--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Elhamdülillah Müslümanım” diyenler, imanını gözden geçirsinler!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
8

“Elhamdülillah Müslümanım” diyenler, imanını gözden geçirsinler!

Yaşar Değirmenci

Gitgide kendi değerlerinden/mukaddeslerinden uzak, gücün ve güçlü’nün zorbalıkla sözünü dinlettiği bir dünyada; zulmün, ahlaksızlığın, güvensizliğin yayıldığı bir ‘cinnet toplumu’nun oluşturulduğu karanlıklardan ancak bir Peygamberî solukla, vahyin inşa ettiği insanla aydınlığa çıkabiliriz.

Bugün modern dünya gırtlağına kadar günaha batmış durumda, bu zemin ve bu zamanda kim, ne kadar temiz kalabiliyor bilemiyorum. Kimse içinde bulunduğu ortama, işleyegeldiği olumsuzluklara bakma niyetinde değil. Kendini onarma, olgunlaşma arayışında değil. Öyle ki “umre” onarma, düzelme, düzeltme olduğu halde yaşanmayınca yaşatılmayınca gidiş dönüş arasında bir farklılık, bir farkındalık da olmuyorsa “nefsin emrindeyiz” demektir.

Kerameti kendinden menkul olanların kimseye tahammülü yok. Kendini eleştiriye, uyarıya, nasihate kapatmış. Ne günahını itiraf ne de af dilemek var. Ciddi bir Yahudileşme temayülü altındayız. Her Gazze meselesi gündeme geldiğinde; duyan fakat işitmeyen kulağımız, mekanikleşen duyarlılığını kaybeden bünyemiz sebebiyle hayatı durdurmayan ezan ve Rabbimizin davetine icabet etmeyen millet/ümmet, Gazze’de katliam yapan İsrail’e destek veren şirketlere karşı başlatılan boykottan alamadığımız sonuçla “inandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanan” bir yapının içindeyiz. Kendi dünyamızda günahlarımızla yaşadığımız gibi. Hani şu, sürekli kendilerini temize çıkaran, üstün ırk gören, kurtuluşa ermiş sanan Yahudi zihniyeti var ya topluma sinsice siniyor ve bir salgın gibi yayılıyor. 

Soframız, tezgâhımız, dergâhımız, derneğimiz, sanalımız, sanatımız, kültürümüz, okulumuz, kışlamız, kampüsümüz, kamusal alanımız, siyasetimiz kirleniyor kirletiliyor. Kötülük, yanlışlık, harama, faize dikkat etmeme kat sayısı artarken, ahlaksızlık dibe vururken biz yine de bir şekilde kendimizi temize çıkarabiliyoruz.

İnsan, açıkça put yapmasa da hayatını yöneten şeyleri ilahlaştırır. Bugünün putları taştan değil; konfordan, güvenceden, statüden ve suskunluktan yapılmıştır. Konforu ilah edinenler secdeyi Allah’a yapar ama hayatı konfora göre düzenler. İman, vicdanda amelsiz bekliyor. Dünya ise merkezde. Dünyevileşmek, konforu kutsamak. Bedel ödememek için susmak. Ticaret zarar görmesin diye zalime dokunmamak. Koltuk sarsılmasın diye hakikati eğip bükmek. İşte bu, modern putperestliktir.

Bugün iman, çoğu zaman “bireysel alan”a hapsedildi. Cami var ama cemaat yok. Dua var ama duruş yok. Kur’an-ı Kerim, “İnsanlar, ‘İman ettik’ demekle bırakılacaklarını mı sandılar?” (29 Ankebût, 2) diye sorar. İmtihan tam da burada başlar: Konfor mu, kulluk mu?

Peygamberimiz uyarır: “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” Ama konforu ilah edinenler, suskunluğu “hikmet”, korkuyu “akıl”, kaçışı “tedbir” diye pazarlamayı iyi bilir. Oysa Allah katında bunların adı nettir: zaaf.

Allah, sevgi sıralamasını bozan bir toplumu hemen helak etmeyebilir; ama onu etkisizleştirir. Çok olur, ağırlığı olmaz. Ses çıkarır, yankısı olmaz. Çünkü Allah, konforunu ilah edinenlere hidayeti lütfetmez. Bugün Gazze’de, mazlum coğrafyalarda, hatta kendi mahallemizde yaşanan adaletsizlikler karşısında rahatsız olmayan bir kalp varsa, orada iman değil alışkanlık vardır. Çünkü iman rahatsız eder, yerinden eder, risk aldırır.

Konfor, bir nimetken ilah olursa felakete dönüşür. Allah’a secde edip konfora itaat edenler, farkında olmadan iki ilah edinmiş olurlar. Kur’an ise bu ikiliği reddeder. Ya Allah merkezdedir ya da dünya. Ortası yoktur. İslâm; Müslüman coğrafyada toplumların omurgasını, ruhunu, belirleyen tek kaynak olan özelliğini yitiriyor. Öyle bir hale geldi ki, Müslümanlar; hayata dair hiçbir değişim, dönüşüm, diriliş ve coşku ifade etmeyen bir cesede dönüştü. İslam toplumları meseleleri İslam’ın çağlar ötesi kaynaklarına dayanarak çözecekleri yerde sürekli değişen, hayatın her noktasını esir almış tüketim çılgınlığı, hız, haz, hırs ve arzulara müracaat ediyorlar. Kur’an, hadis, sünnet ve medeniyetle olan irtibatları da kaybediliyor. Sosyal medya görsellik hâkim. İçerisinde bulunduğumuz toplum postmodern kültürün kıskacında. Öyle bir hale geldik ki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor, olanı biteni güle oynaya izliyor ve yuvarlanıp gidiyoruz.

“Elhamdülillah Müslümanım” diyenler, imanını gözden geçirsinler. Hani iman bizi dönüştürecekti? Dinimiz İslâm dönüşmez, dönüştürür. İslâm’ın Müslümanlardan beklediği şey de dönüşmek değil, en azından her türlü dönüştürme biçimlerine karşı direnmek, dimdik durmaktır. Müslüman, bulunduğu yerin şeklini alan kişi değil, bulunduğu yere şeklini veren kişidir. Eğer Müslümanlar bulundukları yere şekil vermiyorlar da bulundukları yerin şeklini alıyorlarsa, sabiteleri ile değişkenleri yer değiştirmiştir. Diğer bir ifadeyle “Sistem mi bizi dönüştürecek, biz mi sistemi dönüştüreceğiz? Dünya mı bizi dönüştürecek ve kendine benzetecek; yoksa biz mi dünyayı dönüştürüp hakikatin rengine boyayacağız”

Daha âdil, daha barışçıl ve daha kardeşâne bir dünyayı nasıl inşa edebileceğimiz meselesi üzerinde kafa patlatacağız. Öncelikle “Ulu önderimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselam”da buluşacağız. Başka “ulu önder” tanımayacağız.

Sorunun çözümü öncelikle “nefs muhasebesi” özeleştiri. 

Orijinal ifadesi ile tevbe ve istiğfar. “Hayye alel felah” çağrısına icabet. 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mü'min ve de müslim

11 Ocak 2026 20:19

Müslüman olmak yetmiyor, mümin de olmak gerekiyor, ikisi olmadam sadece ben Müslümanım demek veya sadece ben müminim demek sebebi necat olamaz.

Mustafa

11 Ocak 2026 15:11

Tevhidi sağlam olmayan Tagutu red edemez Tagutu red etmeyen şirkten beri olamaz şirkten beri olamayan gırtlağa kadar şirk içindedir

MUZAFFER...

11 Ocak 2026 12:11

ELİNE SAĞLIK, MÜSLÜMAN İÇİN GÜZEL OLMUŞ, ANLIYANA .....KAFİRLER BELİ VATAN HAİNİ BELİ FİTNE FESAT KARIŞTIRMA YALAN İFTİRA GÖREVLERİ, YAHUDİ VE HAÇLI UŞAKLARI BELİ DİR, KİBİRLİ LER HERŞEYI BİLEN LER GUYYA MÜSLÜMAN GORUMLU MÜNAFIKLAR ŞEYTANIN OYUNCAKLARI DA BELİ DİR, AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ........VARALIM DA GÖRELİM.....KİM KİMLER LEYMIŞ...........

Ömer

11 Ocak 2026 12:00

Müslüman geçinenler, özellikle siyasetçiler İslamiyetin hak, hukuk, adalet, yardımlaşma vb güzelliklerini günlük hayatta yansıtırlarsa özellikle gençler islamı kabul edip güzel yaşarlar.

ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM

11 Ocak 2026 10:57

ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM ASİLİM SOYLUYUM BASİT değilim ECDADIMIZ OSMANLI topraklarında yılbaşı kutlaması istemiyorum Ülkemde azınlık çoğunluğa hükmedemez yeter gelecek yıla kadar yazacağım yorumlarıma Valilerimiz Kaymakamları mız yasaklayın sabetaist işbirlikçilerin isteğine göre yaşayamayız

Bir

11 Ocak 2026 20:14

Elhamdülillah Müslümanım imansızlıktan Rabbim ALLAH AZİMÜŞŞAN'A sığınırım

Türkoğlu

11 Ocak 2026 09:33

SAYIN HOCAM ÇOK DOĞRU SÖYLEDİN VE EMİN OLUN BU MİLLETİN % 74 ŞEHADET OKUMASINI BİLMEZ OKUSADA EŞHEDÜ YERİNE EŞEDÜ OKUR BU EN FAZLA GENÇLERDE ŞAHİDİM AMMA DİĞER YANDAN SARIK TAKAN CUBBE GİYEN SAKALINI UZATANLAN BİR ÇOĞU DOĞRU DÜRÜST NAMAZ KILMAZ CAMİYE GEÇ GELİR ERKEN KAÇAR EMİN OLUN ÇOGÜDA ,,,, İMANIN ŞATLARINI SAYAMAZ VE KAÇ OLDUĞUNU BİLMEZ,,, BUNLAR SUÇLUMU HAYIR ASLA SUÇLU DEĞİLLER BUNUN TEK SUÇLUSU DEVLET HÜKÜMET ,, MİLLİ OLMAYAN BİR MİLLİ EĞİTİM,,, ZAVALI DİYANET İLERİ HEP TESBİH ÇEKER ,,, Vesselam ,,,

Cemal OKUR

11 Ocak 2026 09:28

Aynen ulu önderimiz bütün güzelliklerin merkezi, her hali bize ders ( üste-i hasene) olan bir zat-ı şerif, Elhamdülilleh

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle