--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Suriye’deki tabloyu İslam dünyasının lehine çevirebiliriz

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
50

Suriye’deki tabloyu İslam dünyasının lehine çevirebiliriz

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Suriye’deki tablo öncesinde, yerelde ikinci parti durumuna düşmüş olan Ak Parti, 8 Aralık ile beraber devasa bir hikâyeye kavuşmuş oldu. Bu CHP olduğu müddetçe Ak Parti, daha çok hikâyelere imza atar.

Böyle tarihi fırsatları her zaman yakalamak mümkün olmaz. Ak Parti iktidarının bu olumlu ve de süper avantajı Türkiye’nin ve mazlum Suriye halkının lehine çevirmesi gerekiyor. Hem buradan Gazze’ye de bir çıkış yolu bulabiliriz.

Rusya ve İran’ın yorgun düşerek, Suriye’deki oluşan tabloya sessiz ve duyarsız kalmaları, hiç şüphesiz İslam dünyasının kısmen de olsa rahatlamasına ve Suriye’nin istikrarlı bir düzene kavuşmasına vesile olacaktır. Arap Baharı ile bu sevinci yaşayamayan İslam dünyası, son tablo ile rahat bir nefes alacaktır. Eğer Suriye düşüp parçalansaydı veya zalim Esad düzeni devam etmiş olsaydı, İsrail ve ABD’nin bölgedeki emelleri gerçekleşmiş olacaktı. Eğer Suriye’deki oluşan yeni tabloyu kendi lehimize çeviremezsek, Amerika’nın Kürt tabanlı terör devleti ve İsrail’in Arz-ı Mev’ud hayali inşası bitmeyecektir.

Gazze’de şu ana kadar bir kazanım elde edemedik. Aksine İsrail terör devletinin vahşet ve soykırıma dayanan politikası ve bölgede yürüttüğü savaş nedeniyle HAMAS, birçok liderini kaybetti. 

Hizbullah yara aldı. Lübnan perişan.. İran da izole edildi. Hiç şüphesiz Suriye’deki oluşan tablo, biz Müslümanlara yeni bir sayfa açtı. ABD›nin yeni müstekbir tağutu Trump, freni patlamış kamyona benzer. Nerede duracağı, ne yapacağı bilinmez. Rusya ile bağımız kopmasa da bundan sonraki süreçte beraber yürüme imkânımız yok. Artık herkes yeni kartlarını açtı. Batı dünyasının da sadra şifa olacak bir hikâyesi ve insanlığa söyleyebilecek bir sözleri yok ama Türkiye için en azından şuan için başka bir çare de gözükmüyor. 

Suriye’de 61 yıllık BAAS rejiminin çökertilmesi ve 53 yıllık Esad idaresinin devrilmesi elbette önemli. Türkiye, Batı dünyasıyla birlikte hareket edecekse, Suriye›de dizayn edilecek düzenin inşasında rol almak durumundadır. Bu rol alma, Suriye›nin içişlerine karışma veya toprak kapma kaygısı değildir. Malum HTŞ, uluslararası arenada terör örgütü listesinde yer alıyor. Bizim için PKK/YPG ne ise Batı için de HTŞ o. Türkiye›nin Suriye›deki tüm kimlikleri sahiplenmesi gerekiyor. Bu mazlum coğrafyada hep birileri kazanırken, kaybeden Müslümanlar olmasın. “Coğrafya kaderdir” diyoruz ya. Ak Parti iktidarı, hem kendi içindeki ve hem de Suriye’deki Kürtlere yönelik evrensel ve insani bir politika yürütmelidir. Etnik ve mezhepsel konular çok hassastır. Suriye’nin yüzde 70’i Sünni ve Arap’tır. Geriye kalan nüfusun bir kısmı Kürt, kalanı ise Türkmen’dir. Yani sosyolojik yapı oldukça karmaşık ve zordur.

1970’lerden bu yana Suriye’yi, Şiiliğe çok yakın Nusayri bir aile yönetti. Bundan sonraki süreçte Nusayriler dönemi kapandı. Zâlim Esad yönetiminden dolayı Suriye’de seküler bir yönetim hakimdi. Şimdi HTŞ dahil yeni grupların ağırlıklı referansı İslam.

İşte tam da bu yüzden Fırat’ın doğusu çok önemli. Bu bölgede PYD ve YPG’nin güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Destekçisi ABD olan PYD/YPG, yeni oluşacak düzene muhalefet edebilir. İsrail’in de bölgedeki Kürtlere destek verdiğini unutmayalım. Önümüzdeki günler ve aylar çok şeylere gebe. Acaba Türkiye, PKK’nın Suriye’deki varlığını bir müzakere konusu haline getirir mi? Suriye’deki oluşumda Kürtler de söz sahibi olur mu? 

Biliyorum, bunlar çok hassas konular. Kürt sorunu ve biraz da bundan kaynaklanan terör, orta yerde duruyor. Bahçeli, iş olsun, torba dolsun için konuşmadı herhalde..

Tabi bir de İsrail’in Suriye’ye saldırısı söz konusu. İsrail’in Gazze ve Lübnan saldırılarını anladık da, Suriye semalarında işi ne? İsrail’in Suriye’deki askeri ve lojistik mevzileri yoğun bir şekilde vurmasının sebebi, ülkede yönetimi ele geçiren  HTŞ’nin kendisine yöneleceğini bilmesinden kaynaklanıyor. 

Türkiye, şimdi hem sahada ve hem masada güçlü. Suriye’deki PKK ve YPG’nin nefes borusu kesilmiştir. Silahlarını bırakmak zorundalar. PKK/YPG’nin kontrolündeki alanlar ABD’de değil, Suriye yönetiminde olacak. Türkiye ise kontrol edecek. Suriye’deki tablo şunu da gösterdi: Türkiye, bir ayağı da Suriye’de olan PKK’nın tasfiyesine yönelik büyük bir proje yürütüyor. 

Yorumlar

(50)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Emine Gürcü

25 Aralık 2024 08:49

İnşallah lehte bir durum gelişir...Yeteri kadar acı kan ve gözyaşı dökülen bir ülke nasıl gelişip toparlayacak nasıl ayağa kalkacak oda düşündürücü..Çok zaman alacak düzeltmek.. Üstelik fakir bir ülke savaş yorgunu....

Mehmet

23 Aralık 2024 22:34

Muaviye'nin Emevi Cami'sinde mi

Orhan

23 Aralık 2024 20:53

Rabbim muvaffak eylesin. Bu güzel dua ile başlayıp ,ülkemizin bu büyük zaferde payını göz ardı etmeden, devam edecek süreçte Suriye nin yanında olması çok önemli. Gavur boş durmayacak. Ancak, bu sefer güçlü olanlar Müslümanlar. Dünya değişiyor. Önce Afganistan, şimdi de Suriye.. Bu umutları arttırmıştır. Gayret bizden zafer Yüce Allah'tandır..

Okur

23 Aralık 2024 15:37

Birinci Dünya Savaşı'nda hem doğu hemde batı cephesinde kaybettiklerini veya zorlandıklarını anlayan Almanlar doğu cephesinde rahatlamak için Alman istihbaratı aracılığıyla İsviçre'de mülteci olan Lenin'i mülteci olarak yaşadığı İsviçre'den alıp bir trene bindirerek Finlandiya üzerinden Rusya'ya sokup Rusya'da var olan savaş karşıtlarını örgütleyip çarlık yönetimini Bolşevik bir devrimle yıkarak Rusya'nın Almanya ile savaşını (1917) sonlandırıp batı cephesindeki Fransız ve İngiliz'lerle bir süre daha savaşarak 1918'de savaşı epey bir kayıpla bitirmişlerdi. Günümüzde ise Suriye'de yaşanan Arap baharı ile Esad devirilmeyince Suriye sınırında Kürtler konusunda zorlanan Türkiye, Colani'nin HTŞ''sini Halep ve Şam'a göndererek Esad'ı devirip Suriye'de oluşan Kürt yönetimine son vererek Suriye cephesinde rahatlamak istiyor. Lenin'in yaptığı sosyalist devrim uzun yıllar emperyalistler için tehlikeli olduğu gibi Colani önderliğinde yapılan İslam devrimide Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere emperyalist ülkelerin başını önümüzdeki yüzyılda da epeyce ağrıtacaktır.

Şirin

23 Aralık 2024 15:09

Yeryüzünde ne kadar taguti düzen varsa yıkılsın rabbimizin hak nizamı olan şeriat düzeni kurulsun inşallah

Abdurrahman Bektaşoğlu

23 Aralık 2024 14:50

İşte Arap baharı bu sefer meyvesini verdi Suriyeli mazlumlar ve muhalifler diye isimlendirdiğimiz Suriye'nin gerçek sahipleri orada bir devrim yaptılar Allah devamını getirsin inşallah

Cemal Öz

23 Aralık 2024 14:49

Türkiye'ye Suriye'de ne arıyor diye karşı çıkanlar kına yaksınlar. sürekli mazlumların yanında yer alan Türk hükümetini canı gönülden tebrik ediyoruz

Serpil Caner

23 Aralık 2024 14:48

Suriye'de oluşan yeni oluşum gerçekten bizleri sevindirdi Allah da Suriyeli mazlumları sevindirsin ve onları bir an evvel yurt ve yuvalarına kavuştursun

Okur

23 Aralık 2024 14:26

Suriye'de Colani önderliğinde olan devrimin benzerini geçen yüzyılın İlk çeyreğinde (1917) Rusya'da Lenin önderliğinde görmüştük. Colani önderliğinde bu yüzyılın ilk çeyreğinde (2024) Suriye'de yapılan bu devrimin benzerini diger Arap ve Müslüman ülkelerde yapma imkanı vardır. Geçen yüzyılda Lenin önderliğinde yapılan devrim proleter devrim olduğu gibi bu yüzyılda Colani önderliğinde yapılan devrimde İslami devrimdir. Ortadoğu'nun petrol zengini İslam ülkelerinin bugünlerde Suriye'deki devrimden dolayı büyük korkular başlamıştır. Orta Doğu ülkeleri Suriye'de yaşanan Colani devrimi gibi devrimleri yaşamamak için her türlü tedbiri alsada Colani devrimleri bir çok ülkede yaşanabilir. Colani devrimlerini Afrika, Güney Amerika Asya gibi coğrafyalardada yaşayabiliriz. Trump'un ABD'de iktidara gelmesi ile AB ülkelerinde korku sarmışsa Colani'nin Suriye'de Esad'ı devirmesi ile Suriye'de iktidara gelmesi ile Ortadoğu'nun bir çok ülkesinde korku ve endişe yaratmıştır.

Alaaddin Kök

23 Aralık 2024 12:27

Haydi hayırlısı olsun. Suriye'de daha güzel yarinlara

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle