• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Kerkük Türk şehridir, Türk şehri kalacak

09 Eylül 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Kerkük şehri, uzun bir süredir gerginliğin odak noktası durumunda. Irak’ın petrole bağımlı olması farklı etnik ve dini toplulukları arasında iş birliğine ihtiyacı olması nedeniyle ülkenin istikrarı büyük ölçüde bu şehre bağlı. 

Saddam yönetiminin devrilmesi sonrası Bağdat ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) arasında anlaşmazlıkların yaşandığı Kerkük’te varılan anlaşmayla DEAŞ saldırısına karşı şehrin korunması amacıyla Bağdat’taki merkezi hükümeti ve Erbil’deki bölgesel yönetimi, 2014 yılına kadar Kerkük’ü ortaklaşa yönetiyordu.

2017’de Irak Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığı için yapılan referandumdan sonra, merkezi hükümet tarafından şiddetle karşı çıkan federal kuvvetler ve İran destekli Şii milisler şehri ele geçirmesiyle Kürt Peşmerge güçleri ile IKBY Başkanı Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) binasına el konulmuş ve faaliyetleri sonlandırılmıştı.

KDP binası şimdiye kadar, Müşterek Harekat Komutanlığı karargâhının statüsü çerçevesinde kullanıldı.

Bağdat’taki Sudani liderliğindeki mevcut hükümeti imzalanan anlaşma çerçevesinde Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) Kerkük’e geri dönmesine ve faaliyetlerini başlatmasına müsaade etmesi, Kerkük ve Irak’taki yerel topluluklar arasında tepkiyle karşılandı. Kerkük’ün yerlisi olan Türkmenler ve bazı Arap aşiretlerin barışçıl protesto gösterilerine Peşmerge ve PKK ile İran’dan gelen teröristlerin saldırıları sonucu Kerkük’ün kaosa ortamına sürüklenmesine sebep oldu.

Irak Merkezi hükümet aldığı yanlış kararı sadece ertelemesi ve sükûnet çağrısı aslında bir çözüm değil.

Çünkü, Kürtler, petrol bakımından zengin ve çok etnikli şehir üzerinde tam kontrol veya en azından büyük bir kesimini kontrol etmek istiyor.

1970’lerde eyalette Saddam yönetimi tarafından başlatılan Kerkük’ü Araplaştırma programının bir benzerini şimdi Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) aynı yolu izliyor.

Kerkük’te yaşanan olumsuz gelişmeler, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) kışkırtmaları ve Bağdat merkezli hükümetin yanlış politik kararları ve bölgedeki güven eksikliğinin bir sonucudur.

Eğer, köklü çözümler getirilmez ise hem ‘Etnik savaş’ başlar hem de Irak parçalanmış olur.

*

Günümüzde Irak olarak bilinen coğrafya, 674 yılından itibaren Türklerin yerleştiği bir bölge olmuştur. Türklerin Kuzey Irak’a en yoğun yerleştikleri dönem Karakoyunluların bölgeye hâkim oldukları dönemdir. Daha sonra Cihan Şah’ın Uzun Hasan’a yenilmesiyle Akkoyunların idaresine giren bölge, 1508 yılında Şah İsmail’in Bağdat’ı almasıyla birlikte Safevilerin hâkimiyetine geçmiştir.

Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’i Çaldıran Savaşı’nda yendikten sonra Kerkük, Osmanlıların nüfuz alanına girdi.

Bölge, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1534 tarihinde düzenlediği Irakeyn Seferi’nin ardından tam olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi.

Kısacası Kerkük Türkleri, 900 yıl önce El-Cezire bölgesine (Musul, Kerkük ve çevresi) yerleşerek vatan tutan 24 Oğuz boyunun muhtelif boy ve oymaklarının neslinden gelmektedir. Kerkük’ün idarî ve etnik yapısı sürekli müdahalelere uğramış olup değiştirilmeye çalışılmıştır. Etnik yapıya müdahale İngilizler döneminde başlamış, Krallık zamanında Araplaştırma faaliyetine dönüşmüş, cumhuriyet döneminde buna hız verilmiş ve Saddam devrinde ise doruğa çıkmıştır.

2003 Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’ı işgali sonrası ise kaba ve hoyratça başlayan Kürtleştirme hareketi baş göstermiş ve şehir tamamen bir Kürt istilasına uğraması sonucu Kerkük’ün etnik nüfus yapısı hızlı bir şekilde Türkmenler aleyhine değişmiştir.

Bugün yaşanan olaylar geçmişten gelen müdahalelerin bir devamıdır. 

Başkan Sayın Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’a durumu yakından takip etmeleri emretmeleri ayrıca olayların yaşandığı günlerde Irak devamında İran’da ziyaretler gerçekleştiren  Dışişleri Bakanımız Sayın Fidan’ın “Türkmenlerin haklarının korunması, Irak politikamızın ana politika unsurları arasında yer alıyor. Türkmenleri her alanda desteklemeye devam edeceğiz” açıklaması Türkmen soydaşlarımızın sahipsiz olmadığı anlamına geldiği anlamında önemli bir mesaj olmuştur. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

YILMAZ DURMUŞ

Misak-ı Milli sınırlarımız içinde olup, alavere dalavere ile elimizeden çıkan Kerkük ve Musul yine uluslararası kayıtlara göre herhangi bir statü değişikliğinde Türkiye uluslararası haklarını kullanarak Musul ve Kerkük'ü yeniden Türkiye sırlarına dahil etmektir.

YILMAZ DURMUŞ

Sen ne cüretle asırlardır Türk şehirleri olan Musul ve Kerkük şehirlerini Kürt olarak ilan ediyorsun, lütfen bu saçmalıklarına bir daha yeltenme, Kerkük ve Musul TÜRKTÜR TÜRK KALACAK
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23