--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Günümüzde artık muhtarlara ihtiyaç yok mu?

Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
3

Ülkemizde 2015 yılından bu yana Başbakanlık Genelgesiyle, 19 Ekim “Muhtarlar Günü” olarak kutlanmaktadır.

“Muhtar” kelimesi Arapça kökenli olup, “seçen/isteyen” anlamına gelmektedir.

Muhtarlar; köy veya mahalle halkı tarafından seçilen, görevleri yasalarla belirlenmiş devletin idari işleri yürütmekle görevli kamu yöneticisi olup, devlet kurumlarıyla halk arasında bir nevi köprü görevini yürütür.

Ayrıca da Türk Milleti’nin gönlünde eşsiz bir yere sahiptir.

MUHTARLIĞIN TARİHÇESİ

Muhtarlık; ilk defa Osmanlı Padişahı II. Mahmud döneminde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından sonra doğan güvenlik boşluğunu doldurmak amacıyla, 1829 yılında İstanbul’da kuruldu. Zaman içinde yerel yönetim yapısının ayrılmaz önemli bir parçası haline geldi.

Anadolu’da ise ilk olarak, 1833 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde kurulmuş, buradan tüm yurda yayılmıştır.

Taşköprü ilçesinde yaşanan bir olay üzerine, Kastamonu Sancağı Mütesellimi Mustafa Ağa inisiyatif alarak İstanbul’daki teşkilatı burada uyguladı. Halkın sevip saydığı, tecrübeli ve namuslu kişileri “muhtar-ı evvel” (birinci) ve “muhtar-ı sani” (ikinci) olarak görevlendirdi.

Bu başarılı yerel uygulamayı detaylı bir raporla İstanbul’a bildiren Mustafa Ağa, Sultan II. Mahmut’un büyük takdirini topladı. Padişah; Kastamonu’daki bu başarılı örnekten yola çıkarak uygulamanın tüm eyalet, sancak ve kazalarda kurulmasını emretti.


1833’den itibaren muhtarlık tüm Osmanlı topraklarına yayıldı.

Muhtarlar doğrudan köy veya mahalle sakinleri tarafından seçilir, haklarında şikâyet olursa halkın tavrıyla azledilirdi. Tayinleri önce İstanbul’a bildirilir, padişahın onayından sonra Darphane’de kazınan özel mühürle göreve başlarlardı.

Şimdi ise İçişleri Bakanlığı’na bağlı olup; illerde Vali, İlçelerde Kaymakamlık’lara karşı sorumludurlar.

En temel görevleri mahallenin güvenliğini sağlamak, doğum-ölüm ve göç kayıtlarını tutmak ve devlet ile halk arasındaki köprüyü kurmaktı. Tanzimat döneminden sonra vergi tahsili gibi kritik görevler de üstlendiler.

MUHTAR MAAŞLARI TAM 21 BİR KAT ARTIRILDI

2002 yılında 97 TL seviyesinde olan muhtar maaşları, Ak Parti iktidarları döneminde yapılan zamlarla 21 kat artırılarak 2026 yılı itibarıyla 28.075 TL, yani bir asgari ücrete çıkarılmıştır.

Ayrıca; 2017 yılından bu yana aktif olarak görev yapan köy ve mahalle muhtarlarının sosyal güvenlik primleri devlet tarafından karşılanmaktadır.


GÜNÜMÜZDE MUHTARLARA ARTIK İHTİYAÇ YOK MU?..

Daha önce muhtarlar tarafından verilen ikametgah ilmühaberi ve benzeri belgelerin, gelişen teknolojiyle birlikte nüfus müdürlüklerinden verilmesi, bazı belgelerinde e-Devlet üzerinden alınabilmesi nedeniyle artık muhtarlara fazla ihtiyaç olmadığı dile getirilmektedir.

Hatta; kapatılması gerektiği, muhtarlara ödenen aylık ve SGK primlerinin bütçeye ek yük getirdiği bazı çevreler tarafından söylense de, bana göre yine de muhtarlara ihtiyaç vardır.

Bazı şehirlerde çoğunlukla Belediyeler tarafından yapılan muhtarlık büroları, her il/ilçe de olmalı, bilgisayar ve diğer iletişim imkânları muhtarlıklara da verilmelidir.

Sonuç olarak; demokratik yönetimin temel taşı olan muhtarlar ilk kademe resmi idari birim olarak devam etmelidir.

Yüksel Tokur Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle