“Velev ki i...yiz” diyenlere kim sahip çıkıyor?
Ahmet Davutoğlu, Altılı Masa’nın bileşenleri ile oğlunun nikâh törenini düzenliyor.
Oğlu, bir aile kuruyor...
Türkiye aileye önem vermek için atılımlar yaptığı bir dönemde, Davutoğlu ailesinde yeni bir aile daha çıkarken...
Aynı zaman diliminde, aileye saldırıları durdurmak için savcılık eşcinsel derneklere operasyon düzenliyor...
Ahmet Davutoğlu, etrafına aldığı Altılı Masa’nın bileşenleri ile oğlunun nikâhında fotoğraf çektirirken...
Ekrem İmamoğlu’nun duruşmasına katılıp, Türkiye’deki yargı makamları hakkında skandal açıklamalar yapan Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor isimli küstah adam, bu sefer de savcılığın “Ailem Güvende” amaçlı operasyonlarına dil uzatıyor.
Gönül istiyor ki Türkiye ayağa kalksın.
Gönül istiyor ki solcusu-sağcısı-muhafazakârı-ateisti herkes ayağa kalksın, “Türkiye’nin bağımsızlığı” eksenli açıklamalarla, Sánchez Amor’a haddini bildirsin...
Ama işaret fişeğini de, istiyoruz ki muhafazakârlar çaksın.
Muhafazakârlarda ses yok.
Bağımsızlık, emperyalizm karşıtlığı palavraları ile emekçileri aldatan solcularda hiç ses yok...
Tam aksine, Birgün gazetesi, sapkınları koruyup kollama derdinde. Yurtdışından fonlanmış dernekleri koruma derdinde.. Onları destekleyen Amor’u koruyup koruma derdinde..
Ateistlerin yuvalandığı Birgün gazetesi gibi, muhafzakarlık iddiasındaki Karar gazetesi de aynı çizgide..
Amor daha önce Kavala için konuşmuştu...
Bizim ezikler ağızları açık dinlemiş, “Doğru diyor ya” modunda açıklamalar yapmışlardı...
Amor, Ekrem İmamoğlu duruşmasına gelip yine küstah açıklamalar yaptı.
Yine bizim ezikler, solcusu ile sağcısı ile “Doğru diyor adam” yalakalığına soyunmuşlardı.
Şimdi aynı Amor, bu sefer de “Velev ki i..yiz” diyenlere sahip çıkıyor...
Bekliyoruz ki “Bu kadarı fazla oldu” diyenler çıksın...
Ses yok.
Tam aksine, babası müftü Yusuf Ziya Cömert... Kendisi hafız Mehmet Ocaktan... Hayatı Erenköy cemaati içinde geçen Ahmet Taşgetiren... İstanbul eski müftüsü Mustafa Çağrıcı... İlahiyat profesörünün oğlu Akif Beki...
Gazetelerinde Amor’un açıklamalarını koyup “Velev ki i..yiz” diyenlerin sözcülüğüne soyunuyorlar...
Kusura bakmasın kimse...
Amor’un açıklamasını koyup...
Onlarca ilahiyatçının, sivil toplum kuruluşunun, iktidarı temsil eden bakanların ve Cumhurbaşkanının bu konuda yaptığı açıklamaları, eşcinsellere yönelik operasyonların haklılığına ilişkin beyanatları vermezseniz...
Bir de kalkıp, eşcinsellere yapılan operasyonları tehditkar dille mahkum etmeye kalkışan Amor’un sözlerini hiçbir eleştiri ifadesi eklemeksizin alnı secdeli insanlara okutmaya kalkarsanız..
Ben size, “‘Velev ki i..yiz’ diyenlerin destekçisisiniz” derim...
Amor’un “LGBTI+ aktivistlerine yönelik gerçekleştirilen toplu tutuklamalar ve baskınlar dalgası, Türkiye’deki baskının şok edici bir tırmanışıdır. Bu ahlaki gündemin dayatılması, temel hakların bariz bir ihlali olup, ülkeyi karanlık bir yola sürükleyen Türkiye’nin uluslararası taahhütlerini ihlal etmektedir.” açıklamasına, en önce bu ülkenin muhalefetteki isimleri karşı çıkmalıydılar.
Neredesiniz Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan...
Neredesiniz feshedilen Gelecek Partisi’nde siyasete devam eden milletvekilleri...
Neredesiniz DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan?
Neredesiniz Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan?
Sahi neredesiniz?
“Nerdesiniz” diye sormama bile gerek olmayan ve eşcinsel destekçiliğine soyunacaklarını adım gibi bildiğim CHP’yi, YP’yi es geçtim...
Ama ülkücülük iddiasındaki İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na da soralım: “Neredesiniz?”
Ateist BirGün gazetesinin eşcinsel derneklere, oluşumlara sahip çıkmasını anlıyorum...
Yurt dışından fonlanan bu sapkın oluşumlara, dini kavramları her gün eleştiren bir gazeteden destek çıkılması onların görevi olabilir...
Peki babaları müftü olanlar, babaları ilahiyat profesörü olanlar, kendileri eski müftü olanlar, hafız olanlar...
Sizin Amor’a ve onun üzerinden eşcinsellere bu desteğiniz nereden kaynaklanıyor?
Sadece Tayyip Erdoğan düşmanlığı, bu millete yaptığınız kötülükler için yeter sebep mi?
Karar gazetesi, Amor’un açıklamalarına yer verdiği gibi, ayrıca Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen’in de şu sözlerine yer vererek eşcinsel destekçiliğinde tüy dikmiş:
“Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, ‘Ailem Güvende’ adı verilen operasyonlara tepki göstererek LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınmasının aynı anda hem kimliklerin ve varoluşun cezalandırılması hem de Meclis’ten geçirilememiş iki yasanın birden uygulamaya konması anlamına geldiğini ifade etti.”
Haydi eski müftüler, müftü çocukları, ilahiyat profesörü çocukları, hafızlar...
Haberinizdeki bu cümlede yer alan ifadeleri bana savunun:
“Tepki göstererek”
“LGBTİ hakları”
“Hedef alınması”
“Kimliklerin cezalandırılması”
“Varoluşun cezalandırılması”
Eşcinselliği eleştirmek, onları engellemeye çalışmak, her müslümanın, hatta insanlığın görevi değil mi?
Bu görevi yerine getirenlere tepki göstermek de ne demek?
LGBTİ hakları ne demek, dindar geçinen arkadaşlar..
Ramazan ayında, iki sayfa bize dini tavsiyelerde bulunanlara soruyorum..
LGBTİ’lerin, okullarda çocuklarımızı zehirlemeleri, hak mıdır?
LGBTİ’leri önlemek, onların yurtdışından fonlanarak toplumda yayılmasını sağlamak, hedef alınmayacak çalışmalar mıdır?
Erkek ve kadının ötesinde. Bir de üçüncü cins oluşturmaya çalışanların önlenmek istenmesi, “hedef alma” ifadeleri ile mahkum edilmesi gereken bir çalışma mıdır?
Lezbiyenlik, homoseksüellik ve benzerleri “Varoluş” mudur, bu sapkınlıklara itiraz etmek ve yayılmasını önlemeye çalışmak, “varoluşu cezalandırmak” mıdır?
Ahmet Taşgetiren, çık da anlat, “Biz 28 Şubat’ta bile böyle zulüm görmedik” de...
Ahmet Davutoğlu, çık da söyle, “28 Şubat’ta böyle bir zulüm ile karşı karşıya kalsaydık hep birlikte karşı çıkardık” de...
Alnı secdeli insanların eşcinsel destekçilerine yaptıkları bu goygoyculuğu bir anlatıverin bize...
Yeni Asya, bir gün önceki Karar yazarlarının sözlerini manşete taşırken.. Siyasi iktidara saldırmayı kendinize görev addetmiş iken.
Bir gün de, “Biz ne yapıyoruz böyle, Eşcinsel destekçiliğine soyunanları, kim bize dayatıyor. Ahiret günü bu yaptıklarımızın hesabını, nasıl vereceğiz” diye bir özeleştiri yapın..
Lütfen beyler..
Lütfen.







