--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Libya’da Suriye gerilimi

Refik Tuzcuoğlu
Refik Tuzcuoğlu
1

Libya’da Suriye gerilimi

REFİK TUZCUOĞLU

Vaktiyle, Moğolların vahşetinden kurtulmak ve huzurlu bir hayat sürmek isteyen topluluklar Anadolu coğrafyasına bir akım oluşturmuştu. Anadolu’da göçlerle birlikte Türk nüfus yoğunluğu artmış beraberinde entellektüel bir birikim de oluşmuştu. Anadolu coğrafyası böylece vatan toprağı haline gelmeye başlamıştı. Orta Asya’da jeopolitik katmanda gerçekleşen değişim Anadolu’da başka bir değişimin/gelişimin sebebini teşkil etmişti. 

1877 yıllında Osmanlı-Rus harbinde Rusların Tuna havzasına inmesi İngiltere’nin işine gelmişti. Osmanlı’ya siyasi ve askeri destekte bulunması karşılığında Kıbrıs Adası’nın kontrolünü ele geçirmişti. Türkiye’nin bugün yaşadığı Kıbrıs sorununun kökeni o tarihlere dayanır. 

Uluslararası ilişkilerde jeopolitik katmandaki değişim başka bir jeopolitikte yeni gelişmelerin sebebi olabiliyor. Olayın hacmine göre bölgesel veya küresel bir denge kuruluncaya kadar sebep sonuç zinciri birbirini tetiklemeye devam edebiliyor.

Konumuza gelecek olursak, Suriye muhalefetinin ülkede kontrolü ele alması Rusya için Akdeniz’de benzer bir etkinin kapılarını zorluyor.

Rusya’nın, Tartus ve Hymeymim üslerini boşaltmaya başladığını biliyorsunuz. Sıcak denize inme hayalini yüzlerce yıldır yaşatan Rusya, Baas rejiminin altın tepside sunduğu Suriye’deki üsleri vasıtası ile Akdeniz’e bir çengel atmıştı. Rus yetkililer bu iki üssü korumak için yeni Suriye yönetimi ile görüştüklerini ifade etseler de, Rusya’nın ağır bombardımanları altında katliam yaşayan muhalifler, yaşatılan bu acıyı kolay kolay unutmazlar. Geçiş süreci tamamlandıktan sonra Rusya’yı kalıcı olarak göndermek isteyecekleri kuvvetle muhtemel. Rusya bunu bildiği için Suriye’yi hızlıca boşaltıyor.

Bugünlerde dikkatlerden kaçsa bile ilerleyen zamanlarda yoğun gündemler arasında olacağını tahmin ettiğim bir konuya şimdiden temas etmek istiyorum. Suriye’de boşaltılan üsler yavaş yavaş Libya’da yeni bir gerilimi yüklüyor. Libya, ilerleyen zamanlarda yeniden çok konuşulacak gelişmelerin arifesinde.

Geçtiğimiz hafta Libya’nın meşru devlet başkanı Abdülhamit Dibeybe; "Suriyeden herhangi bir Rus kuvvetinin ülkesine gelmesi gibi bir durumun kabul edilemez" olduğunu söyledi. “Hiçbir Libya vatandaşının bir yabancı gücün ülkesine gelip hegemonya kurmasını kabul etmeyeceğini” sözlerine ilave etti.

Libya yeraltı kaynakları çok zengin bir ülke. Dünyanın en kaliteli petrol yatakları Libya’da. Ülkenin doğal gaz rezervleri Avrupa için hayati önemde. Hele Ukrayna-Rusya Savaşından sonra Avrupa’yı Rusya bağımlılığından kurtaracak alternatifler arasında Libya’nın yeraltı kaynakları da bulunuyor. 

Libya, Türkiye’nin verdiği askeri destek sayesinde, yabancı güç takviyeli Halife Hafter’in ülkede kontrolü ele geçirmesinden kurtulmuştu. Hafter’e destek veren güçlerin başında ise Rusya geliyor. Rusya bu sayede Libya’da dört adet üs kurdu. Rus Wagner grubu bir isim değişikliği ile Afrika Ordusu’na dönüştü. Hafter’in askeri varlığının yarıdan fazlası bu yabancı güçlerden müteşekkil. Ve şimdi Rusya hava savunma sistemleri dahil Suriye’deki tüm askeri varlığını Libya’ya taşıyor. 

Birkaç gün önce Hafter,“nasıl yorumlanacağı tartışmalı” bir açıklama ile "Bölgede hakim olan tehlikeli değişiklikleri izliyoruz ve teyakkuzdayız. Kazanımlarımızı korumaya hazırız" şeklinde konuştu.

Yine birkaç gün önce Suriye’deki üslerden silah sevkıyatının tahliyesiyle bağlantılı Rus kargo gemisi 'Ursa Major' makine dairesinde bir patlama sonucu Akdeniz’de battı. Gemi ABD’nin yasaklı listesinde yer alıyor. 

Libya, Suriye’den sonra yeni bir hesaplaşma alanı olacak gibi…

Yorumlar

(1)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okur

27 Aralık 2024 12:08

Araplarda devlet çoktur birinde savaş olsa diğerinde barış vardır. Arapça konuşan, aynı dinde, dilde olan Araplar niye aralarındaki sınırları kaldırıp bir Ulus gibi hareket etmiyorlar? sorusuna cevap aramak lazım. Arapların dinî, kültürü çokmu kötü bu kadar bölünüp parçalanmışlar? Aynı coğrafyada aynı zaman diliminde yaşayan Arapların arasındaki sınırları kaldırıp bir Ulus bir devlet şeklinde yaşamaları için birileri yardımcı olmalıdır.

Refik Tuzcuoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle