Ya hainlerden ya da sadıklardan olacağız! Üçüncü bir yol yok...
Bismillahirrahmanirrahim...
Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan ve kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salât ve selam olsun!
“Ey iman Edenler! Ey İmanla İslam nimetine ve şerefine kavuşanlar!
Allah’ın İlke Inkılabı olan ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Resul’ünün (sav) size tevdî ettiği emanetlere, görevlere, sorumluluklara Kur’ân’a ihanet etmek suretiyle sakın Allah ve Resülüne hâinlik etmeyin! Aksi hâlde, dininiz, malınız, aileniz, nesilleriniz sağlığınız, insânî değerleriniz, doğal güzellikleriniz gibi, korumanız için size teslim edilmiş olan kendi emânetlerinize bile bile ihânet etmiş olursunuz!”
“Şunu iyi bilin ki, mallarınız, makamlarınız ve çocuklarınız, ancak ve ancak, iman ve teslimiyetinizi ölçmek üzere size emânet edilmiş birer imtihân aracından ibarettir ve Allah’ın katında, dünyanın basit ve gelip geçici nîmetlerinden çok daha büyük bir ödül vardır. Öyleyse, bu muhteşem ödülü kazanmak için var gücünüzle çalışın ve unutmayın ki, bu çabanızda Rabb’iniz sizi asla yardımsız bırakmayacaktır!” (Ana Hayat ve Anayasamız Kur’an-ı Kerim, Enfal Suresi 27-28. Ayet-i Kerimelerin Meal ve Tefsiri)
Bu İlahi Mesajlarından, Allahımız ve O’nun Elçileri Resül Efendilerimize isyan ederek, ihanet damgası yiyen sadece Firavun Nemrut, Mao, Lenin, Trump, Netanyahu vb. gibi kafirler olmadığını; Müslümanlardan da hain ve zalim çıkabileceğini anlıyoruz!
Yukarıdaki Ayetin;
Ey Kafirler! yerine;
“Ey Müminler! Allah ve Resul’üne ihanet etmeyin.…” hitabıyla başlaması Mü’minlerden de Allah ve Resülüne ihanet eden hainlerin olduğuna ve kıyamete dek olabileceğine işaret olduğunu asla unutmamalıyız!
Ve o “Mü’min hainlerden” olmamak için aşağıda özetlediğimiz İslami İlkelere acilen dönmeliyiz!
-Asrımızın modern putları olan Laisizm, Deizm, Kapitalizm, Sosyalizm, Komünizm, Ateizm vb. Şeytani İzmler olan şirkin her çeşidinden ayrılıp Tevhidi bir İmanla, İslami Düzene dönerek, Allah ve Resülüne ihanetten kurtulmalıyız!
-Allah’ımızın ve Resulullah Efendimizin (sav) en büyük emaneti Kur’an-ı Kerim’e ve yaşanan Tefsiri olan Sünneti Seniye’ye yönelik süregelen asırlık boykotu kaldırarak Allah ve Resülüne ihanetten kurtulmalıyız!
-Secde emrini terkederek (ebedi lanetlenen) İblis’in yolundan; beş vakit Namazla ayrılarak, Cuma’yı tam olarak serbest kılarak, çıplaklığın yerine tesettüre sarılarak, hayasızlık yerine hayâ ve edebi yayarak, sahtekarlığın ve dolandırıcılığın yerine dürüst ticareti ve alışverişi teşvik ederek Allah ve Resülüne ihanetten kurtulmalıyız!
-Allah’ımızın emaneti olan aklımıza, bedenimize , canımıza, namusumuza ve malımıza; (şeytani şer saldırıları olan) alkol, uyuşturucu, kumar, israf, rüşvet, faiz, fuhuş gibi haram mikroplarını devletimizde yasaklatarak ve nefsimizde terk ederek Allah ve Resülüne ihanetten kurtulmalıyız!
-“Allah, Emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri) mutlaka ama mutlaka ehil ve emin kimselere vermenizi ve İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman mutlaka adaletle hükmetmenizi emrediyor!” (Nisa Suresi 58) İlahi mesajındaki talimatlara uyara,k Allah ve Resülüne ihanetten kurtulmalıyız!
Allah’ımız; (başta insan olmak üzere) yarattığı tüm mahlukatına yapılan haksızlığı ve zulmü Kendisine ve Resülüne yapılmış ihanet olarak kabul ediyor!
Üstadın Gençliğe Hitabesi’nde
“Türk’ü madde plânında kurtardıktan sonra ruh plânında helâk edici tam dört devre bulunduğunu gören... Bu devirleri yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik...” sözleriyle belirttiği gibi Batılılaşma süreciyle başlayan üç asırlık bu büyük ihanetin bedelini tüm Ümmet Coğrafyası olarak acı bir şekilde ödüyoruz!
Bu karanlık şirk döneminin bitmesini istiyorsak, kınayanların kınamasına ve kuduranların kudurmasına aldırmadan Üstad’ın Müjdelediği İslam Medeniyyetiyle yeniden doğuş ve diriliş dönemini hızlandırmalıyız!
Bu beklenen dönemi başlatan ve başlatacak olan Allah’a ve Resülüne sadık Kullarına selam olsun!
Her işinde Allah ve Resülüne Sadık olanlardan eylesin!
“ Ey Müminler!
Size (Ailenize ,nesillerinize Sosyal Hayatınıza ve her şeyinize) hayat verecek (sizi canlandıracak, sizi islah edip düzeltecek) şeylere (Kur’an daki hayat verici mesajlara) çağırdığında, Allah ve elçisinin (bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi, ahlâkî yönlerden dirilişinizi sağlayacak her konuda) çağrısına icabet edin.” (Enfal Suresi 24) İlahi Mesajı yeniden doğuş ve dirilişimize vesile olsun! Amiin.
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...







