• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Kararlarını İsrail’e uygulatamayan BM güvenilirliğini kaybetmiştir

18 Kasım 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

 

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK), Gazze’deki savaşa ‘acil ve uzatılmış ara verilmesini’ ve tüm taraflardan uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi talep edilen karar tasarısını onaylaması elbette hem çok önemli hem de insani ve vicdanı açıdan memnuniyet vericidir.

Ancak İsrail bu kararı yok hükmünde değerlendirerek reddetti. 

Zira ABD ve İngiltere korumasındaki Siyonist İsrail devleti, kurulduğu 1948’den bugüne izlediği işgalci politika, saldırı ve toplu katliamları nedeniyle BM’de alınan kararların hiçbirini uygulamadı.

Bir ülke BMGK kararına karşı gelirse, bir sonraki adım Konseyin cezai işlem başlatmasıdır.

BM şartı uyarınca BM Güvenlik Konseyi’nin  aldığı kararlara uymayan ülkelerin cezalandırılması için uluslararası bir gücün yetkilendirilmesini emredebilir.

Bunun dikkate değer bir örneği, 1991 yılında Irak lideri Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgalini tersine çevirmek için ABD öncülüğünde oluşturulan bir askeri ittifakın güç kullanmış olmasıdır.

1967 yılından bugüne Filistin topraklarını işgal ve Filistin halkına yönelik tehcir (zorla göç ettirme) ile soykırıma varan toplu katliamlar nedeniyle hiçbir zaman ne suçlandı ne de sorgulanıp cezalandırıldı.

İsrail terör devleti, 75 yıldır Filistin genelinde yıkım, işgal ve zorla göç ettirme ve cinayetlere sebep olmaktadır. 17 yıllık abluka Gazze’yi insan yaşamına uygun olmayan bir hale getirdi. Her 4 dakikada bir Filistinli, her 10 dakikada bir Filistinli çocuk öldürülüyordu. Şimdi ise yakılıp yıkılan Gazze bir harabeye döndü. İsrail’in hastaneleri, okulları, cami ve kiliseleri hedef alarak büyük bir yıkım ve toplu katliamlar gerçekleştirdiği bir gerçektir.  

Ayrıca bölgede elektrik, yakıt, ilaç, su ve yiyecek akışını kesmek suretiyle Filistin halkını topyekûn cezalandıran, İsrail hakkında davalar açılabilir olduğu halde maalesef ABD’nin siyasi gücü ve baskıları nedeniyle İsrail hakkında ‘Beynelmilel hukuk’ işletilmemesi diğer bir hukuk ihlali ve bir savaş suçudur.

Kısacası, Gazze Şeridi, dünyanın en büyük açık hava hapishanesinden, en büyük açık mezarlığına dönüştüğü bir gerçektir.

 Filistinlileri soykırıma tabi tutan İsrail’in hedefi, Filistin’i haritadan silmektir.

…Ve tüm bu yaşanan vahşet karşısında BM, kararlarını hiçe sayan İsrail’e karşı caydırıcı bir yaptırım veya ceza uygulayamamış olması hukuki bir utançtır.

Şimdi, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ve Lahey Adalet Divanı,  uluslararası hukuki organlar olarak devreye girmeli ve gecikmeden, BM-GK kararlarını yok sayan, Uluslararası hukuku tanımamak suretiyle tüm kırmızı çizgileri aşan İsrail  devletini ve Başbakan Netanyahu başta olmak üzere karar verici sorumlular hakkında ‘savaş suçu’ ve insanlığa karşı işlenen hukuk ihlalleri için davalar başlatmak üzere harekete geçilmelidir.

Aksi takdirde yetkilerini kullanmadıkları yargıçlar da bir hukuk ihlali suçu işlemiş olur. Ayrıca bu mahkemeler de saygınlığını kaybedecek ve de itibarsızlaşmış olacaklar. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lahey’deki davaya gönüllü olarak katılmaz ise ya bir operasyonla Sırp lider Miloşeviç gibi Lahey’e nakli gerçekleştirilmeli ya da mahkemeyi tanıyan bir ülkeye adım atması halinde orada tutuklanması gerekiyor.

*

İsrail şu anda uluslararası hukuk kapsamında hesap verme sorumluluğu konusunda pek de endişeli görünmüyor.

Çünkü, arkasında hukuk ve insan hakları evrensel değerlerini hiçe sayan ve tüm dünyayı askeri ve siyasi gücünü kullanarak baskı altına alan ABD ve İngiltere var ve İsrail ile yöneticileri için hukuk maalesef işletilmiyor.

Bütün bu yaşanan gerçekler gösteriyor ki, ‘hak haklının değil, güçlünündür’ ilkesi günümüz dünyasında geçerlidir.

Hak, hukuk, insan hakları evrensel beyannamesi, barış ve özgürlük, BM-GK kararları ile Viyana devletler sözleşmesi ve Cenevre bildirgesi gibi anlaşma ve kararların hiçbir kıymeti harbiyesi kalmamıştır.

Zira, bu değerler içi boşaltılmış, siyasi çıkarlara kurban edilmek suretiyle inandırıcılığı kalmamış ve de itibarsızlaştırılmış kavramlardır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Agzını açan haç ve Hilal savaşı dıyerek Filistin'e kötülük yapıp batıda hatta İsrail'de de İsrail zalim yönetimini protesto edenleri nereye koyuyorlar. Şunu mu diyorlar Musevi olup, hıristiysn olup Netanyahu'yu protestosu edenler bu sizin için doğru değil haçı destekleyin. Haç hilal savaşı dıyerek ABD ve İngiliz işbirlikçisi müslüman ülke liderlerini Filistin davasına ikna edilecegi mi sanılıyor? Gerçek olmayanı gerçekmiş algısına dönüştürmeye çalışmadan her zaman olumlu sonuç alınamaz. Bu dinî, dili ne olursa olsun faşistler ile dinî,dili ne olursa olsun halkın vicdanlı insanlarının mücadelesidir.Bir yanda zalimler diğer yanda mazlumlar. Bütün dünyada mazlumlardan yana olanlar ayaga kalkmalıdır.Netanyahu yönetiminin soy kırımının karşısında durmalıdır. Dünyada birçok Devletleri yönetenler İsrail yönetimine ses çıkarmasada her ülkede vicdan sahibi insanların yüregi Filistinli çocukların yanındadır.İsrail 'de de Netanyahu protesto ediliyor unutulmasın. Bu bir haç hilal savaşı değildir.

Gazeteci

E Be hıyar. Ne zaman, hangi devirde, FİLİSTİN DİYE bir devlet veya millet var oldu. Kuranda, FİLİSTİN,, KUDÜS ADLARI YOKTUR. BU DÜNYADA, KATİL DEVLET, SOYKIRIM, ZULÜM, KATLİMAN, İNSAN HAKLARI KONUSUNDA EN SON LAF SAHİBİ MİLLET, TÜRKİYE DİR. ABD de, ERMENİ SOYKIRIMI, TADARISININ, SENAYTA GEÇMESİNİ önleyen, ABD YAHUDİ LOBİSİdir. Eger bu Tasarım kabul edilirse, ERMEMİLERİN, acacagı TAZMİNAD DAVASI, TAHMİNİMCE 300-400 MİLYAR DOLAR CIVARINDA OLACAKTIR. Ve TÜRKİYE BU davayı kaybederse, TÜRKİYE EKONOMİSİ, ÇÖKER, UNUTMAYIN!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23