--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’nin Dış Politika Hamleleri ve AB’nin Engelleyici girişimleri...

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
0

Bugün Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar ve Afrika’da, hatta Avrupa’nın kendi içinde giderek derinleşen bir kaos ve istikrarsızlık yaşanıyor.

Fransa’da başlayan öğrenci gösterileri, hayat pahalılığı ve ekonomik sorunların etkisiyle yeni bir boyut kazanırken, Paris başta olmak üzere büyük şehirlere yayılan protestolar Avrupa’nın diğer ülkelerinde de yankı buluyor. Ekonomik sıkıntılar, toplumsal huzursuzluk ve siyasi belirsizlikler, Avrupa’nın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Bir yanda Ortadoğu’da ABD’nin desteğini arkasına alan Siyonist İsrail’in saldırıları ve tehditleri devam ederken, diğer yanda Rusya-Ukrayna savaşı, Rusya ile Avrupa arasındaki gerilimi daha da tırmandırabilecek bir seyir izliyor. 

Ortadoğu’daki kaosun müsebbibi olan haydut Trump ile katil Netanyahu’nun seçmen kitlesini etkilemek için İran’a yönelik yeni bir askerî saldırıya hazırlanıyor.

Böylesine karmaşık, çatışmalarla örülü ve belirsizliklerin hâkim olduğu bir dünyada Türkiye’nin barış ve istikrara katkıda bulunmak amacıyla yeni diplomatik hamleler gerçekleştirmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerde yürüttüğü temaslar, arabuluculuk girişimleri ve çok yönlü dış politika arayışları, uluslararası krizlerin çözümüne katkı sunabilecek imkânlar barındırıyor.


Suudi Arabistan ve Pakistan ile “Mekke İttifakı’, Libya ile ‘Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’  ayrıca; Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan savunma bakanlıkları arasında imzalanan çok taraflı “Bedir Mutabakat Zaptı” hem taraf ülkelerin hem de bölgenin geleceği adına önemli ve anlamlı olduğu kadar da tarihi gelişmelerdir.

Başkan Erdoğan’ın talimatları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yoğun bir diplomasi trafiği sayesinde İstanbul’da R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve R4+E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları Toplantıları’na Türkiye’nin ev sahipliği yapacak olması Türkiye’nin bölgede üslendiği dengeleyici ve yol gösterici rolünün bir ifadesidir.

*

AB, TÜRKİYE’NİN DİPLOMATİK HAMLELERİNDEN RAHATSIZ…

Kendi savunma ve güvenlik ordusunu kurmaya çalışan AB aynı zamanda Türkiye’nin savunma sanayisi ve askeri güç ve tecrübesine ihtiyaç duymaktadır.

Trump başkanlığındaki ABD yönetimi tarafından dışlanan ve Ukrayna krizi nedeniyle Rusya ile çok ciddi güvenlik sorunları yaşayan Avrupa Birliği’nin Türkiye karşıtlığı tavrı tarihin derinliklerinden gelen ideolojik bakış acısının tezahürüdür.


Türkiye’nin Mekke İttifak anlaşması ve devamında Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının Libya’daki her iki meclis tarafından onaylanıp resmileşmesinden AB ve Yunanistan’ ciddi anlamda rahatsız olmuştur.  

Çünkü, Bu anlaşma Libya, Türkiye, Mısır ve Avrupa ülkelerinin çıkarlarının kesiştiği Doğu Akdeniz’in en hassas başlıklarından biridir. Türkiye ve Libya’nın bu anlaşmayla çok önemli kazanımlar elde etmesidir.

Nitekim bu antlaşma, deniz sınırlarının belirlenmesi, enerji kaynakları ve bölgesel nüfuz mücadelesi bakımında özel bir önem taşımaktadır.

Asıl mesele şudur: Türkiye, çevresindeki savaşların ve krizlerin sona ermesi, barışın ve istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürürken, Avrupa Birliği bu çabaları destekleyen bir tutum yerine engelleyici bir tavır alıyor olmasıdır. 

Halbu ki; Avrupa Birliği, Türkiye’yi engelleme girişimleri yerine Türkiye ile var olan ticaret ve ekonomik ilişkilerinin yanında; güvenlikten enerjiye, ticaretten stratejik işbirliğine kadar uzanan alanlarda ortak projeler geliştirmesi AB’ye hiçbir şey kaybettirmez aksine çok şey kazandıracaktır.

Zira, AB ve Yunanistan’ın Türkiye’nin politik hamlelerini engelleme girişimleri beyhude uğraşlardır. Çünkü anlaşmalar ve hamleler Uluslararası hukuka göre meşrudur.

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle