Milletimiz ‘Şer İttifakı’na yol vermedi
Cumhur İttifakı cumhurbaşkanı adayı Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 7’li koalisyon adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na 5 puan fark attı.
Görülen o ki, 14 Mayıs 1950’den sonra ikinci kez “Yeter, söz de karar da milletin” sloganıyla yola çıkan Erdoğan’ı millet yalnız bırakmadı.
Ayrıca Cumhur İttifakı ise Meclis’te çoğunluğu sağlamış olması ikinci turda da Erdoğan’ın elini güçlendirmiş oldu.
Türk siyasi tarihinin geçmişinde siyasi istikrarsızlığın müsebbibi olan parlamenter sisteme dönüş konusunda sistemi değiştirme adına ‘7’li Masa’nın adayı Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi halinde Anayasa’yı değiştirip getirmeyi önerdiği ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ planı böylece çöpe atılmış oldu.
Planı çöken sadece 7’li masa değil, 7’li masayı yönlendirmeleriyle oluşturup “kirli pazarlıkların yapıldığı kumar masası” şeklinde ağır suçlamalarla masadan kalkan Meral Akşener’i yeniden masaya dönmeye Muharrem İnce’yi ise Cumhurbaşkanlığı yarışından çekilmeye mecbur bırakan, perde arkasındaki o ‘Küresel Çete’nin de tüm planları suya düştü.
Böylece 14 Mayıs Genel Seçimleri netleşti. Küresel çetelerin ve bölücü terör örgütlerinin de desteklediği, o birilerine göre ‘Millet İttifakı’ ancak bize göre ‘Şer İttifakı’na milletimiz yol vermemiş oldu.
•
Elbette her seçimin kazananı ve kaybedenleri olacaktır.
Bu seçimlerin tek kaybedeni başta Dersimli Kemal ve onun bağdaşları olan 7’li masa ile PKK’nın borazanı HADEP ve FETÖ oldu.
Bütün bunların ötesinde, önlerinde diz çöküp teslim olmayan Başkan Erdoğan’ı devirmek için muhalefeti yönlendiren ve destekleyen ABD ve AB’nin öncülük ettiği Batılı emperyalistlerin oluşturduğu ‘güç odakları’ kaybetmiştir.
Kazananlar ise kansız devrim niteliğinde yatırımlara imza atan, halkına güven veren ve seçmen kitlesiyle güçlü bir iletişim bağ kuran Başkan R. Tayyip Erdoğan ve onun öncülük ettiği milli ve yerli bileşenleri siyasi partiler ile onu yalnız bırakmayan Türk milleti kazanmıştır.
Ayrıca, bu seçimde anketçiler dahil hiç kimsenin tahmin edemediği şekilde oylarını yükselten Dr. Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 5.2 oy alan ATA İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan’ın başarısı ise gerçekten sürpriz oldu.
•
‘Seküler milliyetçi’ gibi ilkesel rezervleri olan, Ülkücü görüşe sahip olan Sinan Oğan’a bu seçim sonuçları ona ağır bir sorumluluk yüklemiştir.
“Peki şimdi ne olacak? Sinan Oğan kime destek verecek?”
Sorularına gelince:
Sinan Oğan ikinci turun kilit ismi oldu denilebilinir!
Çünkü 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turda yarışacak olan ‘Cumhur İttifakı’nın adayı Başkan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kısmen, ancak Millet İttifakı’nın adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise Oğan’ın aldığı oy yüzdesinin tamamına ihtiyacı var.
Oğan bu konuda yaptığı açıklamada, “Seçim ikinci tura kalırsa masaya bedavaya oturmayız. Bakanlık, cumhurbaşkanı yardımcılığı gibi taleplerimiz olacak. Olursa katılırız olmazsa, anlaşamazsak yolumuza bakacağız”..
Ancak bu pazarlıkta PKK’nın siyasetteki uzantısı olan HADP ve FETÖ terör örgütü ile gizli açık ilişkileri olan, demokratik haklar maskesi altında bölücü ihanetin istekleri olan ‘Bölgesel Özerlik’ veya Anayasanın ilk 4 maddesinde değişim isteyenler yoktur.
Ancak, Sinan Oğan’a verilen oyların tamamını onun yönetme ve yönlendirmesi söz konusu değildir.
Oğan, ilke ve siyasi görüşlerini yaşatma ve güçlendirme adına ise ilkeli ve ölçülü bir pazarlık yapabilir.
Eğer bu seçmen kitlesi üzerinden kendine makam ve mevki kazandırmak için bir pazarlık yapar ise bu girişim onun siyasi hayatının sonu olur.
Kısacası Sayın Oğan, seçmenine sadece ilkeleri ve karşı olduğu görüşleri yönünde uyarı ve çağrılar ile tavsiyelerde bulunabilir.
Bu hem ilkeli hem de inandığı değerlerin tanınması ve bilinmesine önemli katkı sağlayacağı gibi ülke ve milletimize karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olur.
İlkeli duruşunu bozmadan dış mihrakların desteklediği ve bölücü ihanetin içinde yer aldığı ‘Şer İttifakı’na karşı tavrını sürdürerek, farklı görüşlerine rağmen bu ülkede hizmetleri görünen, lider Erdoğan’ın öncülüğündeki milli ve yerlilerin iktidara yürüyüşüne engel olmayacağı inancındayım.







