Allah’ın Nizamı İslâm -56-
Allah’ın Nizamı İslâm -56-
PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
B- İSLÂM DEVLETİ
4- İSLÂM DEVLETİNDE KUR’ÂN ANAYASADIR
b-Kur’ân’da devlet yönetimi ile ilgili temel hükümler
7-İslâm Devletinde Devlet Başkanılığı
c- Devlet Başkanı olarak Hz.Peygamber(sav)
5-Hz.Peygamber, halkın yönetime kolay erişimini sağladı
*Hz. Peygamber devleti idare ederken hiçbir zaman devlet ile halk arasına engel koymamıştır.Devletin bütün teşkilatıyla halkın hizmetinde olduğunu fiilen göstermiştir. Hz.Resûlellah, devletin ve devleti idare edenlerin kutsal olmadığını, kutsal olanın Allah ve Kitabı olduğunu her defasında sözlü ve fiili olarak ifade etmiş ve göstermiştir. O, devletin ve devleti idare edenlerin, halkı kendilerine hizmetkar yapmak için değil, halkın işlerini görmek, halka hizmet etmek ve adaleti, asayişi sağlayarak huzuru temin etmek için var olduğunu ifade etmiştir. Hz. Peygamber, halk ile iktidar (yönetenler) arasındaki manileri kaldırmış ve umum yöneticilere de örnek olmuştur. Hz.Resûl-i Ekrem, ‘kim insanların emanetini (yetkiyi) alır da, zayıf ve güçsüzler arasına engeller koyarsa, kıyamet gününde Allah da onun önüne engel koyar. Kim Müslümanların işlerini üstlenir (iktidara gelir) de yoksullara, haksızlığa uğrayanlara ve ihtiyaç sahiplerine kapısını kapatırsa, Allah da onun ihtiyacına karşı rahmet kapılarını kapatır’(1). Allah Resûl’ü yine şöyle buyurmuştur; ‘Herhangi bir idareci, kapısını ihtiyaç sahibine,yoksula ve miskinlere (hiçbir şeyi olmayanlar) kapatırsa, ihtiyaç ve fakirlik içine düştüğünde (hesap gününde), Allah da Cennet’in kapılarını onun yüzüne kapatır.’ (2). Hz.Resûl’ü Ekrem,bir devlet başkanı olarak halk ile arasında hiyerarşik ve fiziki bir engel koymamıştır.
O, özel koruma ordusu ve bürokratik engeller koymadan toplumun her kesimiyle erişilebilir bir yönetim modeli sergilemiştir. Hz.Resûlellah bu maksatla, halkın durumunu yerinde görmek için halkın arasına karışır pazarları, çarşıları dolaşır, halkın ve esnafın durumunu bizzat müşahede eder ve halkın şikâyetlerini dinlerdi. O, öyle bir koruma ordusuyla konvoy halinde gezmez, insanları rahatsız ederek, yolları kapatarak da dolaşmazdı Hz.Resûlellah’ın kapısı herkese açıktı. Zengin-fakir, köle-efendi,yerli-yabancı, vs-vs, fark etmez, herkes sıkıntılarını çekinmeden, korkmadan O’na rahatça anlatabilirdi. Hz. Peygamber, herkese nezaketle muamele eder, halkı azarlamaz, şikâyet edenlere kızmaz, onların korkmadan-çekinmeden şikâyetlerini ifade etmelerine imkân tanır ve şikâyetlerini dinler, gerekli düzenlemeleri de yapardı. Hz.Peygamber, yöneticilerle halkı kayırma yapmadan Allah’ın ilâhî hukuku karşısında eşit tutmuştur. Hz.Resûl’ü Ekrem, yönetimi bir saltanat ve sefâ sürme olarak değil, halka hizmet etme aracı olarak görmüştür. Hz.Peygamber, hak ve hürriyetlerin korunmasını temel ilke edinmiş ve kamu düzenini sağlarken de şefkât ve merhameti elden bırakmamıştır. Hz.Resûl’ü Ekrem, adaletin sağlanmasına çok dikkat eder ve haksızlığa uğrayanların haklarını iade eder ve suçlu kim olursa olsun kayırma yapmadan adaletle muamele ederdi. Hz.Peygamber, görevlendirdiği memurlarına da, ‘Halkı güç durumda bırakmayın, kolaylaştırın, zorlaştırmayın.Müjdeleyin, nefret ettirmeyin’ tavsiyesinde bulunurdu (3). Hz. Peygamber, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını devletin ilgili birimlerine bildirmelerini istemiş, ihtiyacını bildiremiyen kimselerin ihtiyaçlarını da bilenlerin iletmesini istemiştir. ‘Kim ihtiyacını bildiremiyen (çeşitli sebeplerden dolayı) kimsenin ihtiyacını bir yöneticiye bildirirse, Allah, kıyamet günü onun iki ayağını sabit kılar (ona yardım edilir)’( 4). Hz.Resûlellah, devlet memurlarının denetlenmesine dikkat eder ve maddî menfeat sağlamalarına karşı çıkardı(5). Yine Hz. Peygamber, devlet memurlarının kendilerine bağlanan maaşlarının dışında menfeat temin etmelerini hırsızlık ve haksız kazanç olarak görmüştür(6). Hz. Peygamber, devlet yönetiminde; yöneticileri adaletle hükmeden ‘halkı koruyan bir kalkan olarak tavsif etmiştir’(7). Devam edecek…
Kaynakça
1-:Ahmed bin Hanbel, Müsned;V-239 ,3-441.
2-:Tirmizî, Ahkâm-6.
3-Müslim,Cihad-6.
4-Beyhaki, 2-156.
5-Buhârî,Ahkâm-24. Müslim,İmâre-7.
6-Ebû Dâvûd, İmâre-10. Hâkim, I-406.
7-Müslim, İmâre-43.