--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eyvah! Cumhurbaşkanı adayını tutukladılar…

Murat Alan
Murat Alan
0

Fatma Betül Sayan Kaya da tutuklandı. Peki AK Parti’den birileri çıkıp, “Cumhurbaşkanı adayı olacaktı, önünü kesmek için tutukladılar” diye propaganda yapıyor mu? Yapmıyor. Çünkü böyle bir iddia ne kadar akıl dışıysa, İmamoğlu için kurulan mağduriyet senaryosu da o kadar akıl dışı!

İki ayrı dosya, iki ayrı siyasi isim, iki ayrı yolsuzluk soruşturması… Peki haklarındaki iddiaların büyüklüğü ne?

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında, 163 milyon liralık hisse alımının ardından yaklaşık 2 milyar 170 milyon liralık satış yapıldığı, yani yaklaşık 2 milyar liralık kazanç elde edildiği iddiası var. Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamalarıyla eski bakan tutuklandı.

Ekrem İmamoğlu hakkındaki İBB dosyasında 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede, 143 eylem nedeniyle yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar kamu zararı oluştuğu, ayrıca 95 taşınmazın suçtan elde edilen mal varlığı kapsamında değerlendirildiği ileri sürüldü. İmamoğlu için 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası istendi.

Elbette bunlar yargılama konusu iddialar; henüz kesinleşmiş hükümler değil. Fakat mesele bu değil! Mesele, İmamoğlu tutuklandığında muhaliflerin nasıl bir siyasi propaganda yürüttüğü.

Daha dün bir seçimden çıkılmıştı. Önümüzde yeni bir seçim takvimi bile yoktu. Ancak muhalefet öyle bir hava oluşturdu ki sanki Türkiye’nin bütün siyasi geleceği bir kişinin adaylığına endekslenmişti.

Efendim, Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacakmış. Tam da bu yüzden tutuklanmış. İktidar, gelecekte yapılacak seçimi şimdiden kazanmak için rakibini saf dışı bırakmış!

Daha seçim tarihi belli değil, ortada kampanya yok, sandığın kurulmasına yıllar var. Ama belli ki iktidar geleceği görmüş, İmamoğlu’nun adaylığını tespit etmiş, seçim sonuçlarını hesaplamış ve önleyici tedbir olarak tutuklatmış!

Müthiş bir siyasi kehanet!


Yarın başka bir CHP’li belediye başkanı aday olmaya kalkarsa onu da şimdiden tutuklamak gerekecek herhalde. Hatta muhtemel bütün adayları cezaevine doldurmak lazım!

Peki, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de tutuklu. Onun cumhurbaşkanı adaylığını kim, neden engellemek istedi? Yoksa Böcek de iktidarın korkulu rüyası mıydı?

Üstelik Böcek’in ek ifadesinde, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde kendisinden 15 milyon euro destek istediğini öne sürdüğü belirtiliyor. Bir tutuklu belediye başkanının, başka bir tutuklu belediye başkanının adaylığı için para istediğini iddia etmesini de mi siyasi operasyon diye açıklayacağız? Yoksa burada da adaylık engelleme kumpası mı var?

Muhalefet, İmamoğlu’nun tutuklanmasını adaylığına müdahale olarak yorumluyor ama aynı mantığı Muhittin Böcek’e uygulamıyor. Çünkü Böcek’in tutukluluğu için anlatacakları bir mağduriyet hikâyesi yok!

Gelelim Fatma Betül Sayan Kaya’ya…

Bakanlık yapmış, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş, partinin üst yönetiminde yer almış bir isim. Hakkında milyarlarca liralık hisse işlemleriyle ilgili iddialar ortaya atılmış ve tutuklanmış.

Şimdi AK Parti camiasından birileri “Fatma Betül Sayan Kaya aslında cumhurbaşkanı adayı olacaktı. İktidar onun önünü kesmek için tutuklanmasına göz yumdu” diyor mu?

Yok! Çünkü böyle bir iddianın ne kadar saçma olduğunu herkes biliyor. Partisi iddialar karşısında kendisini korumaya almıyor. Kaya, genel başkan yardımcılığı görevinden ayrılıyor ve partiyle ilişkisi sona eriyor. AK Parti tabanı da “Bizim partilimizdir, ne yapmış olursa olsun savunalım” demiyor. Partili olmak, yolsuzluk iddialarına karşı dokunulmazlık zırhı değildir.

Peki diğer tarafta ne oluyor?

CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ardından Yeni Parti adıyla siyaset yapanların ve onlarla aynı şarkıyı söyleyen kitlenin tavrına bakın! Hakkında ne iddialar ortaya atılırsa atılsın, mesele hemen siyasi mağduriyete bağlanıyor. Yolsuzluk iddiaları yerine yargılamanın siyasi olduğu anlatılıyor; soruşturmanın içeriği yerine adaylık tartışması öne çıkarılıyor.

Bir de otelde bornozla görüntülenen belediye başkanını savunma mesaisi var ki evlere şenlik!


“Olur mu, partiden ihraç ettiler” diye itiraz edenler çıkacaktır. İyi de neden ihraç ettiler? İtirafçı olup içerideki ilişkileri ve iddiaları ifşa edince mi? Yani itirafçı olmasaydı, konuşmasaydı, partiyi zor durumda bırakmasaydı mesele yoktu öyle mi?

Yolsuzluk iddiasıyla anılabilir, hakkında soruşturmalar yürütülebilir; yeter ki partinin aleyhine konuşma! Ne zaman içerideki ilişkileri ifşa edersin, işte o zaman kapının önüne konulursun! Buna mı temiz siyaset diyorsunuz?

İşte İmamoğlu için kurulan adaylık engelleme iddiasının mantığı da tam olarak bu!

Kimse İmamoğlu suçludur demiyor. Kimse Fatma Betül Sayan Kaya suçludur demiyor. Suçluluklarına mahkemeler karar verecek. Ama bir siyasetçinin yargılanıyor olması, onun cumhurbaşkanı adaylığına engel olunduğunun kanıtı değildir.

Hatta Fatma Betül Sayan Kaya için de bir kampanya başlatın! “Bakanlık yaptı, genel başkan yardımcısıydı. Geleceğin cumhurbaşkanı olacaktı. Onu da siyasi rakipleri saf dışı bıraktı!”

Bir tarafta kendi mahallesinden de olsa hakkında ağır iddialar bulunan isimle arasına mesafe koyabilen bir siyasi taban, diğer tarafta kendi mahallesinden çıkan isimleri eleştirilere karşı korumak için siyasi senaryolar üreten bir anlayış var.

Hukuk herkes için aynıysa, mağduriyet de suçlama da kişiye göre değişmez. Ama siz yalnızca kendi adayınız tutuklandığında hukuk, diğerleri tutuklandığında adli süreç diyorsanız, kusura bakmayın; sizin yaptığınız hukuk savunuculuğu değil, siyasi amigoluktur.

İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacaktı da Fatma Betül Sayan Kaya ne olacaktı? Muhittin Böcek’in adaylığını kim engelledi? Cevap verin de bu siyasi komediyi hep birlikte izleyelim!

Selametle..

 

Murat Alan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle