--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Davutoğlu’nun hangi sözlerine inanmalı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Ahmet Davutoğlu’nu yakından tanımadım. Tayyip Bey’in göreve getirdiği Başbakanlığında mıydı, Dışişleri Bakanlığında mıydı, yoksa müşavir iken miydi hatırlamıyorum, bir iki defa el sıkışmışlığımız vardı ama birbirimizi tanıyarak değil.

Cumhurbaşkanımızın iflah olmaz bir vefası vardır. Yani vefasında sınır tanımaz. Bu yüzden de başına gelmeyen kalmaz. Ve Davutoğlu’nu, Reis’in hatırına sevmiştim.

Tayyip Bey, Bay Davutoğlu’na hoca olarak saygı duyardı. “Üniversiteler, dernekler ve vakıflardaki çalışmalarını, milletimize ve memleketimize aktarsın diye elinden tuttu ve çeşitli görevlere getirdi.

Tayyip Bey olmasaydı, Bay Davutoğlu, ne Dışişleri Bakanlığı ne Başbakanlık ne de genel başkanlık göremezdi. Keşke hep hoca olarak kalsaydı, şimdi artık o da yok.

Üstelik Tayyip Bey, “akademisyen” unvanlarını öne koyarak çalışacak kimselerden asla hazzetmez. “Bize unvanı değil, hizmeti lazım” diye de söyler. Geçelim.

*

Ahmet Bey, partiden ayrılırken çeşitli zamanlarda konuşmalar yaptı ve Cumhurbaşkanımız ile ailesine dair olumsuz söz söylemeyeceğine dair teminatlar vermişti.

Mesela, 5 Mayıs 2016 tarihli haberlerde şu ifadelerini nereye koyacağız:

“Beş temel hukuku gözeteceğim:

Ben grup konuşmasında kendimi bağladım. Bu bağlılık çerçevesinde de adımlarımı atacağım. Beş temel hukuku gözeteceğimi söylemek isterim.

Birincisi, cumhurbaşkanı ile aramızdaki insani kardeşlik hukukudur. Cumhurbaşkanı ile dostluğum her şeyin önünde. Cumhurbaşkanı ile son nefesime kadar kardeşlik ilişkimi sürdüreceğim. Onun ailesinin onuru benim ailemin onurudur. Bundan soran kimse yeni fitne kapıları açmaya niyetlenmesin.

Siyasete girme kararını ben AK Partimizin kapatılma davası açıldığı gün verdim. Olağanüstü kongreye aday olmayacağım, ancak AK Parti’nin neferi olarak mücadelemi son ana kadar sürdüreceğim.

İkinci koruyacağım hukuk partimin hukukudur. Kim ki partimizde bir gedik açmaya, partimizden yolunu ayırmaya çalışırsa onun karşısında ben olurum.

Bütün teşkilatlarımıza teşekkürü bir borç biliyorum. Onlara diyorum ki, bugüne kadar önünüzdeydim, bugünden itibaren içinizdeyim”.

*

Yine Davutoğlu’nun 16.12.2019 tarihli haberlerde yayınlanan sözlerine bakalım:

“Şunu bir kez daha ifade ediyorum, ne gelişme olursa olsun, ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini dürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden cumhurbaşkanımızın aleyhine tek bir söz duymadı duymayacak” dedi.

Bir alıntı da Ahmet Hakan’dan gelsin. Hakan’ın, “E hani zihninden bile geçirmeyecektin Ahmet Davutoğlu” başlıklı, Temmuz 05, 2020 tarihli yazısından:

Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık görevini bırakırken şunları söylemişti:

“Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim, zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak”. 

*

Ezcümle:

Acaba Davutoğlu, ifadeye çağrılmasına sebep hakaretlerini; Cumhurbaşkanımızın, Berat Albayrak’ın ve Berat Bey’in babası Sadık Albayrak’ın yüzüne karşı söyleye bilir mi?

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle