--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Belediyeler ve kültür iklimi

Refik Tuzcuoğlu
Refik Tuzcuoğlu
6

Geçenlerde bir ihtiyaç sebebiyle küçük bir esnaf dükkanındaydım. Tezgahta bulunan gence ne yapmak istediğimi izah ediyorum, o da kullanacağım şeyleri tedarik etmeye çalışıyor.

 

Kenarda sandalyelere oturmuş birkaç kişi sohbete tutuşmuşlar.

Orta yaşın üstünde olan diğerine anlatıyor:

- Yine bir sanatçı getirmişler. Meydanda binlerce insan. Millet ne buluyorlar da saatlerce ayakta dikiliyor anlamadım. Bir saatlik konsere bakalım kaç milyon para harcadılar. İş yaptıkları yok ama sanatçıya, konsere para buluyorlar.

 

Belli ki bu vatandaşa göre belediyenin düzenlemiş olduğu halk konseri gereksiz ve fuzuli bir işti. Yapılacak birçok iş varken belediyenin parasının boşa gittiğini düşünüyordu.

 

Belediye Başkanı’na soracak olursanız, kültürel belediyecilik adına oldukça faydalı bir iş yaptığını düşünüyordur muhakkak. Hele de binlerce insan meydanda toplanmışsa maksat hasıl olmuştur. Yaz döneminde düzenlediği hemşehri günlerinin de oldukça iyi bir sosyo-kültürel aktivite olduğunu söyleyecektir. Hatta bulduğu sponsorlar nedeniyle belediyenin cebinden para çıkmadığı için bir başarı öyküsü olarak ballandıra ballandıra anlatacaktır.

 

Belediyelerin düzenlemiş olduğu; konser, festival, şölen, eğlence programlarıyla gerçek anlamda Kültür Belediyeciliğinin gereklerini yapmış olur muyuz sorusu anlamlıdır. Zira Kültür Belediyeciliği’ni bununla sınırlayan bir idrak sığlığı var maalesef.

 

Bizler toplum olarak, hayatın akışı içinde birçok etkiye maruz kalırız. Mimari uygulamalar üzerimizde bir etki bırakır. Bilboardlarda bizi karşılayan tasarımlar, televizyonda izlediğimiz diziler, alışveriş merkezindeki davetkâr görseller, aracımıza bindiğimizde radyodan işittiğimiz reklamlar, sosyal medyadaki yaygın paylaşımlar, yolda giderken kulağımıza ulaşan müzik sesleri… Bunların hepsi bir kültür iklimi oluştururlar.

 

İşte bu kültür ikliminde sizin mefkureniz ne kadar yer tutuyor? Değerleriniz bu atmosfere ne kadar yansıyor? Ne kadar varsınız? Ne kadar etki edebiliyorsunuz?

 

Birkaç yıl önce düzenlemiş olduğumuz Kültür Sanat Kongresi’nde Sayın İskender Pala güzel bir sunum yapmıştı. Sonrasında kaleme aldığı bir raporda oldukça stratejik konulara temas etmişti. Şöyle diyordu raporun bir yerinde; Kültür savaşlarından bahsedilen bir yüzyıldayız ve ülkeler artık silah yerine kültürel değerleriyle mücadele meydanında yer alıyorlar. Bu gizli savaşı kaybedecek olanlar, zannederim, hayatın diğer alanlarında da kayıpta sayılacaklar.”

 

Evet, bu atmosferde ne kadar var isek gelecekte o kadar büyüyeceğiz.

 

Batı kültürüne kapı aralayacak icraatlarımız, Batı kültürünün istilasına hizmet edecektir.

 

Milli kültürümüzün hafızası ve estetik zemini üzerinden geleceğin yolunu bulmak durumundayız.

 

Kültür ve sanatı belirli bir ideolojik azınlığın tekeli ve tahakkümü altında olduğu algısından çıkarıp kendi doğal mecrasına oturtmalıyız.

 

Toplumların özgün kültürel iklimini muhafaza ve geliştirme misyonu Osmanlı döneminde ağırlıklı olarak bugün STK diyebileceğimiz yapılar üzerinden yürürdü. Kuşkusuz devletin bu yapılara desteği tamdı. Bunlardan her birisi muhtelif hizmet gayeleriyle kurulmuş vakıflardı. Bir diğeri dergahlar… Edebiyat ve şiir bu muhitlerde zirveye ulaştı. Örneğin Mevleviler musiki ve geleneksel sanatların gelişmesinde çok büyük roller üstlendi. Ahiler, meslek erbabının tekamülünü sağladı.

 

Bu misyon için bugün en elverişli kurumların başında yerel yönetimlerimiz gelmektedir. Yerel yönetimlerimizin, Kültür Belediyeciliği’ni sadece konser ve festival olarak görmeleri çok eksik bir bakış açısı olur. Konu çok daha derin, kapsamlı ve stratejiktir.

 

İdeolojik direniş ekseni bugün kültür ve sanat ideolojisi üzerinden yürütülüyor. Gezi olaylarında popüler isimleri hatırlayın kafi. Ne demek istediğim anlaşılmış olur.

 

Ne yapmalıyız konusunda erbabı ile oturup kapsamlı bir Kültür Belediyeciliği politikasını her belediye kendi koşullarında planlamalıdır.

 

Milli kültürümüzün korunması ve geliştirilmesi yeni dönemin savaş arenalarından biridir. Belediyelerimiz yeterince farkında olmasa da bu mücadelenin muharebe meydanı onların sokakları ve mahalleleridir.

 

Konuyu farklı boyutlarıyla ilerleyen zamanlarda ele almaya devam edeceğim.

 

 

 

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yıldız teskilati

18 Ekim 2024 15:18

Kurtuluş savaşında Hindistanlı Pakistanli müslümanlarin gönderdikleri yardımlarla kurulan iş Bankası hazineye devredilmeli

Doğrusu...

18 Ekim 2024 12:35

Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923'te bir İslâm Devleti olarak kurulmuştur!... İsteyen Kuruluş Anayasası'na (Kânûn-i Esâsî'ye) baka(bili)r!...Yaa, nereden nereye!?...

Hakem

18 Ekim 2024 07:37

Kültürel belediyecilikte kimse chp ile yarışamaz,bu chp hizmet etmez ve işçilerin maaşlarını ödemez ama,topluma sanatçı diye yutturulan bazı isimlere konser verdirir,böylece kültürel bir etkinlik yaptıklarını zannederler!Batı kültürünü benimseyen ve önemseyen chp'nin bu milletin kültürüne yabancı olduğu aşikardır,ama yine de %99'u müslüman olduğu söylenen bu ülkede milyonlarca seçmeni var!Chp'nin kültürden anladığı,kurulduğu yıllarda açmış olduğu bira ve eroin fabrikaları,karma eğitim sistemi,tamamen batı ideolojisine teslim olmaktır!Chp'nin kültürden anladığı,islamı ve onun değerlerini reddetmek ve chp'nin en güzel kültürel etkinliği yurdun her noktasına heykel dikmek!

29 Ekim 2024 - Cumhuriyet Bayrami

18 Ekim 2024 04:34

Sayin Yazar, Merakla bekliyoruz .. Turkiye Cumhuriyetinin 101nci yilini kutlarken Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Ataturk'ten acaba hic bahsedecek misiniz ? Vesselam

Doğrusu...

18 Ekim 2024 23:24

Biraz bahsedelim inşâallâh: Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923'te Gâzi Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında, TBMM mebuslarının yarısına yakını ev hapsinde tutulmuş olmasına rağmen bir İslâm Devleti olarak kurulup îlân edilmiştir!... İsteyen Kuruluş Anayasası'na (Kânûn-i Esâsî'ye) baka(bili)r!...Yeni Anayasa'yı da inşâallâh ona göre hazırlarız!...

Dogrusu ... ornek Afganistan !

19 Ekim 2024 01:01

Islam Devleti Afganistan'dadir .. TC Laik sosyal bir hukuk devletidir ..

Refik Tuzcuoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle