Kafaların karıştığı nokta
Trump’la birlikte Ortadoğu’da ne değişir sorusuna verilecek cevap halen belirsiz bir vaziyette. Daha ümitvâr bir tablo hissediliyordu başlangıçta. Ancak Türkiye’nin ve bölgenin endişelerini artıran gelişmeler var son zamanlarda.
PYD’ye stratejik yakınlığıyla bilinen İsrail hayranı bazı isimlerin Trump’ın ekibinde yer alacağına dair haberler, gelecek hakkında kötümser bir hava oluşturuyor.
Ulusal Güvenlik Danışmanı olacağı söylenen Mike Waltz’ın Türkiye’nin Suriye’deki terörle mücadelesinden kaynaklanan varlığını “işgal” olarak tanımladığı biliniyor. Waltz’ın, Türkiye’nin hassasiyetlerini yok sayan başka yaklaşımları da oldu geçmişte.
Yine ABD Hariciyesi’ni yöneteceği zikredilen bazı isimleri görünce bölgenin bir süre daha rahat nefes alamayacağını söylemek zor değil.
Bu olumsuz malûmatları bir yere kaydedelim.
Diğer taraftan Trump’a yakın isimlerden Robert J. Kennedy’nin; “ABD’nin Suriye’den çekilme politikasının Trump’ın temel yaklaşımı” olacağına dair açıklamaları oldu.
İşte kafaların karıştığı nokta burası.
Trump eğer Suriye’den çekilme niyetinde ise seçeceği üst yönetimin ve danışmanlarının bu politikayı destekleyen isimlerden oluşması beklenirdi. Oysa haberlere yansıyan isimler bu yaklaşımla mütenasip isimler değil.
Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında güneyde eksik kalan güvenlik koridorunu tamamlanmaya yönelik kararlı tutumu giderek hararetini artırıyor.
ABD ve Rusya’nın, PKK-YPG-SDG gruplarının 35-40 km güneye ineceğine dair sözleri havada kaldı. Gereği yapılmadı. Münbiç, Ayn-el Arab, Kamışlı ve Tel Rıfat gibi bölgelerden sürekli sızmalar oluyor terör eylemleri yaşanıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin güvenliği için bu yerlere yönelik muhtemel bir kara operasyonuna -Biden döneminde olduğu gibi- ABD’nin yeni yönetiminin de, konuşulan isimler üzerinden değerlendirdiğimizde olumlu yaklaşmayacağı aşikar.
Rusya açısından durum gayet net. Türk Ordusu’nun son zamanlarda artırdığı hazırlıklar dikkat çekmiş olmalı ki Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev; “Türkiye’nin Suriye’de yeni askeri harekat gerçekleştirmesi kabul edilemez” diyerek Rusya’nın yaklaşımını ortaya koydu.
Öteden beri görüldüğü üzere, mevzu Türkiye olduğunda herkes birleşiyor. İsrail ile kanlı bıçaklı olan İran, Ukrayna üzerinden Rusya’ya diz çöktürmek isteyen ABD... Türkiye’nin, birbirine hasım tarafları aynı safta bir araya getirmek gibi bir gücü var. Nitekim, ABD daha önce terör örgütünün yuvalandığı Münbiç’in kontrolünü NATO müttefiki Türkiye yerine düşman bellediği Rusya’ya teslim etmişti.
Böyle bir konjonktürde Türkiye ne yapmalı?
İsrail bölgeyi kaosa sürüklemeyi kafasına koymuş durumda. Arz-ı mevud efsanesinin peşinden giderek gerekirse tüm dünyayı ateşe atacak bir gözü dönmüşlük içerisinde.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de önceki gün yaptığı açıklamada, 2025’in “Batı Yaka’yı ilhak yılı” olacağını tüm dünyaya ilan ediyor.
Netanyahu’nun oğlu Yair, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den müteşekkil arz-ı mevud haritası paylaşıyor.
İsrail'in yeni Dışişleri Bakanı Gideon Saar; “Kürtlerle yani PKK-PYD ile ilişkilerin gerektiğini ve onlarla doğal olarak müttefik" olduklarına dair açıklamalar yapıyor.
Yani hesaplar iyice ayan oldu. Oyunlar açık oynanıyor. Gizleme gereği dahi hissetmiyorlar.
ABD, Irak ve Suriye coğrafyasına çökmüş durumda. PKK-PYD-SDG örgütüne her türlü silah ve mühimmatı yığıyor. NATO müttefiki olan Türkiye’nin hassasiyetlerini ve terörle mücadelesini yok sayıyor.
AB ülkeleri, Suriye topraklarına müdahale bahanesiyle başta savunma sanayii olmak üzere her alanda ambargolarla ülkemizin önünü tıkama derdinde. Son zamanlarda görülen gevşemenin sebebi ise, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan sonra Türkiye’ye duyulan ihtiyaç. Türkiye’nin ambargolara rağmen savunma sanayiinde aldığı mesafe Avrupa’yı yavaş yavaş hizaya sokuyor.
Suriye ise, Rusya ve İran’ın jeopolitik ve jeostratejik hedeflerine varlığını teslim etmiş durumda.
Yani Arap saçına dönmüş durumda tüm bölge.
Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu oyunu bozacağını gereken zaman ve zeminde müdahale edebileceğini, teröristana asla izin vermeyeceğini yüksek bir sesle ifade ediyor.
Yaklaşan bir şeyler olduğunu hisseder gibiyim.







