--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin Eli Güçlü

Refik Tuzcuoğlu
Refik Tuzcuoğlu
3

Türkiye’nin Eli Güçlü

REFİK TUZCUOĞLU

Rahmetli Profesör Haluk Dursun Hoca anlatmıştı. Türkiye-Suriye ilişkilerinin müspet olduğu yıllarda kendisi de Topkapı Sarayı’ndan sorumluydu.

Beşar Esad karısı Esma Esad ile birlikte Türkiye’ye resmi bir ziyaret için gelmişler. Onlara mihmandarlığı Haluk Hoca bizzat üstlenir. Topkapı Sarayı’nda gördükleri eserler ve Osmanlı Devlet Sistemi hakkında Haluk Hoca’dan dinledikleri malumatlardan çok etkilenirler. Sonra birlikte boğaz turuna çıkarlar. 15 Temmuz Köprüsü’nde dev bir Türk Bayrağı dalgalanmaktadır. Vakit, gurup vaktidir. Esma Esad; “Esad bak! Ne kadar güzel bir bayrak” der. Beşar Esad, bir müddet ay yıldızlı bayrağı izler ve gayri ihtiyari dudaklarından; “Evet hakikaten muhteşem, bir zamanlar bizim de bayrağımızdı” sözleri dökülür.

Beşar Esad birazcık akıllı davransaydı Türkiye’nin siyasal mihmandarlığı Suriye’yi daha güzel günlere taşıyabilirdi. Filmi geriye sarıp Beşar Esad’ın hatalarını telafi etmesinin ve bunca kanın dökülmesini önlemenin imkânı yok. Diktatörlükler böyledir. Genetik bozukluk hemen devreye girer. Çünkü sistemin ruhu kirlidir. Onu arındırmak isteseniz bile uzun yıllar alır. Ne yazık ki, Ortadoğu realitesi böyle. Osmanlı sonrası Batı eliyle böyle bir mekanizma inşa olundu bölgede. Devlet değil derebeylik, medeniyet değil müptezellik hükümferma oldu bu coğrafyada.

Suriye’de bir zulüm rejimi devrildi gitti. Zalim Esad’ın yakın kurmaylarına bile söylemeden Rusya’ya kaçtığı ortaya çıktı. Sefaletten kıvranan, her tarafı yakılmış yıkılmış Suriye’nin 135 milyar dolar kaynağını da beraberinde alıp götürdü.

Şimdi Suriye’nin geleceği konuşuluyor. Bölgede küresel hesap yapanlardan kim kazandı kim kaybetti? Dünyanın yeni gündemi bu.

Al Jazeera’da Marwan Kabalan önemli bir analiz kaleme almış. Astana kapsamında 7 Aralık'ta Doha'da yapılan toplantıda, “İranlı ve Rus temsilciler Suriye Savaşı’nın Türkiye'ye kaybedildiğini kabullendiler” diyor.

Rus milliyetçisi ünlü stratejist Aleksandr Dugin, Türkiye’nin yurtdışındaki etkinliğinden rahatsız: “Kemalist fikir Türkiye’nin sınırları dışında aktif olmasına karşıydı” diyerek tepki gösteriyor. Devamında Tayyip Erdoğan’ı, “Esad’ı devirerek Rusya’ya ve İran’a ihanet etmekle” suçluyor. Dugin, Rusya’nın resmi bir temsilicisi değil. Ancak onun dilinden Rusya’daki yansımalar görülüyor. Rusya’nın Akdeniz için en korkulu rüyası Tartus deniz üssü ile Hmeymim hava üssünün kaybı. Günün sonu üslerin kaybı ile neticelenecek olursa Rusya’nın mide kramplarına tutulacağı çok net.

İran’da da Safevi politikaları adeta paradigma çöküşü yaşıyor. Jeopolitik düzlemde “Şii hilali kurma hayali”nin onca yatırıma rağmen 12 gün içinde “sadece bir hayal” olarak kalacağı netleşti. İç kamuoyunda zor durumda olan İranlı yetkililer yeni Suriye yönetiminden 35 milyar dolar talep edeceğini açıklıyor. Üstüne bir bardak soğuk su içmeyi kabullenseler daha gerçekçi olacak. Dini lider Hamaney’in başarısızlıklarını her zamanki kolaycılıkla İsrail ve ABD’ye yıkma gayreti çok gülünç geliyor. Örtülü olarak Türkiye’yi suçlaması da başka bir aymazlık.

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat girişimleriyle Astana sürecini işletmek için elinden geleni yaptı. Tüm olumsuzluklara rağmen Esad ile son görüşme teşebbüsü İran ve Rusya tarafından yeterince destek bulmadı. Şimdi her iki ülkenin de söyleyeceği bir şey yok. Türkiye’nin eli güçlü.

İsrail’de bir karamsarlık hakim. Karamsarlık, İsrail medyasında çok net ifade buluyor. Zayıf bir Esad rejimi her zaman İsrail’in işine gelirdi. Suriye’deki Şii milis varlığı kontrol edilebilir bir risk faktörüydü ve aynı zamanda bölgeye müdahalelere meşru bahane üretiyordu. Yeni dönemde müdahil olamayacakları bir yapılanma İsrail’i ürkütüyor. Zira Suriye’nin kurulacak yeni yönetimi ile Türkiye arasında askeri işbirliği kurulması halinde, Türk kurmay aklının ve askeri teknolojilerinin Golan tepelerinin eteklerine kadar gelme ihtimali şimdiden panik oluşturuyor. Bir telaşla Suriye’nin sahip olduğu savunma alt yapısını günlerdir bombalıyor. Davut Koridoru hikâyesinde ise, PKK/PYD ile birleşme umudu Deyrizor’da, Arap aşiretleri ve Suriye Milli Ordusu’nun PYD’yi bölgeden defetmesiyle şimdilik boşa düşmüş oldu. Vazgeçerler mi? Elbette hayır. Mücadele uzun soluklu olacak.

Bölgede hiç olmadığı kadar büyük bir satranç oyununun ortasındayız. İlk etapta üç ve altı aylık periyod ve hemen ardından bir yıllık periyod çok hassas. Esad’ı deviren muhalefeti birbirine düşürmekten, küresel çıkarlar doğrultusunda devşirilmelerine varıncaya kadar risklerle dolu bir süreç.

Geldiğimiz noktada dananın kuyruğunun asıl kopacağı yer bölgedeki PYD/YPG/PKK yapılanması. Türkiye’nin hedefleri net. Terör koridorunun kırılması kırmızı çizgimiz olarak duruyor. Münbiç ve Tel Rifat çok önemliydi, çözüldü. Rakka, Ayn-el Arap, Kamışlı, Haseke hattı terörden arındırılacak.

ABD, milyar dolarlık yatırımlar yaptığı PYD/YPG/PKK kartının çöpe gitmesini istemiyor. Günün sonunda Rusya ve İran gibi eli boş vaziyette kalmak da var. O sebeple tüm kanallardan Türkiye’yi eylemsiz kalmaya zorluyor. “Terörle mücadele hakkınıza saygı duyuyoruz ama” deyip ikircikli laf cambazlığına soyunuyorlar.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Türkiye’ye apar topar gelmesi masada işin nereye varacağını belirleyecek. Dedim ya! Dananın kuyruğunun kopacağı yerdeyiz.

Yorumlar

(3)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

!!!!!!!!!!!!!!!!

13 Aralık 2024 16:30

ALLAH cc TEKDİR ORDUSU TÜRKDÜR ????????

:::::::::::::

13 Aralık 2024 16:28

Katil esedin hapishanesini görünce şoka girdim ALLAHIM Suriyeli Kardeşlerimiz neler çekmiş, YUHHHH YAAA YUHHHH chp eşittir netanyahu lanetlenmiş kavim israil esed chp (lanetlenmiş parti)

Nahit sazoglu

13 Aralık 2024 13:57

Sayın yazar hayat çok pahalandi emeklinin durumu hakkında bir. Makale yazın. Emeklinin durumu perişan siyon protokolleri devam ediyor

Refik Tuzcuoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle