--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ebu Cehil kompleksliler

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Ebu Cehil, İslam tarihinden insanlığa kalan önemli bir kibir ve hasetçi tipidir. İki tür karakterli kimse vardır.

Müslüman yahut başka bir inanca sahip olsa da fark etmez. Ebu Cehil karakterlilerin bariz özelliği, sınırsız kibir sahibi ve hasetçi olmalarıdır.

Kibir ve haset, önce kişinin şahsını bitirir ama bitirirken de başkalarını mahvederek, topluma sürekli mikrop saçıp, bulaşıcı hale getirir.

“Başarıldı” zannedildiğinde kaybedildiği anlaşılmaz. Onu zaman gösterir. Siyaset ve sanat dünyasında böyle nice tiplere rastlarız. Sanat denilince bir iki kelime etmek lazım.

Sanat, kavram itibariyle geniş bir alana sahiptir. Bu yüzden her işi yapana sanat yahut sanatçı demek, sanatın esas muhtevasına ihanet olur.

Ülkemizde ve özellikle sinema-dizi-müzik, sosyal medya ve eğlence türü işlerde sanatçı namıyla ortaya çıkanların çoğu soytarılık yapmaktadır.

Mesela uyuşturucu, yolsuzluk, hırsızlık, kumar ve fuhuş işlerine bulaşan kimselere sanatçı denilmesi büyük ayıptır. Hangi halleriyle ünlülerse, onunla anılmalıdırlar. Geçelim.

•

Siyasetteki Ebu Cehil komplekslileri görmekteyiz. Tüm rezilliklerine rağmen, ekranlara ve sokağa çıkabilmekte, kendilerini ve yoldaşlarını savunabilmekteler.


Kibir sahipleri, “cahil cesaretli olur” mucibince, şahıslarını ulaşılmaz göstererek; kimseyi dinlemez, anlamaz, sadece kendileri gibilerden hoşlanarak at gözlüklerini çıkarmazlar.

Bu zaviyeden siyasete ve soytarı camiasına bakıldığında, kim kimlerle beraber anlaşılabilir. Böyleleri, kişiliklerini herkesten ve her şeyden üstün görerek şer gayyasından çıkamazlar.

Haset ve hasetçilere gelince:

Haset, kıskançlıktan farklıdır. Kıskançlık, “Onda var bende de olsun” der.

Hasetçi ise; “Bende yok, onda da olmasın” diyerek karanlık dünyasına gömülüp, ruhlarını kötülüğe esir etmiş kimselerdir. Bu zaviyeden de siyaset âlemine bakılabilir.

Neyse bugüne örnek olsun diye “insanlıktan nasıl çıkılır ve nasıl insan olunmaz” örneğinin timsali Ebu Cehil devrine dönelim.

•


Tarihçiler yazarlar ki, Ebu Cehil, Efendimiz (s.a.v.) tarafından İslam’a davet edildiğinde şöyle söylediği rivayet olunur:

-“Eğer ben veya neslimden biri senden sonra Peygamber olacaksa sana biat ederim, değilse asla, buna ne malım ne mülküm ne şanım ne de şöhretim müsaade etmez” der.

Bazı kibir ve hasetçiler için, “Ebu Cehil inatlı” derler ya, işte benzetme bu sebepledir. Ve günümüzde de Ebu Cehil inatlılar her yerde görülmektedirler.

Hangi hususta olursa olsun, Ebu Cehil kompleksi taşıyanların, taşımakla kalmayıp, bizzat uygulayanların değişmez huyları; rakibi, muhalifi veya nefret ettiği kimseleri karşısında görüp; acizliklerini fark ettikleri an, düşmanlıkları misliyle artar ve kontrolden çıkarlar.

Haliyle husumet çoğaldıkça düşmanlıkları zirve yapar ve önce kendilerini, sonra dünyalık menfaatler için arkasından gelenleri hüsrana sürüklerler. Ve onlar hep suçsuzdurlar (!)

•

Ezcümle:

Rabbim böylelerinin şerrinden milletimizi, devletimizi muhafaza buyursun ve uyanmamıza vesile kılsın!

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle