--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyonist İsrail’deki seçimler ve değişmeyen gerçekler...

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
0

Knesset seçimleri, ülkenin siyasi geleceği açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıkardı. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ile Başbakan katil Netanyahu’nun liderliğindeki iktidar bloku arasındaki yarışta, hiçbir tarafın hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyeye ulaşamaması siyasi dengeleri değiştirdi.

Katil Netanyahu başbakanlığındaki koalisyonunun parlamentodaki çoğunluğu kaybettiği seçimlere Türkiye ve Katar’ın “müdahalesi” ve Arap partilerini seçimi “çalmakla” suçlaması ise resmi makamlarca yalanlandığı gibi İsrail halkı tarafından inandırıcı bulunmadı.

Netanyahu’yu çıldırtan sadece seçimlerde istediğini elde edememesi değil, İsrail vatandaşı Filistinli Arapların siyasi temsilcilerinin elde ettiği başarı oldu. Çünkü, Birleşik Liste ve Ra’am partilerinin toplam 19 sandalye kazanması, hükümetin kurulması sürecinde Arap siyasi oluşumlarının rolünü daha da önemli hâle getirdi.

Başka bir ifadeyle, seçimlerde hükümetin kaderini belirleyecek anahtarın Filistinli Arapların eline geçmesi, İsrail siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek bir gelişmedir.

Arapların iktidar ortaklığını engellemeye çalışan Netanyahu, eğer kendisi tekrar hükümet olamayacaksa seçim hilesini ve dış müdahaleleri bahane ederek ya seçimi iptal edilmesi veya 3 ay sonra seçimlerin tekrarlanmasını hedefliyor.

*

Katil Netanyahu Gitsin, Peki Ne Değişecek?

Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku ile Gadi Eisenkot’un öncülük ettiği muhalefet arasında siyasi yöntemler, yönetim anlayışı ve bazı politika başlıkları bakımından farklılıklar bulunabilir. Ancak ‘Filistin meselesi ve İsrail’in güvenlik yaklaşımı’ söz konusu olduğunda, bu farklılıkların ne ölçüde somut bir politika değişikliğine dönüşüp dönüşmeyeceği asıl meseledir.

Zira mesele, yalnızca katil Netanyahu’nun seçimleri kaybedip kaybetmemesi değildir. Asıl mesele, yerine gelecek yeni bir hükümetin Filistin ve komşu ülkelerdeki işgali, Gazze, Filistin halkının hakları ve bölgesel barış konularında nasıl bir tutum benimseyeceğidir.

*

İsrail Siyasetinde Arapların Belirleyici Rolü

Seçimlerin ardından ortaya çıkan tabloda en dikkat çekici olan iktidara en yakın siyasilerin Arap siyasi oluşumlarıyla iş birliği yapmaya mecbur kalmalarıdır.

Böyle bir iş birliği Yahudi-Arap ortaklığı meselesini yeniden gündemin merkezine taşımış oldu.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Arap partilerinin hükümetin kurulmasında belirleyici olmasından ziyade Arap partilerin siyasi gücü hangi şartlarla ve hangi hedefler doğrultusunda kullanabilecekleridir.

Zira, koalisyon kurma şansı olan her iki blok arasında çok fazla bir fark yoktur. Her ikisi de ‘Büyük İsrail hayali’ taşıyan ve bu hayal uğruna her türlü hukuk ihlalini meşru kabul eden Siyonist ideolojisine sahiptir.

Ancak kötülükte, biri diğerinin biraz daha iyisi, yani “Ehven-i Şer” olabilir.

Diğer bir ifadeyle; Filistinli Arapların temsilcilerinin hükümet kurma sürecinde etkin rol üstlenmesi; eşit yurttaşlık, ayrımcılığın önlenmesi, toplumsal adalet ve Filistin meselesinde yeni bir siyasi yaklaşım gibi başlıkların daha güçlü ve etkin olup olamayacaklarıdır.

Bekleyelim görelim.

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle