İsrail’in Suriye stratejisi çöktü
İsrail’in Suriye stratejisi çöktü
ABDULLAH ŞANLIDAĞ
Terörsüz Türkiye süreci çok önemli. Dolayısıyla Suriye’nin nasıl şekilleneceği, Türkiye’nin bölgesel ağırlığı ve İsrail’in kuzey kuşağında nasıl bir güvenlik düzeni istediğini iyi okumak gerekiyor. Devletin şu ana kadar attığı adımları ve İsrail’ i de içine alan terörsüz Türkiye sürecini destekliyorum. Bu makalede İsrail’in açıklamaları, sahadaki uygulamaları ve bölgesel güç dengeleri üzerinden yapılan stratejik bir okuma yapmaya çalışacağız.
İsrail›in Suriye stratejisi neydi?
Esad rejiminin devrilmesinden sonra İsrail açısından ortaya çıkan temel soru şuydu: Suriye yeniden güçlü, merkezi ve egemen bir devlet mi olacak; yoksa parçalı ve birbirine bağımlı güvenlik alanlarından oluşan bir ülke mi?
İsrail›in Suriye›nin güneyinde askeri hareketliliğini artırması, Şam›ın güneyinde askerden arındırılmış alan istemesi ve Dürzi bölgeleri üzerinden güvenlik gerekçeleri geliştirmesi bu çerçevede okunabilir. Türkiye Dışişleri de İsrail›in Suriye›nin güneyindeki askeri altyapıya yönelik saldırısını “tehlikeli bir tırmanma” olarak nitelendirdi.
Terör devleti İsrail, Güney Suriye’de İsrail’in güvenlik kuşağı, Suriye’nin merkezinde zayıf/dengeye muhtaç yapı, kuzeyde ise Türkiye’nin etkisinin sınırlandırılmasını istemektedir.
Peki “Terörsüz Türkiye” İsrail’i neden rahatsız edebilir?
Burada çok önemli bir jeopolitik bağlantı var. Türkiye’nin PKK sorununu içeride çözmesi, sadece Türkiye-Irak hattını değiştirmiyor. Suriye’nin kuzeyini de doğrudan etkiliyor. PKK’nın silahlı yapısının sona ermesiyle birlikte Suriye’deki YPG/SDG yapılanmasının geleceği de daha fazla tartışmaya açıldı. Tam ve samimi olarak, YPG, Suriye rejimine entegre olursa, bu, başta İsrail olmak üzere tüm terör yanlısı ülkeleri rahatsız eder. Türkiye’nin yaklaşımı, Suriye’nin toprak bütünlüğü içerisinde silahlı yapıların ortadan kaldırılması yönünde.
Mazlum Abdi, sosyal medya hesabında üniformalı fotoğrafını ve SDG Komutanı titrini çıkardı. “Kendime söz verdim: Mecbur kalmadıkça halkımızı tekrar savaş koşullarına sokmak istemiyorum” diyen Abdi, umarız sözünde durur. (Suriye’deki Türkiye vatandaşı olan PKK militanları ve sol örgütler, bu makalenin kapsamı dışındadır. Henüz o konu netlik kazanmadı. Tek bildiğimiz, Suriye’den çıkarılacakları yönünde. SDG’nin Şam’la entegrasyonuna karşı olan tüm örgüt yapılanması Suriye’den uzaklaştırılmalıdır.)
2026 Ağustos’unda TBMM’nin PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecine hukuki çerçeve getiren yasayı kabul etmesi, sürecin Türkiye açısından çok daha somut bir aşamaya geldiğini gösterdi. PKK/YPG eksenli silahlı yapıların ortadan kalkması, Türkiye’nin güney sınırındaki güvenlik tehdidinin azalması ve Türkiye’nin Suriye’deki hareket alanının genişlemesi durumu, İsrail açısından stratejik bir problemdir.
Türkiye’nin içeride terör sorununu çözmesi..
40 yılı aşkın süredir Türkiye’nin enerjisinin önemli bir bölümü terörle mücadeleye gidiyordu. On binlerce insan hayatını kaybetti. Ekonomik kaynaklar harcandı. Askerî kapasitenin önemli kısmı güneydoğu ve sınır güvenliğine yöneldi. Siyaset sürekli güvenlik ekseninde tartışıldı. Dolayısıyla terör sorununun gerçekten sona ermesi Türkiye’nin stratejik enerjisini serbest bırakır.
Terör tehdidinin azalması Türkiye’ye şunu sağlayabilir:
İç güvenlikten bölgesel jeopolitiğe daha fazla kaynak ayırmanın önü açılır. Bu durumda Türkiye; Suriye’nin yeniden imarında, Suriye’nin toprak bütünlüğünde, Irak’ın kuzeyindeki güvenlik yapılanmasında, enerji yollarında, ticaret koridorlarında daha etkili olabilir. Tabii Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması gerekiyor. Çünkü Türkiye›nin güneyinde bağımsız veya yarı bağımsız silahlı yapıların bulunduğu bir kuşak Ankara açısından doğrudan güvenlik tehdididir.
İsrail açısından ise Suriye›nin güneyindeki güvenlik yapılanması, Dürzi meselesi ve İran sonrası oluşan yeni dengeler farklı bir anlam taşıyor. Ortadoğu’da Türkiye-İran-Arap ülkeleri arasındaki denklemlerde Ankara’nın ağırlığının artması mümkündür.
Ben Türkiye’nin attığı adımı, sadece terörün bitirilmesi ve silahların susması olarak değerlendirmiyorum. Türkiye, Irak, Suriye ve Doğu Akdeniz hattında yeni bir jeopolitik düzen oluşturuyor. İsrail-Türkiye rekabetinin önümüzdeki dönemde en kritik sahasının Suriye olması şaşırtıcı değildir. Seni seviyoruz, uzun adam.. Ha gayret.