• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

MEKKE PAKTI İSLAM DÜNYASINA CAN SUYU OLABİLİR Mİ?

10 Ağustos 2026
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

MEKKE PAKTI İSLAM DÜNYASINA CAN SUYU OLABİLİR Mİ?
ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Dünya yeniden kuruluyor... Yeni dünya düzeninde Türkiye’nin yeri, eskisinden çok çok daha önemli.

Sadece sınırlar, ittifaklar ve ekonomik dengeler değil; güç kavramının kendisi de değişiyor. Yüzyıl boyunca başkalarının çizdiği haritalar üzerinden siyaset yapmaya mahkûm edilen coğrafyalar, artık kendi güvenlik mimarisini kurmanın arayışı içerisinde. İşte Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Savunma Antlaşması, bu yeni dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak okunmalıdır.

Bu anlaşmayı yalnızca üç ülkenin imzaladığı sıradan bir savunma iş birliği olarak görmek, meselenin stratejik boyutunu ıskalamaktır. Bu anlaşma, merhum Erbakan’ın en az D-8 projesi kadar önemlidir.

Çünkü burada bir araya gelen üç ülkenin sahip olduğu güç unsurları birbirini tamamlamaktadır:

Türkiye; askerî kapasitesi, jeopolitik konumu, gelişen savunma sanayisi ve NATO tecrübesiyle…

Suudi Arabistan; ekonomik ve finansal gücü, enerji kaynakları ve İslam dünyasındaki sembolik ağırlığıyla…


Pakistan ise nükleer caydırıcılığı, geniş insan gücü ve Güney Asya’daki stratejik konumuyla…

Bu üç unsur aynı güvenlik mimarisinde buluştuğunda, ortaya çok daha geniş bir stratejik denklem çıkar.

**Bir ülkeye saldırı, bütün pakta saldırı**

Mekke Paktı’nın en önemli taraflarından biri, kolektif savunma anlayışıdır.


“Birine saldırı, herkese saldırıdır” anlayışı gerçekten anlaşmanın bağlayıcı temel maddelerinden biri olarak uygulanacaksa, bunun bölgesel güvenlik açısından ciddi bir caydırıcılık oluşturacağı açıktır. Çünkü savaşların önemli bir bölümü karşı tarafın ne kadar güçlü olduğundan ziyade, karşılık verip veremeyeceği hesaplanarak başlatılır.


Bir ülkeye saldıracak aktör, artık yalnızca o ülkenin ordusunu değil, arkasındaki ittifakın toplam kapasitesini hesaplamak zorunda kalacaktır.

**Türkiye neden merkezde?**

Türkiye’nin bu denklemdeki ağırlığı tesadüfi değildir.

Türkiye, Avrupa ile Asya arasında köprü olan klasik jeopolitik konumunun ötesine geçmiş durumda.

Son yıllarda savunma sanayisinde ortaya koyduğu atılım, insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, hava savunmasından deniz platformlarına, füze teknolojilerinden uydu ve uzay çalışmalarına kadar genişleyen bir kapasite ortaya çıkardı.


Mekke Paktı’nı önemli kılan asıl husus, üç ülkenin sahip olduğu farklı güç unsurlarının aynı stratejik çatı altında buluşma ihtimalidir.

Suudi Arabistan’ın devasa finansal kaynakları, Türkiye’nin savunma teknolojisi ve Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı birbirini tamamlayan üç ayrı güç alanıdır. İslam dünyasının kendi bölgesel güvenlik mimarisini oluşturabilmesi durumunda Mekke Paktı, böyle bir yapının çekirdeğine dönüşme potansiyeline sahiptir. Çünkü İslam dünyasının en büyük problemlerinden biri kaynak yetersizliği değil, kaynakların ortak stratejik güce dönüştürülememesidir.

Türkiye’nin önünde tarihî bir fırsat vardır.

Ankara, Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirirken aynı zamanda İslam dünyasıyla da ekonomik, askerî, diplomatik ve teknolojik bağlarını güçlendirebilir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Muzaffer

Abd irani vurdugunda, suudda ki abd uslerini harika bir sekilde iran vurursa nolacak? İrana engel olup katil abd yi mi koruyacağız.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23