--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Teğmenlerin resmi olmayan açıklaması

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
65

 

Teğmenlerin resmi olmayan açıklaması üzerinde düşünürken,  Hz. Yusuf kıssası geldi aklıma. 

“Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler (ibretler) vardır.” (Yusuf Suresi, 7)

Teğmenlerin, “bizler Atatürk’ün askerleriyiz” açıklaması, hiç şüphesiz Ak Parti iktidarına bir gönderme içeriyor. Ancak endişe edecek bir durum yok. Ak Parti, biraz daha demokratikleşir; normalleşme, hak, hukuk konularına riayet eder ve reformlara ağırlık verirse, darbe niyetlisi askerlerin emeli boşa çıkar. Meselenin burasına tekrar döneceğim, ama öncesinde, söylediklerimin daha iyi anlaşılması için Hz Yusuf dönemine biraz eğilelim. Hz. Yusuf, çok küçük yaşta iken kardeşleri tarafından bir kuyuya atılmak, sonra iftiraya uğramak ve uzun yıllar hapiste kalmak gibi (Yusuf Suresi, 35), çeşitli zorluklarla denenmiş, tüm imtihanları başarıyla geçmiştir. Yusuf kıssasında bizler için örnek alacağımız çok ibretler var. Cenab-ı Hak Hz. Yusuf’u Mısır’ın hazinelerinin başına geçirmiş; ona güç, mal ve iktidar vermiştir. 

“Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va’detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.” (Nur Suresi, 55)

Dönemin kralı; tek Allah’a iman eden, putperestliği reddeden bir şahsiyettir. Mısır’da rahiplerin otoritesini ve tapınakların yasaklanmasını isteyen krala Hazreti Yusuf’un verdiği cevap, hikmet doludur. Halkın henüz tevhidi bir inkılaba ve düzene hazır olmadıklarını çok iyi bilen Hazreti Yusuf, alt yapının oluşturulması ve İslam’ın gönüllerde yer etmesinin daha faydalı olacağını bilmektedir. Hz. Yusuf, büyük bir mücadele örneği gösterir ve elindeki gücü İslâm’ın anlaşılması noktasında kullanır. Kardeşlerinin kendisine olan zulmünü affeder ve onların tövbe etmesini sağlar. Mısır’daki kölelik sistemini kaldırır ve adaletsizliği yok eder. Zayıf ve mustazafları üste, kibirli müstekbir zengin tabakasını ise alta geçirir. Sonuçta Mısır halkı kendisine iman eder ve tek Allah’a teslim olurlar. Böylece Mısır’daki putperestliğe dayalı tapınak dini çöker ve Allah’ın otoritesi hakim olur.

Recep Tayyip Erdoğan’ın zindandan iktidara uzanan hikayesi, bana hep bu kıssayı hatırlatır. Allah, istediği kuluna mal, mülk, servet ve otorite (güç) vererek imtihan eder. Bu anlamda Reisin sorumluluğu ve imtihanı bizden fazladır. İslam coğrafyası, umudunu Türkiye’ye bağlamıştır. Reisin 22 yıllık iktidarında İslam’a ve Müslümanlara kattığı kazanımlar çok önemli. Başta Gazze olmak üzere tüm İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı hüküm sürüyor. Haksızlık ve zulüm karşısında susmak, dilsiz şeytan olmaktır. Gelelim teğmenlerin hadsizliğine. Bu eylem, görünüşte vesayet atağı gibi dursa da endişe edecek bir şey yok. Ancak askerin bileğinin masada bükülü beklediği gerçeğini de hiçbir zaman unutmayalım. Daha tam anlamıyla FETÖ yapılanmasını dahi bitiremedik. Ordu içerindeki Kemalist hücre uykuda. Ne zaman uyanacağını bilemeyiz. Türkiye’nin tam demokratikleşmesi ve sivilleşip normale dönmesi, vesayet zincirini kırar. Askeri vesayete kapı aralayan okullar kapatıldı. Lakin askeri müfredat değişmedi. Ak Parti sonrası vesayetin küllerinden doğmayacağını hiç kimse garanti edemez. İslami kültür havzası zayıfladı. Bunun yerine Türkçülük, milliyetçilik ve Atatürkçülük damarı güçlendi. 

Teğmenlerin bu çıkışı, mevcut perspektiften bakıldığında normal karşılanmalıdır. Biraz da iktidar suçludur. Bir çift sözümüz de, Cumhurbaşkanı tören alanından ayrıldıktan sonra resmi olmayan, vesayet kokan asker andını okuyan teğmenlere olsun. Eğer gücünüz ve yüreğiniz yetiyorsa, neden o andı Cumhurbaşkanının yüzüne okumadınız? 

Cumhurbaşkanının ve resmi protokolün tören alanından ayrılmasından sonra, kılıçlarını birbirine çatarak, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye slogan atan 300-400 teğmene mi kalmış laik demokratik Türkiye Cumhuriyetini korumak? 

Bu ülkede yeniden asker-Ak Parti krizi istemiyoruz. Siyasi ve saldırgan üslup sahibi askerlere had bildirilmez ise yol olur. Tehdit içeren, eski Türkiye’ye ait  geleneksel andın okunması birilerine umut olmasın. Her şeye rağmen yeni yetme teğmenlerin bu pasif eylemini, ben bir darbe kalkışması olarak değerlendirilmesini doğru bulmuyorum. Benim için asıl önemli olan iktidarın ne yaptığı ve yapacağıdır. Çok seslilik, demokrasi, adalet, temel hak ve özgürlükler konusunda bir zihniyet değişiminin inşası tamamlanmalıdır. Atatürkçü ve milliyetçi damar beslendikçe bu tür naif olmayan eylemler kaçınılmazdır.

Ak Parti, hiçbir partiye nasip olmayan güç ve iktidarı yakaladı. Güç sarhoşluğu iyi değildir. Her haltı yiyip, yaptıklarımızın içerisine birazcık muhafazakar sos katmakla bu işler yürümüyor. Askeri de içine alan sosyolojik bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek zorundayız. Sadece sevap kazanmak için okuyup üflediğimiz Kur’an’ın emirlerini hayata geçirelim. Mezarlıklarda okunan, sosyal ve siyasal hayata karıştırılmayan bir din ile buraya kadar. Hz. Yusuf, bir köle olarak geldiği Mısır’ın siyasi ve sosyal yapısını nasıl değiştirip dönüştürdü?

 

Yorumlar

(65)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Emine Bilgili

14 Eylül 2024 11:43

Tüm isteğimiz eski günlere dönmemek yag seker kuyruklarını olduğu resmi dairelerde evrak takip ederken yaşadığımız azarlanma itilip katılma vede Can guvenlğimizin hiçe sayıldığı zamanlara Allah göndermesin... yapay gündemlerle ortalığı bulandıranlara Allah fırsat vermesın

Daimâ ve daima uyanık olmalıyız

9 Eylül 2024 19:10

Bu eylem uykudakileri uyandırmak için yapılan bir eylem..."Bu eylem, görünüşte vesayet atağı gibi dursa da endişe edecek bir şey yok. Ancak askerin bileğinin masada bükülü beklediği gerçeğini de hiçbir zaman unutmayalım. Daha tam anlamıyla FETÖ yapılanmasını dahi bitiremedik. Ordu içerindeki Kemalist hücre uykuda. Ne zaman uyanacağını bilemeyiz"... onların ne zaman atağa kalkacağını Peygamberimiz haber veriyor...siyonizmle savaşı kazanmak üzereyken...emin olun siyonizmle kemalizmi bugünkü hale getirenler göbekten bağlı...

Nadil olacak bu?

9 Eylül 2024 18:48

Siz biraz daha demokrasi diyorsunuz onlar demokrasi istemiyor darbe istiyor

YILMAZ DURMUŞ

9 Eylül 2024 15:26

Sayın yazar, toplumumuzun kapasitesi bu, zamanla herşey maddiyat ile ölçülür hale geldiği için en dindar zannettiğimiz insanlar hatta bazı tarikata mensup şahıslar bile maddiyatı önceleyip, maneviyatı ikinci plana atıyorlar. Mevki makam para insanımızın terazi ölçüsü oldu, Ak Parti döneminde ki kazanımların heba edilmemesi bağlamında içinizdeki kötülük sebebi herşeyi sorgulayıp kılı kırk yararak ADALETİN tesisini mutlak surette yerine getirmeliyiz. Cuma hutbelerinin sonunda okunan ayetlerin başını ADALET çekiyor ondan sonra diğer öğütler sıralanıyor. Demek oluyor ki ADALETİN olmadığı yerde hiç bir şeyin işleyişi düzgün olmuyor.

Adanalı322

9 Eylül 2024 14:03

Korsan yemini okuyan İstanbul kadıköy'lü elit biri cum kızı. Neymiş Tarikat ve tekkelere karşı ordumuzu savunmak istemişlermiş. Şüphem yoktu ki zaten. Laik cum.u siz korursunuz ancak...Hangi yasa ve kanunda ordunun görevi ülke yönetimiyle ilgili size böyle bir hak verdi? O zaman polis, Polis Özel Harekat, jandarma, jandarma Özel Harekat, Mit(Milli İstihbarat Teşkilatı) onlarda sizin yemini etsinler mi? Anladım arpanız bol geldi sıra çifte atıp kudurmakta. Gölbaşında Polis Özel Harekat da şehit edilen erkek olsun kız olsun evlatlarımızı unutmadık. Sizler osura osura yatarken onlar f16 bombalarıyla yanarak can verdiler. Öyle ki silahları bile erimişti. Bugünkü makamlara o yavruların kanı canı üzerine gelip çöreklendiniz... Tıpkı Kurtuluş savaşında olduğu gibi. Millet canını verdi vatanı kurtardı dedeleriniz dipçikle üstüne kuruldu.

okur

9 Eylül 2024 18:57

ne istedilerse kim verdi adanali

Vatansever

9 Eylül 2024 13:53

Çok doğru. Manevi değişimi temin edemezsek çok kısa sürede yine eski darbeci, dini ve dindarı baskılayan zihniyetin esiri oluruz. Bu da fiili işgale kapı aralayan, yıkıcı ve bölücüleri mutlu edecek bir zemin demektir. Rabbim korusun. Kazanımları korumak devlet için beka meselesidir.

Selim Güney

9 Eylül 2024 13:52

kim ne derse desin bu ülkede darbeciler ve darbe severler her zaman olmuş, bundan sonra da olacaktır

Ramazan Kalacık

9 Eylül 2024 13:51

Teğmenlerin nasıl bir cüretle bu işe kalkıştıkları malum. arkalarında kemalist taife vardır

Hasan Ejderha

9 Eylül 2024 13:46

Eline sağlık yazarın, şahsen çok istifade ettim. Yusuf kıssasını bir kez daha anladm

Lakin

9 Eylül 2024 13:08

Lakin hocam ak pati fazla demokratik olmaliysa nasıl olacak. Karşı taraf iktidar değilken kılıç sallıyor. Birde diyorsunuz Türkçülük milliyetçilik çoğaldı diyerek. Ama daha beş ay önce eleştiri muhalefet hdp kuyruğuna takıldı Atatürk ten uzaklaştı denildi hep .üstelik milliyetçilik gayet iyi birseydir .Ve yıllardır Türkçülük yapanlar hatta ülkücüler hep aşağı tabaka görüldü aydın entel görülmedi okumuş deneyimli olsa bile .ama sn Erdoğan ortak olunca değeri bilindi.15 temmuzda takdir etti sn Erdoğan.

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle