--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kendimizi nasıl tanımlıyoruz?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
54

Kendimizi nasıl tanımlıyoruz?

Abdullah Şanlıdağ

“Ben Müslümanım ve dinim İslâm”

Bunun dışındaki isimlendirme ve formatların tümünden beriyim. Kendisini muhafazakâr, muhafazakâr demokrat olarak tanımlayanlara da saygı duyarım. Lakin kavramı ve içini ne ile doldurduğumuz önemli. Muhafazakâr demokratik birisi, Allah’a inandığını ve onun ilkelerine sadık kaldığını söylüyorsun, bize hiçbir şey söylemek düşmez. Dijital ve internet dünyası, çok farklı pencereler açtı. Dolayısıyla farklı bakış açılarına sahip insanları tekfir etmek ve dışlamak anlamsızdır.

Muhafazakârlar neyi muhafaza ediyorlar? Statükoyu mu, o anki muktedirin iktidarını kaybetmemek için savunduğu görüşleri mi, yoksa kendisi için vazgeçilmez gördüğü değerleri mi? Buna rağmen toplumda bir yozlaşma, dindarların inanç ve yaşantılarında fay hatları oluştu. Bundan dolayı AK Parti’yi direkt sorumlu tutamayız. Dünyadaki değişim ve dönüşümden Türkiye de etkileniyor.

Muhafazakârlık nedir? Politik görüş olarak da tanımlanan muhafazakârlığın Vikipedi’deki anlamı şöyle: “Muhafazakârlık veya tutuculuk, geleneksel toplumsal etmenlerin korunmasını destekleyen politik ve toplumsal felsefedir. Daha belirgin bir anlamda ilgili toplumun içinde bulunduğu çağın gereklerini göz ardı etmeksizin, geçmişten gelen tarihsel, kültürel ve uygar birikimlerini kaybetmeden, kısaca öz dinamiklerinin değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan politik bir görüştür.”

Hayreddin Karaman hoca diyor ki: “Aslında İslami anlayış ve yaşayışlardaki farklılıklar yalnız bugünün meselesi değildir. Osmanlı geleneğini araştıran bazı ilim adamları, ulema İslam’ı, halk İslam’ı ve tekke İslam’ı olmak üzere üç farklı İslam’dan bahsediyorlar. Bunların yanında bir de İslam’ın bünyesinden çıkmış fakat gayri İslami hüviyette bulunan anlayışlar var. Bugün biz daha müşkil bir durumdayız. Çünkü o zaman üç grup varken bugün her yeni ilim adamı veya grup kendi İslam anlayışının doğru olduğunu ileri sürüyor, etrafındaki insanlar da “evet, doğru budur” diye elleriyle onu işaret ediyorlar. Bu çevreler çoğu kez de diğer İslam anlayışlarını farklı ve yeni renkler olarak görmüyorlar aksine durdukları yer için “hayır, İslam budur, bunun ötesi küfürdür” diye nitelendiriyorlar.

O halde ılımlı ve tedrici değişimin ne olduğu sorusu karşımıza çıkmaktadır. Öyle ya, mevcut rejimin baskılamasıyla kendilerini şeriatçı, dindar olarak tanımlayamayan kitlelerin, bundan sonraki süreçte kendilerini ne şekilde tanımlayacakları önemlidir. Entelektüel kesim ve akademik camia, insana ve insan aklına temel, kurucu bir rol atfeder. İslam da aklı reddetmez ve birçok şeyin referansı olarak kabul eder.

Dindar/muhafazakâr kesim devlete saygılıdır. Kurumların, vatan, millet ve bayrak gibi değerlerin korunmasını ön planda tutar. Hatta iktidarların devlet zırhına bürünerek bu değerlere saldırmasına müsaade etmez. Yani ideolojik devlet dayatmasından dindar-demokrat kesim hazlanmaz. Muhafazakar kesim marjinal ve dini dışlayan devrimleri sevmez. Mesela Ak Parti sosyolojisi reform veya ıslahat fikrine sıcak bakar. Yine de muhafazakârlık her ülkede farklı renkler alır. Çünkü her ülkenin muhafazakârlarca değerli ve korunmaya layık olan kurum ve değerleri farklıdır. Türkiye’deki hakim kültür İslam ve kahir çoğunluk da Müslüman olduğu için bizdeki muhafazakarlığın tonu yeşildir.

Yazımı şöyle bitireyim: Muhafazakârlık, düşünsel kökenleri itibariyle Romalı düşünür Cicero’ya, hatta bir yönüyle Aristoteles’e kadar uzatılabilir. Modern anlamda ise 1789 Fransız Devrimi’nin ortaya çıkardığı siyaset ve devlet anlayışına ve Aydınlanma Felsefesi’nin ortaya koyduğu “insan aklı” projesine olan tepkiyle ortaya çıkmıştır. 

Toplumdaki kuşak ve anlayışları tanımlama bakımından üç farklı bakışı dikkate almak gerekiyor.

1) Bizim kendimizi nasıl tanımladığımız

2) Karşımızda olanların bizi nasıl tanımladığı 

3) Ön yargısız, objektif olarak değerlendirenlerin bizi nasıl tanımladığı.

4- Allah’ın bizi ne şekilde tanımladığı. Onun da adı Müslüman.

Bu anlamda ben muhafazakâr değil, kendimi dördüncü şıkka daha yakın buluyorum.

Yorumlar

(54)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim

20 Ocak 2025 19:14

Ben müslümanım diyenlerden yediğimiz kazıklar yetti artık ben kimim gerçekleri yeni idrak etmiş mümin vatandaşım

Ali Kerem

20 Ocak 2025 17:07

Anlaşmak zorunda kaldilar 1- İlk kez düşman tarafında 2.500'den fazla ölü var. 2- İlk kez 250'den fazla esir alındı; aralarında çok yüksek rütbeliler de var. 3- İlk kez 1 milyon Yahudi yerleşimlerinden göç etmek zorunda kaldı. 4- İlk kez Mossad'dan büyük bir bilgi hazinesi ele geçirildi. 5- İlk kez düşman başkentindeki Mossad merkezi vuruldu. 6- İlk kez düşman ülkesindeki bir askeri havaalanı vuruldu. 7- İlk kez düşman ülkesindeki askeri üsler vuruldu. 8- İlk kez düşman ülkesindeki askeri fabrikalar vuruldu. 9- İlk kez biz onları işgal ediyoruz, onlar bizi değil. 10- "Yenilmez ordu" efsanesi sonsuza dek sona erdirildi. 11- İç bütünlükleri çöktü ve düşman cephesinde büyük bir çatlak oluştu. 12- Siyonist medya sistemi devrildi. 13- "Yahudi yurdu" (Büyük İsrail) fikri çökertildi. 14- Tüm ümmette cihad ruhu yeniden canlandı. 15- Filistin meselesi ümmetin merkezi konumuna yeniden yükseldi. 16- İşgal altındaki hapishanelerdeki esirlerimize özgürlük umudu geri geldi. 17- Diasporadaki Filistinlilere dönüş umutları yeniden yeşerdi. 18- Arap halklarına umut yeniden aşılandı. 19- Normalleşme planı ve "İbrahim Anlaşmaları" çöktü. 20- "Yüzyılın Anlaşması" ve Gazze halkının zorla göç ettirilmesi planı başarısız oldu. 21- Allah’ın vaadine olan güven tazelendi: İşgalci rejimin sonu yakın ve Mescid-i Aksa özgürleşecek. Zafer Müjdeleri ✍️ 80. yıl laneti üzerlerine çökmeye başladı. ✍️ Tel Aviv bir korku şehri oldu. ✍️ 500 binden fazla kişi evlerini satıp göç etti. ✍️ 4.000’den fazla asker ve yedek subay gönüllü olmayı reddetti ve “Bu ülke bizim değil, savaşamayız” dedi. ✍️ 400 pilot hizmet vermeyi reddetti. ✍️ Yahudi halkı genel seferberlikte, bu da ekonomiyi felç ediyor. ✍️ Turizm sıfır. ✍️ Yatırımlar sıfır. ✍️ Eilat Limanı işsiz. ✍️ Fabrikalar tamamen durdu; ne üretim ne ihracat var. ✍️ Okullar, ofisler ve şirketler kapandı. ✍️ Günlük askeri kayıpları 240 milyon doları buluyor. ✍️ Halkları onlara karşı çok öfkeli. ✍️ Dünya halkları onların gerçek yüzünü gördü.

Kemal

20 Ocak 2025 16:27

Çok şükür Atatürkçüyüm

Vatandaş

20 Ocak 2025 16:26

Kökten CHP liyim hacı.

Türk

20 Ocak 2025 16:24

Türk ve Atatürk milliyetçisiyim

Tlg

20 Ocak 2025 16:23

Kemalistim

Gül Başpınar

20 Ocak 2025 14:04

Eskilerle yeniler cok farklı bu her konuda oldugu gibi din konusundada böyle...Eskiden anne babalarımızın aldığımız bilgilerle daha sonra dini hocalardan bilgiler edilirdi ama şimdi İnternet aynı zamanda o kadar din bilgisiyle muhatabımız hangi birine inanacağız şaşırıyoruz...Ama ben kendi adıma Kuranı rehber tutarak mantıgımında katarak yolumu çizmeye çalışıyorum....

Hulasa'sı

20 Ocak 2025 13:54

Yapıp ettiklerimiz ahıretten bakınca nasıl görüneceğini daima hatırda tutmak herbir müslümanın mihengi olursa ne âlâ.

Merzifonlu

20 Ocak 2025 13:20

Mehmet Akif Ersoy bundan yıllar önce müslümanlık nerede bizden geçmiş insanlık bile diyordu onun döneminde de müslümanlar tıpkı bir vatan haini gibi peşine afiyet takılmış şeriatçılar dışlanmış kurulan yeni meclisle tamamen layık bir düzen inşa edilmiş

Deistim...

20 Ocak 2025 13:16

yetmiyor mu?

Deist ne demek amca

20 Ocak 2025 17:53

hicbir dine inanmayan fakat Allah'a inanan demek, kisaca Allahci demek...

Deist:

21 Ocak 2025 08:49

Ateistten de dinsiz ve kafir demek oluyor

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle