Emekliye bir uzay biletini çok görmeyin!
Ülke gündemini çok meşgul eden siyasetçilerin kavgasından daha önemli bir mesele arada karambole gitti. Somali’ye 350 milyon dolarlık bir uzay üssü kuruyoruz.
Türkiye’ye üs için Hint Okyanusu kıyısında 900 kilometrekarelik alan tahsis edildi. Bu vesileyle artık küresel uzay ekonomisinden daha fazla pay alacakmışız. Uzay üssü, Mogadişu bölgesine yakın Varşeyh’te kurulacak. Bu bölge, dünyada kendi ekseni etrafında en yüksek dönme hızına sahip olan ekvatora yakınlığı sebebiyle seçilmiş.
Yeryüzünde yeri kalmayan yoksullar acaba bu vesileyle uzaya mı gidecekler? Otobüs durağındaki emekli cebindeki son parayı sayarken yanındaki iki velet bu haberi konuşuyordu.
“Canına yandığımın Afrika’sına bile uzay üssü kuruyoruz.”
Emekli adam, “Yıllardır ertelenen bir yolculuktu bu.” dedi içinden. Sessiz ve içinden konuşmaya alışkındı. Sesini yükseltirse haddini bildirecek birçok önemli adam vardı. Sustu. Gökyüzüne bakmayı unutmuş bir adamın çaresizliği vardı sükûtunda.
Evine gitti belki ya da Darülaceze’ye... Gece şunları düşündü belki... Bir ev alabilseydim, bir yolculuğa çıkabilseydim, evlenebilseydim, doyasıya gezebilseydim dünyayı, belki bu kadar ani hissetmezdim yaşlandığımı...
Hayallerinden vazgeçenlerin çoğaldığı bir coğrafyada en iyi müsekkindir “Şükredelim, bundan da kötüsü var.” sözü. Biz başka bir ülkede uzay üssü kurarız, roketler yaparız, fezaya ay yıldızlı bayrağımızın imzasını atarız. Keşke bu şekilde yoksulluğun üstesinden gelebilsek. Keşke o füzeler garibanlığın, çaresizliğin üzerine atılsa.
Büyük düşün çöpten yiyecek toplayan teyze, Ay’a çıkıyoruz, fon krizi de neymiş. Dikkatimiz dağılmasın. Küresel güçler bize komplo uyguluyor. Evdeki faturalarımızın artmasının ardında Mossad var. Benzin ABD yüzünden bu kadar fırladı. Borsaya kâfirler bir anda giriş çıkış yapıyor, paramızı ufalıyorlar. Utanmaz dış mihraklar, bıkmadılar ülkeyle uğraşmaktan. Bizi bize bıraksalar bak ne güzel uzaya çıkıyoruz. Bunca duble yol nasıl yapıldı? 80 yıllık Kemalist rejimde elimizde kuru otlardan başka ne vardı Allah aşkına? Sol kırması müptezel kokanaların yalanlarına bakma sen, biz yüzyılın en büyük yatırımlarını yapıyoruz.
Sokakta konuşulan bu sözleri dinliyordu başka bir emekli. Elindeki elektrik faturasına baktı, baktı, baktı.







