--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Yılanbaşı Noel Mandacılığına Hayır!”

Şevki Yılmaz
Şevki Yılmaz
22

Bismillahirrahmanirrahiim

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allahımıza hamd; Başöğretmenimiz, Önderimiz, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Peygamberlerimize, izinden gidenlere, Ehl-î Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Mümin kardeşlerimize, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olanlara, Din ve Vatan muhafızı Gazi ve Şehidlerimize salat ve selam olsun!

Allah’ın lütfuyla dokuz yıl evvel kaleme aldığımız “Her değişim bir kelimeyle başlar - (Change starts with a word!)” balıklı yazımızı günümüze uygun düzelterek tekrar yayınlamayı faydalı gördük!

İslam düzenindeki helaller ve haramlar; devletlerin, vatandaşlarının emniyeti için koyduğu trafik çizgi ve işaret levhaları gibidir. Düz çizgiler kesin sollama yasağını, kırmızıçizgili ok işaretli trafik levhaları da tehlikeli virajları gösterir. Aynen bunun gibi dinimiz İslam’daki haramlar da ferd, toplum ve devlet için zararlı ve tehlikeli yolları gösterir. Helaller de, aralıklı sollanabilir çizgilere benzer. Aşırıya kaçmamak şartıyla fert, toplum ve devlet için faydalı yolları gösterir. Biz vatandaş olarak bu trafik kurallarına uyup uymamakta, sonuçlarına katlanmak şartıyla nasıl serbest isek, Yüce Dinimizin helal ve haram ilkelerine uyup uymamakta da serbestiz. Hepimiz kulluk okulunda imtihan olan birer talebeyiz. Hayrı (Helali) ve şerri (Haramı) seçme özgürlüğümüz var. Neticede kendi düşen ağlamaz.

İlmen, aklen ve vicdanen düşünen bir kişi faiz, fuhuş, kumar, içki ve cinayet gibi Hz. Adem (a.s)’den beri dinimizin haram kıldığı şeyleri çağdışı sayabilir mi? Eskiden zararlıydı şimdi faydalı oldu diyebilir mi? Peygamberler, Allah Teala’nın; (c.c) fert, toplum ve devletin huzuru ve mutluluğu için helal (faydalı) ve haram (zararlı ve tehlikeli) ilkelerini yaşayarak duyurmakla görevlidirler. Medeniyetlerini Allah’ın bu ilke ve inkılab temelleri üzerine kuranlar, maddi ve manevi alanlarda yükselerek insanlığa her sahada örnek olmuşlardır.

Asırlarca dinin ilkelerine, milli kültür, örf ve adetlerine bağlı bir toplum iken izzet içinde süper güce sahip bir devletin Müslüman vatandaşları olarak yaşadık. Malazgirt, Çanakkale ve en son İstiklal savaşlarında bombaların altında bile namazlarımızı terk etmeyerek inançlarımızdan taviz vermiyorduk. İçki dökülen tarlalarımızda koyunları bile otlatmayan bir millet idik.

1911’de Edirne’yi işgal edip yüzlerce kızımızı bir handa esir ederek, “Size üç gün müddet! Ya vücutlarınızı bize teslim edecek ya da yanacaksınız!!!” diyen düşmana, “Bre gavur! Üç gün düşünmeye gerek yok. Yanacağız ama sizin pis ellerinize tek bir saçımızı dahi teslim etmeyeceğiz” diyerek namusları uğruna yanarak şehadeti seçen bir ümmet idik.

Şairimizin “Bize bir nazar oldu, Cuma’mız pazar oldu, bize ne olduysa hep azar azar oldu” mısralarında belirtildiği gibi asrımızın Müslümanlarını bilhassa genç neslimizi kelime oyunlarıyla şeytan ve yandaşlarının hile ve desiselerinin kurbanı yaptılar. 

“Bu Kur’an, bu Müslümanların hayatına ilaç olduğu sürece biz bunları yenemeyiz” diyen masonik Siyon-Haçlı çevreler gizli toplantılarındaki protokollerinde “Change starts with a word! (Her değişim bir kelimeyle başlar)” oyununu sahneye koydular.

Savaşlarda yenemedikleri Müslümanları; yobaz, ilerici, gerici, çağdaş ve çağdışı gibi kelimelerle yenmeyi başardılar. Bu kelimeler sadece halkı Müslüman ülkelerde kullanılan zehirlerdir. Hıristiyan, Yahudi, Budist toplumlarında batıl da olsa inançlarının gereğini yapanlara hatta ineğe tapan Hindulara bile gerici, yobaz, çağdışı diye bir tabir kullanılmazken; yaratıcımız, yaşatıcımız ve yöneticimiz Allah’a (c.c) kul olmak için uğraşan en son ve en mükemmel İslam dinini yaşayanlara yobaz, gerici, çağdışı, fanatik, tutucu kelimeleriyle saldırdılar. Namaz kılana yobaz, içki içmeyene gerici, başörtüsü takana çağdışı diyerek bizi tarihimize, medeniyetimize ve dinimize yabancı hatta birçok gencimizi düşman ettirmeyi başardılar. Batının “tek dişi kalmış canavar” medeniyetine hayran hale getirdiler!.

İşte bugün 31 Aralık Salı akşamı Miladi 2020 yılına gireceğimiz yılbaşı gecesi eğlencelerindeki maskaralık bu kelime zehirlerinin ve gayri resmi ama fiili Mandacı işgalin acı neticeleridir.

Şunu iyi bilelim ki, biz Müslümanlar yeni yılımızın başlangıcı olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz ’in hicretini esas alırız. İbrani takvimine göre ise 4 ayrı yılbaşı vardır, bugün kullanılan ve takvim yılı olarak 5771. yılı gösteren İbrani takvimi ise Musevi inancına dayanan varsayımsal bilgiye göre Hz. Süleyman (a.s) Efendimizin doğum gününü esas almaktadır. Hıristiyan âlemi de Hz. İsa (a.s) Efendimizin babasız dünyaya gelişindeki mucizevi doğumu takvimlerinin başlangıcı yapmıştır. Bütün bu yeni yılların başlangıcı Peygamber Efendilerimizin şanlı mücadelelerine dayanır. Miladi olsun, Hicri olsun yeni yıl takvimlerinde İslam’ın hâkimiyeti vardır. 

Dine dayanan ve bir büyük Peygamberin doğumunu esas alan bir miladi yılın gecesi olan yılbaşı içkiyle, fuhuşla ve çılgınca eğlenceyle nasıl kutlanabilir? “İyi ki doğdun İsa” diyerekellerinde içki şişeleri ve sarhoş naraları ve çılgınca ahlaksız eğlence hezeyanlarıyla nasıl kutlanabilir?

Bu haram sahneler Allah’a isyan değil midir?
Peygamberlerle alay etmek değil midir?
Peygamberlerin tamamı içkiyi, zinayı, fuhşu ve faizi yasak etmek için mücadele edecekler, iman ettiğini söyleyenler de onlarla dalga geçercesine bir Peygamberin doğumunu yasak ettiği yollarla kutlayacaklar!

Gelin Müslümanlar olarak haram ve helalleri insanlara tebliğ mücadelesi uğruna hayatını çilelerle geçiren, çarmıha gerilen fakat Allah’ın(cc) lütfuyla hâlâ semalarda yaşayan Hz. İsa (a.s)’ın doğumunu, helalleri terk ederek haram yollarla kutlayanların elinden kurtaralım. İslam âlemi olarak babasız mucizevi bu doğum olayını namazla, dua ve şükürle kutlayalım. Hz. Havva, Hz. Amine ve Hz. Hatice anamızla birlikte ismi Kur’an’ı Kerim’e Sure olmuş, namus iffet ve sabır örneği, “mabede adanan kadın” manasına gelen Hz. Meryem anamızı da rahmetle analım.

Temeli dini öğretilere dayandığı halde bugün bir karnaval çılgınlığıyla taşkınlıkların ve ahlaksızlıkların merkezi haline gelen Miladi YILBAŞI’nda dinimize, örfümüze aykırı hal ve davranışlardan kaçınalım! ‘’Yılanbaşı Noel Mandacılığına Hayır!’’ diyelim İnşAllah!

Selam, sevgi ve duayla...

 

Yorumlar

(22)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Dürüst

4 Ocak 2020 11:44

Ülkemiz 168 Ülke içinde 7 . Olmuşuz rahat yaşamda iş yaşamında en çok düşünülen uygulanan ülke seçilmiş Almanya. 8 olmuş 13 yıllık bir gözlem sonucu Diyanetimiz İlahiyatimiz lütfen hocalarımız. Kimi cami cemaati ni artırsın kimi namaz kılanlanlarin sayısını artırsın. Kimi dövme yapmanın zararını anlatıp dövme dükkanlarını kapattirsin helal kazanç kapısı actirsin kimi aile yapısı kimisi sağlıklı heryondenbirey yetiştirilmesine katkıda bulunsun kimi faizi sıfırlamak için uğraşan DEVLETE MİLLETE katkı sunsun

Dürüst

3 Ocak 2020 18:19

Ahhh pratiğe dönüşturebilsek hükümetten çok hocalarımız Diyanet İlahiyat çocuk gençlik insan aile kim ne yaptı cami cemaatini çoğaltılması için ne yaptınız aile için ne yaptınız gençler için ne yapabilirim hangi hocam lütfen seçim dönemi gelince insanlar şöyle böyle diyerek hükümeti eleştirmek yerine kendimizi elestirelim dindar kişileri chphdp kazandırmak vebaldir 

Dürüst

28 Aralık 2019 01:36

TV lerdeki programlar Katolikler bizim TV kanallarını izlemiyorlarmis pratikte neler yapılabilir yapabilirizi düşünelim TV kanalları bizim dini inancimiza gelenek ve göreneklerimize uygun olduğunda sevineceğiz

Yasemin

28 Aralık 2019 01:23

Diyanet İlahiyatta çok çalışanlara İslamiyet'in gereklerini yaptıranlara selam olsun Yılbaşı kutlamalarindan hangi hoca vazgeciriyor yazı yazmakla olmuyor gelecek sene yılbaşı indirimi yapacak işyerlerine gimiyoruz. diyebiliyormu hocalar yılbaşı süslemeleri olan mağazalara girmeyeceğim süslemeye para verme diyormu etrafındakileri blinclendirip imza topluyormu yılbaşı programı yapılıyorsa demekki hocalar sınıfta kaldı ondan sonra çık hükümeti suçla senin görevin ne sen görevini yaparsan bunlar güzellikle engellenir aile yapısı için ne yaptın gençlerimiz insanlarımız için ne yaptınız dövme yapılmaması için neler yaptınız ne yaptınız hükümet yapmadı dedin tam seçim zamanı senin görevin ne bu hükümet zamanında talep ettik KUR AN AZİMUSSAN okutuluyor sıralarda türban yasağı kalktı faiz indiriliyor sıfırlanmaya çalışılıyor bu hükümet zamanına kadar bu gündeme gelmedi ben arkadaşlarımın türban yüzünden müslüman kardeşleri tarafından nasıl assagilandigini bilirim ben çalıştığım için KUR AN AZİMUSSAN İ evladima öğretmek için ne çabalar sarf ettim talep ettim arz olunuyor Camilere çocuk genç giden sayısını arttırdınizmi yoksa bunun içinde hükümeti mi sucladiniz sizin işiniz ne dine Camiye karşı olanchphdpkk birlikteliğine yonelttiniz bu insanları vebal büyük bura geçer Ahiret ne olacak

II.Murat

28 Aralık 2019 00:04

Haci,Sen o aksam,yeni yili kutlamayabilirsin.Buna benim söyleyecek hic bir sözüm yok.Sizlerinde yeni yili kutlayanlara sözünüz olamaz.O tren,1923 te kalkti.Atatürke de gece gündüz dua ci olun. Baskalarinin inancina,yasamasina burnunuzu sokmayin.

burak

27 Aralık 2019 21:53

Kültür e.emperyalizmi gs lisesi robert koleji amerikan koleji benzeri okulllarla başladı şimdide acun un yeni yeni formatlı programlarıyla devam ediyor. Biliyorsunuz o malum okullkardan birini bitiren mehmet şevket eygi ye tek namaz kılan o olduğu için imalat hatası dendiğini

İhsan

27 Aralık 2019 19:50

Ölümüne destekle partini partin haramın merkezinde olsun rahatsızlık duyma, vatandaşa haram devlete helal vatandaşa mı haram. Allah kork

Mehmet parlak

27 Aralık 2019 19:38

Noelmis yilbasiymis falan filan. Nedense bir asgari ucretten bir ekonomiden bir halkin durumundan bahsetme. 

Erkmen

27 Aralık 2019 18:50

Asıl beyni ‘arap sabunu’ ile yıkananlar neye kime hizmet ettiğini farkında değil.

Hasan Huseyin Ceylan

27 Aralık 2019 17:30

Yilbasi ve Noel ayri

Şevki Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle