--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Beden Eğitimi mi Spor mu?

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
1

Halkın dilinde ‘Spor’ ve ‘Beden Eğitimi’ kelimeleri sıkça kullanılmaktadır. Güncel hayatın içinde yer alan terimlerin, uygulamada nasıl karşılık bulduğu, milli ve manevi değerler başta olmak üzere, sağlık açısından nasıl olumlu-olumsuz etkileşim içinde olduğunun önemi oldukça fazla. Kamuoyunun bilmesi gereken o ayrımın-gerçeklerin ne olduğu, akademisyen hocalarımızın kaleminden sizlerle paylaşmak istiyoruz. Rabbim ‘ders’ alanlardan, aldığı dersi hayata uyarlayanlardan eylesin bizleri, Amin.    

“Kavramları doğru anlamak, işi doğru yapmak anlamı taşır. Sportif kavramları anlamakta öyledir. Spor nedir? Beden Eğitimi nedir? Performans nedir? Kondisyon nedir? Hareket bilimi nedir? Ve insan üzerindeki fizyoloji, psikolojik ve sosyolojik olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir gibi soruların cevaplarını doğru verebilirsek konuyu daha iyi anlamış oluruz. Tabii ki bu kavramlara hangi pencereden baktığı da önemli. Spor ve Beden Eğitimine bakış açımız, hayata bakış açımızı da etkilemektedir. 

“Beden Eğitimi, adı üzerinde Bedenin Eğitimi. Nasıl ki beynimizi geliştirmek için okumamız araştırmamız gerekiyorsa, bedenimizi geliştirmemiz için de yürümemiz, kuvvetli olmamız için de hareket etmemiz gerekir. Beden Eğitimi’nin tarifini antrenman bilimciler şöyle yapıyor; İnsanı hem ruhen hem bedenen geliştiren, olgunlaştıran, en az yorgunluğa karşı en çok fayda sağlayan, içinde yarışma oyun cimnastik vs. bulunan bir ilimdir. Bu tanıma göre Bir insanın Beden Eğitimi yapması elzemdir. Çünkü kuvvetli mümin zayıf müminden daha hayırlıdır. Peygamberimizin de buyurduğu gibi “İnsanlar iki şeyden gafildir biri sıhhat diğeri boş vakit” Bedenimiz bize emanettir, bu emaneti sahibine en güzel şekilde teslim etmek gerek. 


“Fakat Spor öyle değildir.  Spor; Beden Eğitiminin yarışmaya dönüştürülmüş şeklidir, diye tanımlanır. Yani Spor başkası adına para karşılığı yapılan kulübü, başkanı, antrenörü, fizyoterapisti, masörü, malzemecisi bulunan bir kurumdur. Ve Sporda kazanmak, kazanmak için de her şey mübah mantığı yatmaktadır… 

“Spor sakatlanmaları dolayısı ile vermiş olduğu onca emeğinin bir anda hiç olması dolayısıyla hayatta yapabileceği birçok şeyi ıskalamasına sebep olabiliyor. Olaya fizyolojik açıdan bakılırsa, kişinin fiziki yapısı kuvvetlenir ama çok yüklenirse sakatlanmayla ya da ölümle sonuçlanabilir. Sporda özellikle son zamanlarda (yaptığı spor dalına göre değişiyor) ölümlerin arttığını sosyal medyaya baktığımızda görebiliyoruz. Spor karşılığı olmayan sadece kendini ilgilendiren bir branştır. Mesela araban bozulduğu zaman tamirciye gidiyorsun paranı veriyor arabanı yaptırıyorsun. Marangoza gidip paranı verip bir masa yaptırabiliyorsun ama bir halterciden ne isteyebilirsin bir çim hokeycisinden ne isteyebilirsin bir futbolcudan ne isteyebilirsin? Sosyal açıdan değerlendirdiğimizde kişinin kendisini ilgilendiren basit bir oyun maalesef. Birçok kişinin vaktini almakta birilerinin para kazandığı oyunu birileri para vererek izlemekte… 


“Eşit işe eşit ücret algısını futbol olgusu darmaduman etmekte. Topluma verebileceği (ayağı ile iyi top çevirmek dışında) hiçbir şeyi olmayan bir futbolcu, Cumhurbaşkanından kat kat fazla ücret alıyor. Benim için madende çalışan biri milli takımda top oynayan birinden daha değerlidir. Laf dişidir konuştukça ürermiş bu kadarla iktifa edelim. Dost kalın dostça kalın.”

Bu vesileyle, Cuma gününün hikmet ve bereketi üzerimize olsun inşallah…

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle