Bitmeyen ve bitmeyecek mücadele! Hasbi’ler ve Hesabi’ler...
Kıymetli kardeşlerim.
Son günlerde yaşanan gelişmeleri hep birlikte izliyoruz. Tarih bilinci olanlar için bu minvalde yaşananların bir “tekerrür” olduğu ve hakkıyla “ders” alınmadığı gerçeğiyle yüzleşmekteyiz.
Oysa bu mücadelenin geçmişi; gül bahçemizdeki ayrık otları ve devasa ormanımıza kasteden bizden görünen kundakçılarla verilen mücadele ile doludur.
Bu minvalde 18 haziran 2020 tarihinde kaleme aldığımız “İKTİDARLARI SADECE HESABİ NİFAK YIKAR!” başlıklı yazımızda uyarılarda bulunmuş ve o kundakçı HESABİLERE dikkat çekmiştik. O yazımızdan mülhem bugüne ve yarına bakan yüzüyle tarihin ibret sayfalarına bir kez daha nazar edelim ve kendimize gelelim.
Peygamber (s.a) Efendimiz ve hasbi Ashabının Mekke-i Mükerreme’deki tebliğ ve davet döneminde Münafık (ikiyüzlü) hesabi bir tek kişi yoktu!
Çünkü o dönemde Müslümanlardan gözükmek açlık, dayak, işkence, sürgün ve ölüm demekti!
Hicretle gerçekleşen Medine-i Münevvere merkezli Müslümanların iktidarı döneminde Mal ve Makamkoliklerin tuzakları sebebiyle İftira var! Hased var! Fitne var! Ve Nifak var!
Bu hesabi Münafıklar, Bedir’de, Uhud’da ve Hendek’te Müslümanları hep arkadan vurdular!
Mü’minlerin Emiri Hz. Ömer (r.a) Efendimizi secdede Şehid eden suikastin arkasında da bu nifak ehli hesabiler vardı!
Mü’minlerin Emiri Hz. Osman (r.a) Efendimizi evinde Kur’an-ı Kerim okurken Şehid eden suikastçıların arkasında da iktidarın içindeki Mervan gibi hain, hesabi Mal ve Makamkolikler vardı!
Peygamberimizin ashabını içeriden vuran, Cemel’de ve Sıffın’da birbirine düşüren Abdullah İbn-i Selül gibi hesabi melun münafıklardı.
Mü’minlerin Emiri Hz. Ali (r.a) Efendimizi de Küfe’de Caminin içinde Secdede Şehid ettiren suikastçıların arkasında da içerideki münafıklar, mal ve makamkolik hesabiler vardı!
Peygamberimizin biricik torunları Hz. Hasan (r.a) Efendimizi Medine’de, Hz. Hüseyin (r.a) Efendimizi Kerbela’da Şehid eden zalimlerin arkasında da hesabi Mal, Makam, Hased kolikler ve münafıklar vardı!
Devleti yönetenler iktidarda kalmayı istiyorsa; “Essabikunelevveliin” olan hasbi kadrolarla el ele vererek içindeki bu hesabi mal, makam koliklerin ve onları şer niyetlerine, çirkin emellerine alet eden münafıkların oyunlarını mutlaka bozmalıdır! Ve bu güruh mutlaka tasfiye edilmelidir!
Bize düşen, bu hesabiler karşısında Resulullah (s.a) Efendimizin Nebevi metodunu uygulamaktır. Hasbilerle çıktığı yola Hasbilerle devam etmektir!
Zoru görünce hemen kaçan, paraşüt ekibi dediğimiz yolda buldukları hesabileri, beraber yola çıktıkları hasbilere tercih etmemektir!
Ehliyet, emanet, adalet, meşveret, uhuvvet ve sadakat ilkelerinden asla taviz vermemektir!
Zira Milli Mücadele davasında hiç kimsenin ama hiç kimsenin yanlış yapma hakkı ve lüksü yoktur!
Bu dava; canları pahasına emek veren, çalışan ve ağır bedeller ödeyen Hasbilerin omuzlarında yükselerek iktidara gelmiştir!
Kendisini İktidara taşıyan fedakâr ve cefakâr hasbi bu tabanı küstürücü ve münafıkların eline fırsat verici, yolsuzluk, israf gibi haram adımlar atma hakkımız ve lüksümüz yoktur!
Bu acı akibeti yaşamamak isteyen her Milli İktidarın; İlim ehli, Hal ehli, Salih, Muslih, Muhsin ve muhlislerden oluşacak hasbi uyarıcı bir İlim ve Ahlak Kuruluna acil ihtiyaç vardır.
İktidarların Akşemseddin, İbn-i Kemal, Zembilli Ali ve Sarı Hızır Efendiler gibi uyarıcılara ihtiyacı vardır!
Osmanlı Cihan Devletinin çöktürülme döneminde 33 sene iktidarda kalmayı başarmasına rağmen Sultan Abdülhamid’i ve Koskoca Cihan Devletimiz Osmanlı’yı iktidar içindeki hesabi dalkavuk, mal ve makamkolik ihanet şebekesi, nifak çetelerinin yıktığını da asla unutmayalım!
Ayrıca disiplin kurulları formaliteden çıkarılıp adil karar verecek etkili ve yetkili hale dönüştürülmelidir!
İktidarlarlar;
Hesabi şakşakçı dalkavuklarla ve arabozucularla değil, Hasbi uyarıcılarla ve arabulucularla ayakta durabilirler!
Unutmayalım ki,
Milletin İktidarı, İktidarın Milletine döndüğünde çöküş kaçınılmaz olur!
Adaletin, ehliyetin, emanetin İktidarı, İktidarın adaletine, ehliyetine ve emanetine döndüğünde de yıkılış mukadder olur!
Ve bu her Devlet ve her İktidar için asla önlenemeyecek bir Sünnetullah’tır!
Allah (c.c), hesabi çıkar ve nifak grubları karşısında hasbilerin daim yar ve yardımcısı olsun!
İçindeki hesabi mal ve Makam Kolik kenelerden ve nifak urlarından ve irinlerinden İktidarımızı ve tüm ömrünü Dinimize ve Devletimize harcadığına şahid olduğumuz Reisimizi acilen kurtarsın!
Amiin
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...







