gösterebilecek ilmi bir Analiz !!!
Bediüzzaman Said Nursi’nin düşünce dünyasında Hutbe-i Şamiye’de dile getirdiği; İttihad-ı İslam (İslam Birliği), konjonktürel bir siyasi ittifak arayışının çok ötesinde, doğrudan doğruya tevhid inancına ve iman hakikatlerine dayanan kozmik, teolojik ve sosyolojik bir zorunluluktur.
Geçen yazımızda Hutbe-i Şamiye’deki ittihadı İslam konusuna analizlerimizi paylaşmıştık!
Bu hafta da Risale-i Nur külliyatı’ndan SÜNUHAT kitabından ittihat-ı İslam’ın analizini sizlere takdim ediyorum!
Bediüzzaman Said Nursî’nin Sünuhat kitabı, kalbe ve zihne bir anda doğan dinî, siyasî ve toplumsal hakikatleri anlatan bir eserdir.
Kelime anlamı olarak “sünûhat”, kalbe doğan manalar ve düşünceler demektir.
Eser, yazarın Eski Said döneminden Yeni Said dönemine geçiş aşamasındaki görüşlerini ihtiva eder!
Kitabın Başlıca Konuları:
• İslam Birliği (İttihad-ı İslam): Müslümanların birliği, ittifakı ve manevi kalkınması üzerinde durulur.
• Toplumsal ve Siyasî Analizler: İslam dünyasının o dönem geçirdiği sıkıntılar, 1. Dünya Savaşı ve sonrasındaki siyasî olaylar ele alınır.
• Eğitim ve Medeniyet: Cehaletle mücadele, din ile fen bilimlerinin birlikte okutulması gerektiği vurgulanır.
• Medeniyet Eleştirisi: Batı medeniyetinin iyi ve kötü yönleri tahlil edilir.
Bu yazıda Bediüzzaman
Said’i Nursi’nin
“sünûhat“
kitabından “ittihat-ı İslam” konusunun analizini sizlere takdim ediyorum!
“SÜNÜHAT” EKSENİNDE İTTİHADI İSLAM!!!
Rüyada Bir Hitabe, Siyaset Dışı Duruş ve Jeopolitik Vizyon!
1. Dünya Savaşı’nın ardından 1919 yılının sonbaharında kaleme alınan Sünûhat, yıkılış sancıları çeken Osmanlı İmparatorluğu ve işgale uğrayan İslam coğrafyası için manevi bir teselli ve jeopolitik bir yol haritasıdır. Nursi’nin eserde yer alan “Rüyada Bir Hitabe” başlığı altında naklettiği vizyoner tecrübe, İttihad-ı İslam’ın metafiziksel güvencesini gözler önüne serer.
Alem-i misalde her asrın temsilcisi olan salihlerin toplandığı meclis, Nursi’ye İslam dünyasının geleceğini sorduğunda, o, küresel felaketlerin ve darbelerin en evvel kendi kalbine indiğini ifade ederek ümmetin imanı uğruna bin canı olsa feda edeceğini haykırır.
Sünûhat’ta yer alan jeopolitik çözümleme, küresel güç dengelerini “Garp husumeti” ve “Şark husumeti” diyalektiği üzerinden okur. Batı dünyasının sömürgeci saldırganlığı (Garp husumeti), Müslümanlar arasında doğal bir savunma refleksi ve dayanışma arayışı yaratarak birliğe ve uhuvvete hizmet eden dışsal bir katalizördür.
Buna mukabil, Müslümanların kendi içindeki mezhep, meşrep veya etnik kavgalar (Şark husumeti), İslam inkişafını içten boğan ölümcül bir hastalıktır ve derhal tasfiye edilmelidir.
Nursi, Sünûhat’ta dini kurumların küresel ölçekte yeniden organize edilmesini önerir.
ŞEYHÜLİSLAM MAKAMI YENİDEN İHYA OLMALIDIR!
Bu bağlamda, Osmanlı’da dini liderliği temsil eden Meşihat Makamı’nın (Şeyhülislamlık) hantal bürokratik bir devlet dairesi olmaktan çıkarılarak, tüm İslam dünyasını temsil eden, yüksek düzeyli bilimsel ve fikri bir “Yüksek İlmî Şûra” haline getirilmesini teklif eder.
Bu şura, küresel düzeyde Müslümanların manevi hilafet merkezini temsil edecek ve birliği kurumsal bir zemine oturtacaktır.
Ülkeler arasında ve milletler arasında yeniden bir güven oluşacak ve adaletin ve güzel ahlakın tesisi sağlanabilecektir!
DİN SİYASİLERCE İSTİSMAR EDİLMEMELİ!
Nursi, Sünuhat pek çok eserlerinde insanların hiçbirini dini duyguları sebebiyle dışlamamıştır!
Ayrıca eser, dinin siyasi tarafgirliklere ve iktidar kavgalarına alet edilmesini şiddetle reddeder.
Siyasi hırslar yüzünden dindaşını dışlayan, hatta sömürgecilerle iş birliği yaparak kendi yöneticilerine saldıran muhalif yapıları eleştiren Nursi, “Ben tokadımı Antranik ile beraber Enver’e, Venizelos ile beraber Said Halim’e vurmam” diyerek ümmetin iç bütünlüğünü her türlü küresel güçlere karşı savunmuştur!
Sünûhat’ın çizdiği vizyona göre İttihad-ı İslam’ın pratik bölüşümü, Arabistan ve Afrika coğrafyasında İhvan-ı Müslimin, Anadolu’da ve dünyanın pek çok yerinde; binbir zorluk, açlık, kıtlık ve bölgesel mobbinglere rağmen kendini bu işe vakfetmiş medrese ehli nur talebeleri ve onları destekleyenlerin gayretleriyle inkişaf ettirilmektedir!
(bugün dünyanın 62 ülkesinde Risale-i Nur eserleri o ülkenin dillerinde basılıp okullarda “ilim ve fen noktasında taklidi imanın Tahkiye geçirilmesi” bir tedarik planı dahilinde medreselerde, devlet okullarında, ilim meclisleri oluşturulan sohbetlerle bizlerin de şahit olduğu şekliyle Afrika’nın, Libya’nın, Cezayir’in çöllerinde, Uzakdoğu Filipinler’de, eski SSCB yıkılmasıyla oluşan Rusya içindeki 15 yıl süreyle resmi ve gayri resmi görevler dahilinde yaptığım faaliyetlerden şahit olarak görev yaptığım bölgelerde dilinden, dininden uzaklaştırılmış Türk soydaşlarımızın bulunduğu her mekanda dünyanın ihtiyaç duyulan her yerinde Risale-i Nur talebelerin ve destekçilerinin gayretleri ile okunmakta ve okutulmaktadır)
Nur Talebelerinin oluşturacağı bu İttihadı İslam yolundaki mukaddes yolculuk müttefiklikleri ve destekçilerinin muvaffakiyeti ile nihayete erecektir.
Diyerek “İttihadı İslam” ile çözüm yollarını insanlığı gösterir!
“İttihadı İslam” analizlerimiz devam edecek..!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96







