• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Katil İsrail, işgalin boyutunu değiştirdi! Batı Şeria’da hırsızlığın yeni yüzü

Katil İsrail, işgalin boyutunu değiştirdi! Batı Şeria’da hırsızlığın yeni yüzü

Katil İsrail, işgalin boyutunu değiştirdi! Batı Şeria’da hırsızlığın yeni yüzü İşgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi yerleşim projeleri lehine olacak şekilde Filistinlilere ait toprakları gasbetmeye çalışan "Yahudi yerleşimci çobanlar" işgalin başka bir yüzünü temsil ediyor. Ramallah kentinin kuzeyinde yer alan Sincil beldesinde bir Yahudi yerleşimci çoban, bölgede mümkün oldukça çok toprağı kontrol altına almak amacıyla Filistinlilere ait tarlaları koyunları için otlak olarak kullanıyor. Otuz koyunu olan söz konusu Yahudi yerleşimci, zeytin ve kayısı ağaçlarının bulunduğu Filistinli çiftçilere ait tarlaları tahrip ediyor. Toprak sahibi Filistinliler, "yerleşimci çobanın" her gün Yahudi yerleşim birimleri tehdidinin yaşandığı Batı Şeria'daki "işgalin" yeni yüzü olduğunu belirtiyor. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, yaklaşık 6 bin nüfuslu, batıdan doğuya 5 Yahudi yerleşim birimi ile çevrili beldedeki tarlalarda dolaşan çobanın silahı bulunuyor ve İsrail askerleri ile Yahudi yerleşim birimlerinden destek alıyor. Çobanın görülmeye başlandığı geçen yıl yaz aylarında bölgede İsrail ordusu ve Yahudi yerleşimciler ile çatışmalar yaşanıyordu. Bu da çobanı askeri kampın yakınındaki bir alana yerleşmeye sevk etti. Birçok bölgede çoban hikayesi tekrarlanıyor Sincil sakinlerinin yaklaşık 16 bin dönüm toprağı bulunuyor. Şu ana kadar bunların 3 bin dönümü gasbedildi veya İsrail yerleşimlerinin lehine el koymakla tehdit edildi. Aktivistlere göre, işgal altındaki Batı Şeria'nın birçok yerinde "yerleşimci çoban" hikayesi tekrarlanıyor. Genellikle İsrail söz konusu çobanlara güvenlik koruması, Yahudi Yerleşim Konseyi ise otlatacak hayvan, elektrik jeneratörleri, mobil evler ve Filistin tarımını tehdit eden birçok hizmet sağlıyor. "Yeni bir tehditle karşı karşıyayız" Yıllardır zeytin tarlalarında çalışan Filistinli çiftçi Hüsam Ayide (67), beldenin geri kalan topraklarını yerleşimciler tarafından el konulmasından ve gasbedilmesinden korumaya çalıştıklarını belirtti. Bir yandan tarlasındaki yabani otları temizleyen Ayide, "Bu toprakları kontrol altına almaya çalışan Yahudi yerleşimci çoban tarafından yeni bir tehditle karşı karşıyayız." dedi. Beldeyi ve tarım alanlarını çevreleyen dağların zirvesine kurulmuş bir dizi yerleşim yeri bulunduğuna işaret eden Ayide, "Büyük bir yerleşim kompleksi oluşturmaya çalışıyorlar. Bu çoban sanırım bir istihbarat subayı. Sürüsüyle arazileri tahrip ediyor, toprakları ve çiftçileri hedef alıyor, çobanların burada koyunlarını otlatmasına engel oluyor." diye konuştu. Yıllar önce yerleşimcilerin, yaklaşık 38 dönümlük arazisinin kontrolünü ele geçirdiğini ve arazisini yargı yoluyla geri almayı umduğunu belirten Ayide, söz konusu çobanın birkaç kez İsrail askerlerinin koruması altında tarlasına girerek, kendisini buradan kovmaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını söyledi. Filistinli çiftçilere göre, "Yahudi yerleşimci çoban" Sincil beldesi topraklarındaki bir İsrail askeri kampının yakınındaki arazide çadır ve prefabrik evlerde yaşıyor ve genellikle İsrailli turistler ve heyetler tarafından ziyaret ediliyor. Tehcir girişimi Yaklaşık 60 dönüm araziye sahip çiftçi Rabhi Gafri (63), çobanın çevresinde Yahudi yerleşimciler tarafından ele geçirilen ve üzüm bağına dönüştürülen Filistin tarlaları bulunduğuna işaret ederek, Yahudi yerleşimcilerin en verimli toprakları ele geçirdiğini dile getirdi. Söz konusu çobanın, beldenin ve çevredeki bölgelerin mümkün olduğu kadar çok toprağında kontrolü ele geçirmek için kurgulanan İsrail Yahudi yerleşim planlarının bir parçası olduğunu vurgulayan Gafri, "Yerleşimci çoban, özellikle yaşlı zeytin ağaçlarını yok eden kimyasallar püskürterek birçok sabotaj eylemi gerçekleştiriyor." ifadesini kullandı. Yerleşimci çobanın, çobanlığın ötesine geçerek Filistinlileri topraklarından çıkarmak için "Yahudi yerleşim projesi" uyguladığını kaydeden Gafri, arazisinin sabotaj eylemlerine maruz kaldığını, ağaçlarının söküldüğünü ancak tekrar dikerek çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Gafri, "Topraklarımızı Yahudi yerleşimcilere bırakmayacağız." dedi. Sincil beldesinin etrafında beş Yahudi yerleşim birimi bulunuyor Sincil Belediye Başkanı Mutez Tavafşa, beldenin bir İsrail askeri kampı ve doğudan batıya uzanan beş Yahudi yerleşim birimi ile çevrili olduğunu belirtti. Çobanın, kendisine koruma sağlayan İsrail Yerleşim Konseyi tarafından desteklendiğini aktaran Tavafşa, çobanın resmi görevinin ilk planda su deposu ve derme çatma bir ev, sonrasında ise yerleşim karakolu oluşturmak olduğuna işaret etti. Sıklıkla Yahudi yerleşimci heyetlerin gelip çobana bazı toprakları temizlemesine yardım ettiklerini ve terk edilmiş topraklar olduğu bahanesiyle bölgenin çehresini değiştirip kontrol altına almaya çalıştıklarını ifade eden Tavafşa, "Terk edildi çünkü İsrail yerleşimleri nedeniyle bu topraklara erişmemize ve ekmemize izin verilmedi." dedi. Yasa dışı yerleşim birimleri İşgal altındaki Doğu Kudüs'te 13, Batı Şeria'da 253 yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden 650 binden fazla Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor. Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

Japonya'da korkunç anlar! Sel resmen geliyorum dedi

Japonya'da korkunç anlar! Sel resmen geliyorum dedi

AFP'de yer alan son dakika haberine göre Japonya'da etkili olan şiddetli yağışın yol açtığı heyelan felakete dönüştü. Evleri yıkıp geçen sel suları ve heyelan sonrasında en az 19 kişiden haber alınamadığı açıklandı. Japonya'da etkili olan şiddetli yağış felakete yol açtı. AFP'nin acil koduyla geçtiği son dakika haberine göre Shizuoka eyaletindeki Atami şehrini sel ve heyelan vurdu. Şiddetli yağışlar Japonya'da bu haftanın başından beri etkili olurken yetkililer, Atami şehrinde yaşanan heyelanda en az 19 kişinin kaybolduğu, arama kurtarma ekiplerinin olay yerinde çalışmalara devam ettiği açıklamasını yaptı. Shizuoka eyaleti afet koordinasyon merkezi yetkilileri cumartesi sabahı felaketi yaşayan Atami şehrinin bir kaplıca bölgesi olduğunu ve bölgede yeraltı sıcak su kaynakları bulunduğunu bildirdi. Televizyon görüntülerinden alınan videolar heyelanla birlikte harekete geçen büyük çamur kitlelerinin evleri önüne katarak ilerlediğini, olay anında bölgede bulunan vatandaşların korkuyla kaçıştığını gösteriyor. Shizuoka eyalet yetkilisi AFP'ye yaptığı açıklamada '19 vatandaşımızın nerede olduğunu bilmiyoruz ve güvenliklerinden endişe ediyoruz' ifadesinin kullanırken yerel yönetimin arama kurtarma çalışmaları için ordudan yardım istediğini sözlerine ekledi. Heyelan yerel saatle sabah 10.30'da gerçekleşirken bölgedeki çok sayıda evin heyelanla birlikte yıkıldığı ve 200 civarında konutun da şu an için elektriğinin kesik olduğu açıklandı. Japonya yılın bu zamanlarında şiddetli yağışların etkisine girerken yaşanan seller nedeniyle yerel yönetimler sıkça vatandaşlara evlerini tahliye etmeleri yönünde uyarılarda bulunuyor. Atami şehri bu etkili yağışlar nedeniyle son 48 saat içinde 313 milimetre yağış alırken devlet televizyonu NHK bunun temmuz ayı ortalaması olan 242.5 milimetrenin üzerinde olduğunu açıkladı. Shizuoka eyaletindeki kırsal bir bölge olan Atami şehri başkent Tokyo'ya 90 kilometre uzaklıkta ve kaplıcalarıyla ünlü bir yer. Demiryollarının resmi sitesindeki bilgiye göre Tokyo-Osaka arasında çalışan Shinkansen hızlı tren seferleri şiddetli yağış nedeniyle durdurulurken bölgedeki diğer tren hatlarının da şu an için çalışmıyor.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23