--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsrail, tehdit oluşturuyor mu?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
43

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye için de İsrail’in bir tehdit oluşturduğunu ve bunun masal olmadığını dillendiriyor. Haklı mı? Hem de yerden göğe kadar haklı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı (COP29) Dünya Liderleri İklim Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplarken gündeme geldi bu konu.

Önce cümlenin siyak ve siyabıkına bir bakalım. Reis diyor ki: “Biz Suriye tarafına normalleşme konusunda elimizi uzattık. Ben hâlâ Esed’den umutluyum. Bir araya gelip Suriye-Türkiye ilişkilerini inşallah yoluna koyalım diye hâlâ umudum var. Yanı başlarındaki İsrail tehdidi bir masal değil. Çevredeki ateşin istikrarsız topraklarda hızla yayılacağı unutulmamalıdır. Esed’le hukuku yeniden ihya etmemiz, bölgeyi çok daha fazlasıyla inşallah rahatlatacaktır.”

Soru şu: Suriye için asıl tehdit İsrail mi, yoksa PYD/YPG mi? Bize göre her ikisi de hem Suriye için ve hem de Türkiye için bir tehdittir. İsrail’in Vaat edilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud)  konusu açısından hem Türkiye’nin Güneydoğusu, hem de Kuzey Suriye tehdit altındadır. İsrail terörü ile YPG terörü arasında hiçbir fark yoktur. Türkiye’nin Suriye politikası, bundan sonraki süreçte daha farklı bir yörüngede ilerlemek zorundadır. Esed’siz bir Suriye sorunu, süreci daha da zorlaştırır. Hatırlanacağı üzere Suriye’deki PYD/YPG’ye  yönelik yapılan harekatlarda Suriye’ye yönelik tüm sorunları Rusya üzerinden yürüttük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın bir süredir dillendirdiği Esed’li formülü önemsiyorum. 

Türkiye Suriye arasındaki terör yapılanmaları ancak iki ülkenin birlikte hareket etmesiyle çözülebilir. Tek taraflı müdahale, diğer devletin topraklarına müdahale ve iç işlerine karışma olarak algılanıyor. 

Dolayısıyla Suriye’deki adil ve kalıcı barışın çözümü de ancak bu şekilde sağlanabilir. Siyonist devlet İsrail, Gazze’de başlattığı soykırımı Lübnan’a da yayarak adım adım ilerliyor. Sırada Suriye’nin olduğu bir gerçektir. Bir sonraki adım ise Türkiye’dir. 

Ne AB, ne BM ve NATO, ne de uluslararası arenanın İsrail’e dur diyeceği yok. Türkiye ve Suriye’de, kısacası Ortadoğu’da barış ve huzura kapı aralayacak adımlar atmamız gerekiyor. Bölgenin şu anda ateş çemberinden bir farkı yok. Reis diyor ki, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü; terör örgütü PKK/PYD/YPG başta olmak üzere terör yapılanmaları tehdit ediyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden biz değiliz. Türk askerinin Suriye’de bulunması, Suriye için bir tehdit değil, bilakis güvencedir. 

Aslında Türkiye, hem kendi sınırlarını hem de Suriye’nin topraklarını, bir anlamda muhafaza etmektedir.” Reisin çağrısında iç cephenin sağlamlaştırılması vurgusu var.

Ayrıca Reisin Arap ülkeleri ve Türk dünyası devletleri liderlerine, İsrail konusunda daha aktif pozisyon alma konusunda çağrısı da bulunuyor. Filistin Devleti’nin tanınması için çabalayan bir yiğit varsa, o da Erdoğan’dır. Reisin bu kutlu çağrısına kulak tıkayan, İsrail’in kendisini savunma hakkı ve hukukunun olduğunu söyleyen ülkelere veyl olsun!

Diplomatik baskının artırılması için İsrail’i her alanda köşeye sıkıştıracak aktif bir diplomasi yürüten Erdoğan’ı tebrik ediyoruz. Bu insanlık sınavında Filistin’in yanında durmayıp da İsrail’e destek verenler, soykırımın ortağıdırlar. İsrail vahşetine ve zulmüne sessiz kalmakla, direkt İsrail›in yanında yer almak arasında çok bir fark yok. Tarih, her iki kesimi de yargılar. Bu noktada Erdoğan›ın «bölgedeki ateşin bizi de yakmasını beklemeyeceğiz” sözü de önemli. Bu cümleye bakarak, yakın vadede yine bir harekattan bahsedebilir miyiz? 

30 kilometre derinlik mevzusu çözülmüş değil. Suriye’nin içerisindeki terör örgütlerinin bertaraf edilmesi ve sınırlarımızdaki tehdidin kalkması, ancak bu 30 kilometre derinlikte mümkün olabilir. Aynı zamanda bu, topraklarımıza misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimizin, güvenli ve onurlu şekilde geriye dönüşleri için zemin hazırlamayı da amaçlıyordu. 

“Suriye’deki istikrarsızlık ve terör örgütlerinin orada tutunması bizim için bir güvenlik riskidir” diyen Erdoğan, Esed’li bir formülle güçlü adımlar atabilir. 

Hem Türkiye’nin ve hem de dünyanın en önemli sorunu, İsrail terörü ve Suriye meselesidir. PKK/DEAŞ/PYD/YPG kadar tehlikeli olan İsrail durdurulmalı ve nefes borusu kesilmelidir. Aksi takdirde, Vaad edilmiş topraklara doğru hızla ilerlemektedir.

Yorumlar

(43)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yusuf Dinçer

18 Kasım 2024 19:22

Gazzeicinimza.org Terör devleti İsrail Gazze de yapmakta olduğu soykırımdan ötürü İstanbul 2 nolu barosunun Uluslararası Ceza Mahkemesine yaptığı başvuru online olarak da imzaya açıldı yukardaki linke tıklayıp imzamızı atalım ve linki herkese atalım

müslüm

18 Kasım 2024 18:57

Sayın cumhurbaşkanı sınırlardan geçen teröristlere engel olarak uzatacaktı.

Hakan Demir

18 Kasım 2024 16:30

Bu İsrail meselesini entelektüel bazda akademisyenlerimiz sesini yazıp gelecek kuşaklara aktarmalıdırlar. Hiçbir döneminde bu kadar insan katledilmemiştir

Selim

18 Kasım 2024 16:28

Allah senden ya razı olsun sen den sayın yazar. Çok güzel bir konuya deginmissin

Can

18 Kasım 2024 12:42

artik Esat binlerce suriyeli öldürmüs zehirli gaz insanlarin üstünü püskürtmüs hepsini unutun barisalim artik sürecine gectik medyamiz dahil. ve o suriyeliler Esat tan mi kacti yoksa baska bir sebep mi vardi? ayrica Trump Nato yu kapattim derse ilk tehdit ukrayna yi isgal eden Putin degil mi? Iran da atom bombasini bitirirse tehdit degil mi? tek düsman artik israil anlatmayin bari.

Reis Sevdalısı

18 Kasım 2024 16:47

Reis el uzattıysa biz de uzatacağız esede, Reis'in bir bildiği vardır. Öte yandan esed'in yaptıkları geçmişte kaldı, bir günahı varsa Allah affeder veya ceza VERİR.

Hatice Gözükara

18 Kasım 2024 12:05

Siyonist çetenin arkasında Amerika Avrupa Birliği NATO Fransa Almanya gibi ülkeler var tüm terör örgütleri de zaten bu ülkelerden besleniyor ve buradan Neşet ediyor

Şeref Özkan

18 Kasım 2024 12:04

Recep Tayyip Erdoğan'ın Allah'ına kurbanım dünyada dik duruşu olan ve eğilmeyen Bir tek lider odur onun gibi 10 tane olsa şimdiye Yahudi lleri gömmüştük

Duran Özer

18 Kasım 2024 12:02

Filistin konusunda maalesef İslam dünyası sınıfta kalmıştır dünyada yaklaşık 2 milyara yakın müslüman var ama 8 milyon nüfuslu siyonist Yahudi Müslümanları dövüyor Bu da bize ayıp olarak yeter

aynen

18 Kasım 2024 10:39

Sam a cuma namazina gidecektik ne oldu?

okur

18 Kasım 2024 19:23

onlar ayasofyaya geldi

Ömer

18 Kasım 2024 10:33

Tamam it railin hedefi belli de yeni değil ki , yüz yıl belki 200 yıllık emelleri var . Rahmetli Erbakan ne demişti o da 30 40 sene önce , ittail Suriye’ye saldırırsa asıl hedefi Türkiye’dir diye . Pkk, ypk neyse hepsi paravan it railin oyuncağı . Zaten dolaylı yoldan 40 yıldır terörle saldırıyor lanetli kavim Türkiye’ye . Asıl önemli olan evet terörle güçlü mücadele oldu ama Suriye’nin abd bayrağı altında asıl şeytan bu nasıl engel olunacak sonrası da devletçik olacak . Bizim abd ile savaşacak halimiz yok . Türkiye ne olursa olsun kara harekatı yapıp ordaki pislikler temizlenmeli başka da yol görünmüyor

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle