--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin Zamanla Yarışı

Refik Tuzcuoğlu
Refik Tuzcuoğlu
12

İsrail’in Lübnan Hizbullah’ına yönelik siber saldırısı, devletlerin milli güvenlik riski konusunda küresel bir endişeye yol açtı.

Yaklaşık 3.000 kişinin yaralandığı, onlarca kişinin öldüğü saldırıda, İran’ın Lübnan Büyükelçisi de yaralandı.

Hizbullah’ın güvenlik endişesiyle, eski bir teknoloji olan çağrı cihazlarını haberleşme için tercih etmesi, tam da tuzağa düştükleri konu oldu.

İsrail istihbaratı üretim hattına sızarak her bir çağrı cihazını mini bir bombaya dönüştürmüş. Zaten hiçbir insani kural tanımayan İsrail yönetimi, sivil kayıp ihtimalini umursamadan bir anda binlerce çağrı cihazını patlattı. Çağrı cihazı kullananların içinde Hizbullah mensuplarıyla birlikte pek çok sivil insan da var.

Hizbullah’a bu cihazların temininde aracı olan İran’ın yine büyük bir istihbarat zaafı göstermesini önemle kayıt düşmek gerekiyor.

Konu bütün boyutları ile enine boyuna günlerdir tartışılıyor. Kullandığımız cep telefonlarından, evimizdeki buzdolaplarına varıncaya kadar benzer bir tehdit altında olabilir miyiz?

Türkiye olarak bizim bu menfur eylemden çıkartmamız gereken ders nedir?

Her şeyden önce İsrail’in bölgede, muharref Tevrat’tan menkul bir yayılma hedefi olduğu aşikar. Gizleme gereği dahi duymadıkları bir pervasızlıkla niyetlerini tüm dünyaya açıklıyorlar.

Netanyahu, 2023 BM Genel Kurulu’nda Doğu Kudüs, Gazze ve Batı Şeria’yı İsrail toprağı olarak tüm dünyanın gözünün içine soka soka göstermemiş miydi?

Bugün Filistin’de, Netanyahu’nun BM’de ilan ettiği haritanın operasyonel boyutu yaşanıyor.

Aynı İsrail Lübnan konusunda da niyetini açıklamadı mı?

Adamlar ilan ediyor ve konjonktürü uygun gördüklerinde düğmeye basıyor. Konjonktüre de baktıkları yok aslında. ABD’nin ve Batı’nın her türlü askeri, siyasi ve ekonomik desteğini alan İsrail yönetimi kendi takvimini yürütüyor. ABD Dışişleri eski Bakanı Condoleezza Rice’ın, henüz Ulusal Güvenlik Başkanı iken, 2003 tarihinde Washington Post Gazetesi’ne "Ortadoğu’yu Dönüştürmek" başlığı altında yaptığı açıklamalar yine Türkiye’nin de içinde olduğu 22 ülkenin sınırlarının değişeceği yönündeki beyanatları fiilen yürütülüyor.

O zaman ortalık yerde paylaşılıp durulan Arz-ı Mevud haritaları daha bir anlam kazanıyor?

Ben, asıl hedefin Türkiye olduğunu düşünenlerdenim. Siz bakmayın Ortadoğu ülkelerindeki liderlerin petro-dolarlarla lüks ve şatafat içinde yaşadıklarına. Bir rüzgarda savrulacak durumdalar.

İçine düştükleri durumu bir hikaye ile anlatayım.

Büyükbaş çiftliğinde padoklara sıralanmış yemlenen inekleri tek tek ayaklarına kelepçe takıp askıya alarak kesim yapıyorlarmış. Yanındaki inek çekilince sıradaki inek; ‘Onun yemi de bana kaldı’ diye sevinirmiş. Oysa biraz sonra kurban olma sırası ona gelecek.

Filistin’e komşu Arap ülkelerinin hali böyle.

Türkiye, tehdidin çok boyutlu olduğunu devlet aklıyla görüyor.

Ancak bu tehdidin içerdeki herkes tarafından yeterince fark edilmesi, anlaşılması gerekiyor.

Demem o ki; siyasi partiler bakımından ‘sosyal hizmetler politikası şöyle olsun, kültür politikaları da böyle olsun’ gibi bir konu değil bu. Milli bir mutabakatın oluşması lazım.

Türkiye’nin milli bütünlüğüne kast eden ve dış güçlerin maşası olan PYD terör örgütü için bir siyasi liderin ‘bana göre terör örgütü değil’ saçmalığıyla yürüyecek işler değil yani.

Gelinen noktada ihmal edilecek bir alan kalmadı. Güvenlik riski çok boyutlu. Sivil ve askeri her alan, milli müdafaa hassasiyetiyle değerlendirilmeli. İthal edilen domates tohumundan, kritik teknoloji transferine kadar teyakkuz halinde olmalıyız. Zira kutsalı olmayan bir yapı ile karşı karşıyayız.

Arz-ı Mevud itikadı üzerinden yayılmacılığı devlet politikası olarak gören ve hangi vahşeti yaparsa yapsın küresel güç desteğini ardına alan bir İsrail’in yapamacağı hıyanet yoktur.

Başta savunma sanayii olmak üzere, milli yazılım ve teknolojilerde alınan mesafenin milli bir mutabakatla desteklenmesi elzemdir. Vakit daralıyor. Zamanla yarıştığımız unutulmamalı.

Refik Tuzcuoğlu

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Üstlenen

24 Eylül 2024 15:58

Adamlar 50yıllık,100yıllık plan veprojeler yapıp hayata geçiriyorlar o dediğiniz 22üikenin sınırlarını değiştireceğiz planı siyonist yahudi devletinin kurulduğu 1950lerden itibaren kurgulanan plan peki 2000li yılların başından itibaren bop projesiyle hayata geçirildi işe Afganistan ve ırakla başladılar o dönemde planın batıya doğru ilerlemesi gerekiyordu ve bop eşbaşkanlığı birilerine verilmesi gerekiyordu bop eşbaşkanlığının üstlenen kim biliyorsunuz cevabını yazmaya gerek yok o bop eşbaşkanlığı rüzgarıyla siyonist köpekler süriyeye çöreklendiler şimdi de enuç nokta (Nil nehri de diyebiliriz) gazze, lübnan, süriyeye zaten çöreklendiler sırada Türkiye'nin güneydoğu, doğuanadolu hatta erzincanın, tuncelinin munzur dağlarına, munzur ırmağının doğduğu yerlere kadar siyonist köpeklerin hedefinde peki dün muhteremler siyonist amerikada ne diyorlar stratejik ortaklığımız enüst seviyede devam edecek diyorlar yani diyorlarki sizin 50yıllık,100yıllık bop planlarınızı üst seviyede bop eşbaşkanlıkla devam ettireceğiz diyorlar vatandaş olarak biz bu anlamı çıkarttık.

önce vatan

24 Eylül 2024 13:05

Valla düz bakınca araplardan pek bir hayır yok zengin aileler zaten ülkeleri şirket gibi yönetiyorlar bir sürü devasa global yatırımları var ülkeleri tabir caizse" İflas" ederse bırakır çeker giderler diğer arap ülkelerinin de halleri malum eğitim zayıf teknolojide vs gerideler manuplasyona açıklar..bence hiçbiri birbirini bir gram tınlamıyor. Turkiye kısır çekişmelerle salvolarla geç kalıyor uzun vadeli realistik düşünüp hızla teknolojiye eğitime çok daha fazla yatırım yapmalı aynı zamanda kendi ve ülke menfaatlerini ön plana alıp hukukunu alt yapısını ıslah edip dünya çapında birçok sağlam ve akıllı işbirliklerine gitmeli elini güçlendirmeli bunu terörle vs yapamıyacağına göre çare budur. Avrupanın göçmen sorununu paşa paşa onlar için göğüslemek durumunda kaldık hale bakın..onun etkisi geçince ne olacak? Her zaman işin sırrı dengededir bu unutulmamalı sürekli ağırlığımızı dahada fazla artırmayı hedeflemeliyiz çinlilere budist japonlara ayyaş diyerek bu iş yurumez..ağırlık yoksa kolay hedef olarak kalırız işimiz zor.

Reis Sevdalısı

24 Eylül 2024 12:06

ülkede güven ve huzur içinde yaşıyoruz ama ülkemizi yeterince desteklemiyoruz. Sayın Selçuk Bayraktar ve ekibi, Reis'in de himayelerinde insan üstü işler başarıyorlar ama yeterince takdir edilmiyorlar halk tarafından. etrafımız ateş çemberiyken, bütün dünya reis ve Türkiye'nin karşısındayken herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. Örneğin ÖTV nasıl zaruret olarak uygulanıyorsa elektronikten arabaya ithal tüm ürünlere ürün son satış bedelinin üstüne en az %30 olacak şekilde savunma sanayi vergisi alınması gerekiyor. ABD, Almanya, Fransa gibi düşman ülkelerden gelen ürünlere en az %100 savunma sanayisi vergisi alınıp Bayraktar ekibine tevdi edilmeli.

Nahit sazoglu

24 Eylül 2024 10:27

Gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır rockfeller Rothschildler Yahudilerin lobisi siyonizmdir kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali siyon protokolleri devam ediyor

ŞEREFLİ TS

24 Eylül 2024 09:56

Habu işlerin tek sebebi chp daa

Pilot

24 Eylül 2024 11:01

Bence trabzonsporun puan kaybının sorumlusu,kendi taraftarıdır!

Sahi

24 Eylül 2024 08:16

Sayın yazar siz bugünkü dilipakin yazısını bir okuyun bence.tehlike çok büyük.

Pilot

24 Eylül 2024 11:02

Dilipak nerede yazıyor!

Avb

24 Eylül 2024 07:57

İmansız chp' nin umurunda mı

Cüneyt

24 Eylül 2024 07:26

Ak Partide, Ak Partililer var bir de AKP liler var.AKP liler genellikle rant, ihale, yakınlarına mevki ve makam peşinde koşanlar.Ak Partililer ise milletin imanlı evlatları.Milletin imanlı evlatları %15 dolaylarında , iktidar olabilmek için AKP lilere ihtiyaç var.Sayın Refik Tuzcuoğlu Ak Partililerden, e mail adresini bilsek de görüş ve düşüncelerimizi iletsek iyi olacak.

Pilot

24 Eylül 2024 04:54

Bence endişeniz yersiz sayın yazar,her ne kadar çevremizde abd destekli terör örgütleri üs kuruyorsa da,başkan Recep Tayyip Erdoğanın deyimiyle 'amerikalı dostlarımız' sayesinde Türkiye hep güvende olacaktır!Benim anlamadığım yazıda adı geçen abd dışişleri eski bakanının,2003 yılında bir gazeteye yaptığı açıklamada Türkiyenin de içinde olduğu 22 ülkenin sınırlarının değişeceği beyanatına rağmen,nasıl oluyor da abd Türkiyenin halen daha değişmez müttefiği konumunda!O halde Türkiye bağımsız bir ülke değil ya da kendi göbeğini kendi kesen ülke konumunda değil,ya da şöyle yazalım!Başkan Recep Tayyip Erdoğan arada bir de olsa abd'ye sitem etse de,yine de abd'ye rağmen savunmada olağanüstü ivme yakalaması buna paralel ülkemizin bu başarısından birilerinin nem kapması,bence ileriye doğru atılmış sağlam adımlardır!Öyle ya hiç kimse Türkiyenin son 22 senede özellikle ulaşımda ve savunmada geldiği noktayı küçümseyemez,bunu yapanlar varsa-ki var olduğu biliniyor-nankörden de öte vatan hainidirler!Kim bu aziz yurdumuzun son 22 senede yaşadığı değişimi gözleri kör değil ama sırf Erdoğana inat görmüyorsa,bence vatan hainidir!

.....

24 Eylül 2024 12:00

Turkiye ABD nin müttefiki zaten...

Refik Tuzcuoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle